Kültür

Batıda Doğu, İslam ve Türk Algısı 65 Nietzsche ve Foucault’ya Göre Doğu ve İslam

Harun Reşit, Doğu’nun Bilge Adamları ile Çadırında, Gaspare Landi (1756-1830), 1811/13.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Museo di Capodimonte, Napoli, 2017.

Nietzsche, İslam’ı demokrasiden yoksun, yobaz ve savaş yanlısı bulur; toplumsal anlamda adaletsiz tavrına dikkat çeker. Nietzsche’nin İslam’ı eril ya da erkeksi bir din olarak nitelendirmesi bu düşünce silsilesi ile bağdaşır. Kadınlara uygulanan Oryantal tarzda bir boyun eğdirmeyi kabul ettiği ise oldukça iyi bilinir (1). Nietzsche’nin alkolü reddetmesi İslam’a bir sempati izlenimi verir gibidir ama Nietzsche’nin İslam’ı, bir Hristiyanlık karşıtlığıdır (2). İslam, Nietzsche’nin eserlerinde, yaşamın kendi içinde bir olumlaması değil, Sami dinlerinin sunabileceği bir olumlamaya en yakın olan dindir (3).

Foucault’nun Doğusu, Nietzsche’nin Doğu’suna benzer. Foucault’nun Uzakdoğu toplumlarına ilişkin ifadelerinde ön plana çıkan özellikler dürüstlük, gerçeklik, bütünlük, istikrar/değişmezliktir. Foucault’nun Batısı yan yana getirildiği Doğu’ya (Çin, Japonya, İran, Tunus) göre değişen, bazen gizli bazen aşikar pek çok özellik kazanır.  Nietzsche’nin ardından, Batılı yüzeyselliğe ve kendini inkar edişe zıt belirli bir Doğu dürüstlüğü fikrini öne sürer. Doğulular toplumlarıyla ve birbirleriyle olan ilişkilerinde, onları yüzeysel ve bastırılmış Batılılardan ayıran bir dürüstlüğe sahiptirler. Oryantal benzerlerinden daha yalancı bir Batı vardır (4).

Foucault, “Özellikle Çin’de ve Japonya’da olduğu gibi, toplumun günlük siyasetini ve ahlakını bir araya getirebilen bir felsefe Batı’da hiçbir zaman var olmadı; Batı’da felsefi bir devlet hiçbir zaman olmadı,” der ve Batılı bireyselliğin karşısına Doğulu bütüncül bir arada olma halini koyar. Sabit kalan bir Doğu’nun karşısına, Batı’nın bireysellik, benlik davasını, sürekli dönüşen yenilikçiliğini yerleştirir (5). Foucault, Doğu’yu trajik olan karşısında mukavemetli bulur (6). Foucault’nun İslam anlayışı Nietzsche’ninkine benzer: İslam hayatı olumlar, Ortaçağ’a aittir, militaristtir, dünyevidir, katı ve hareketsizdir (7). İslam’a ait bir kavram, doğası gereği değişime dirençlidir (8).

 

Yararlanılan Kaynak

(1) Yeni Oryantalistler, Ian Almond, Pinhan Yayıncılık, 2013. Sayfa 26, 27.

(2) A.g.e., sayfa 32, 33.

(3) A.g.e., sayfa 39.

(4) A.g.e., sayfa 44, 45.

(5) A.g.e., sayfa 46.

(6) A.g.e., sayfa 48.

(7) A.g.e., sayfa 58.

(8) A.g.e., sayfa 64.

 

admin

Önceki Yazılar

Müziğe Dair 5

“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…

17 saat ago

Şiddet 25A Kadına Yönelik Şiddet 3

O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…

2 gün ago

Proust’a Dair 7

Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…

3 gün ago

Great Women in the Himalayas – Alexandra David-Neel (1868-1969) 3

In 1912 at Kalimpong, she met with the 13th Dalai Lama in exile. She met…

4 gün ago

Great Women in the Himalayas – Alexandra David-Neel (1868-1969) 2

By the time she reached Sikkim in 1912, Alexandra was forty-four years old and already…

5 gün ago

Great Women in the Himalayas – Alexandra David-Neel (1868-1969) 1

Alexandra David-Neel was born in Paris on 24 October 1868 to a French father and…

6 gün ago