Kültür

Beyin Salatası 15 Olumsuz Duygular

Schopenhauer, ‘acıyı hissederiz, acısızlığı değil,’ der. Yolunda giden şeyler dikkatimizi çekmez. Dikkatimiz, olumsuzluklara yöneliktir. Beynimizin hayatın küçük bir bölümünü kaplayan olumsuzu fark etmedeki gücü olumsuzluk yanlılığı (negativity bias) olarak adlandırılır. Beynin hayatın çoğunu kaplayan olumlu olaylara ilgisizliği olumlu-olumsuz asimetrisi olarak adlandırılır. Olumsuz güçlüdür, olumlu ise güçsüz. Olumsuz olumluya göre baskın, çarpıcı ve etkilidir. Olasılık teorisine (prospect theory) göre, örneğin para kaybetmenin üzüntüsü, aynı miktar parayı kazanmanın mutluluğunun iki katından daha fazladır. Bu olgu, kayıptan kaçınma olarak da adlandırılır. Çiftler arasında tek bir eleştirinin telafisi için en az beş olumlu görüş ya da yapıcı davranış gerektiği söyleniyor. Dikkatli olmamız lazım. Kendini kanıtlamak, karşıdakinin güvenini kazanmak zordur ve zaman alır. Ancak kazanılan güveni yıkmak çok kolaydır.

Memnuniyet nadiren, şikayet ise sıklıkla dile getirilir. Olumsuz duyguları yansıtan yüz ifadeleri daha çarpıcı, dikkat çekicidir; kalabalıkta kızgın bir yüzü mutlu bir yüzden çok daha çabuk görürüz. Kızgın bir yüz, saniyenin onda birinde, hızla algılanır. Türkçede de olumsuz duyguları ifade eden pek çok deyim vardır.

Duyguların oluşumunda temel rol oynayan üçlü yapıya limbik sistem adı verilir. Limbik sistem, hipokampus, talamus ve amigdala‘dan oluşmuştur. Bu mekanizma alt beyinde bulunur. Amigdala, güvenliği sağlamaktan sorumludur. Geçmişe yönelik taramalar yapar; geçmişinde köpekle ilgili olumsuz kayıtlar varsa amigdala bu kayıtlardan yola çıkarak köpeği güvenliği tehdit edici bir unsur olarak görür ve korku duygusu ortaya çıkar. Amigdala nöronların üçte ikisini olumsuzluğu fark etmek için kullanır ve öğrendiklerini uzun dönemli hafızaya atar. Sinir sistemimizin olumsuzluğa verdiği bu önemin 4 nedeni vardır:

*Öncelik, hayatta kalmaktır.

*Olumsuz durumlar genellikle aniden oluşur ve hızlı tepki gerektirir.

*Olumsuz durumlar daha atak, agresif olur. Maruz kalması kolaydır ve etkisi çok şiddetli olabilir.

*Olumsuz durumlar karmaşıktır, organizmayı düşündürür.

Beynimiz olumsuz uyaranlara daha şiddetli tepki verir. Bebek hayata olumsuz duyguları ifade ederek başlar: İlk ifade edilen duygular 0-2 ay arası sıkıntı ve heyecandır. İlk olumlu duygu olan zevk 3 aylıkken; kızgınlık, iğrenme ve korku 6 aylıkken; mutluluk ve sevgi gibi diğer olumlu duygular 12 aylıkken görülür.

Olumsuz bir durum başımıza gelirse ne yapacağımızı zihnimizde canlandırırız; işte bu provanın adı kaygıdır.
Mustafa Ağatekin’in eseri, Caresse Bodrum’da sergilenmekteydi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2023.

Ama boş yere çalan alarm zilleri bağışıklık sistemini zayıflatır.

Olumlu bir yaşantının uzun dönemli hafızada yer etmesi için en az 20 saniye buna dikkat edilmesi gerekir. Olumlu hislerin geçip gitmesine izin vermeyip onlara odaklanmak gereklidir. Olumlu yaşantılar, ‘çok güldük bakalım başımıza neler gelecek’ diye kaygıyla beklenmemesi gereken durumlardır.

Uyumadan önce beyin öğrenmeye açık olur. Gün içinde yaşadığımız güzel anları hatırlayıp beynimize yerleştirmek, fiziksel ve ruhsal sağlığımız açısından faydalıdır.

Yararlanılan Kaynak

Türk’ün Kalbi Nasıl Çarpar, İdil Sevil, Doğan Novus, 2021. Sayfa 139-145.

admin

Önceki Yazılar

Maksim Gorki ve Moskova’daki Evi 2

Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…

18 saat ago

Müziğe Dair 5

“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…

2 gün ago

Şiddet 25A Kadına Yönelik Şiddet 3

O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…

3 gün ago

Proust’a Dair 7

Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…

4 gün ago

Great Women in the Himalayas – Alexandra David-Neel (1868-1969) 3

In 1912 at Kalimpong, she met with the 13th Dalai Lama in exile. She met…

5 gün ago

Great Women in the Himalayas – Alexandra David-Neel (1868-1969) 2

By the time she reached Sikkim in 1912, Alexandra was forty-four years old and already…

6 gün ago