Spinoza (1632-1677), kutsal kitap dilinin insanlara kendi hakikatlerini, beklentilerini, isteklerini vererek onların aklına değil, deneyim ve yaşantılarına hitap ettiğini söyler. Bunlar ve edebi anlatılar zihinde tasarlanana hitap etmektedir.
Totaliter dillerin eklemlenmesi, olanaklı uydurmanın (fictio) alanında gerçekleşmektedir.
Jean-Pierre Faye (1925-2026), 1933 Reichtag Yangını ile ilgili bir Nazi sürümü, bir Komünist Enternasyonal sürümü olduğu gibi bir de Alman yazar, devlet memuru ve amatör tarihçi Fritz Tobias (1912-2011) sürümünden bahsedebiliriz, der. Anlatıların gördükleri işlev, Nazi dünyasının ve iktidarının oluşumunda ‘hakikat’in gördüğü işlevin çok ötesine geçmiştir.
Platon, hakikat ile bağdaşmayan şair ve ozan grubunu ‘ideal kent’ine kabul etmemiştir. Aristo ise anlatıyı dile bağlar. Spinoza’dan başlayan bir çığır, anlatının dille bağlantılandırıldığı bir kuramın etrafında temelleri atılan ‘edebi’ bir söyleme yol açmıştır. Anlatıların gördüğü siyasal iş, siyasal dünyanın anlatıda temellenmesi dil sayesinde mümkündür. Yazı dilinin üretimi, Aristo’dan beri, poetik adını alır.
Anlatılar, anlatıcılar tarafından sadece aktarılmakla kalmaz, gerçeğin yerine geçerler. Siyasetçinin söylediklerini inanılır kılar, böylece gerçekliği üretirler. Adorno’nun söylediği gibi Auschwitz sonrası herhangi bir hakikatin anlamı yoktur.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu, Roma, 2026.
Sovyetler sonrası Rusya seçimlerinde birinci parti olarak ortaya çıkan faşistlerin oluşturdukları cephenin adı ‘liberal demokratlar’ idi. Komünistler ‘tutucu’ etiketiyle ‘sağ’ı, kapitalist-liberal pazar ekonomisine geçişi savunanlar ise ‘sol’u temsil etmeye başlamışlardı. Dil, özü itibariyle özerk, bağımsız, soyut bir formdur; isteyen onu istediği yönde kullanabilir.
Yunanca polis kent, yani kurum anlamına geliyordu. Polites ise vatandaşlar, yani kentin üyeleri.
Latin dilinde civis, yani vatandaş sözcüğü köktü ve civitas yani kent sözcüğü ondan türüyordu. Vatandaşlık, kentten önce geliyor, kent, vatandaşlarına göre tanımlanıyor. Osmanlı Devleti de Roma modeline sahipti. Dilbilgisi kuralları da siyasetten bağımsız işlemiyor. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra oluşan Türk Dil Kurumu da bilimsel değil, siyasi bir olaydır.
Yararlanılan Kaynak
Dolaylı Eylem, Ulus Baker, İletişim Yayınları, 2021. Faşizm ve Totaliter Diller, sayfa 237-246.
Milliyetçilik, ‘ilerici’ bir kisveden 18. yüzyıl sonlarında tutucu bir ideolojiye dönüştü. Neo-nasyonalizm, ‘bastırılmış milliyetçiliklerin geri…
“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…
Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…
Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…
Song Hanedanı döneminde (960-1279) öyküler önemini yitiriyor, drama ve roman gelişiyor, bu durum Moğollar döneminde…
Eski Çinlilerin tanımına göre ancak ahlaksal ya da siyasal bir değeri olan yapıt yazınsal sayılabilir.…