Categories: Eski Kültürler

Bizans İmparatorluğu 83 | Bizans’ta Ölüm 3

Duvarları freskli mezar, erken 5. yüzyıl. Bizans Kültürü Müzesi, Selanik, Yunanistan.
Fotoğraf: Byzantium, Robin Cormack ve Maria Vasilaki, Royal Academy of Arts, 2008.

Porfir aynı zamanda kırmızımsı, mora çalan bir mermer çeşididir ve dünyada sadece Mısır’da çıkar. Bizans’ın en kutsal mabedi Aya Sofya’da porfir mermerden sütunları görebilirsiniz.
Havariler Kilisesi’nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin avlusuna getirilmiş, erken Bizans dönemine ait, 5. – 6. yüzyıllara tarihlenen porfir imparator lahdi.
Fotoğraf: kulturistanbul.blogspot.com

  • Antik geleneğin devamı olarak mezarlıklar, Bizans döneminde de kentsel yerleşimin dışında yer alırdı. Sıradan insanlar, genellikle şehrin dışında bulunan mezarlıklarda (nekropolis) gömülürlerdi.
  • Mezarlar, bir mezar taşı ile işaretlenmiş basit bir çukurdan, gösterişli bir anıt mezara kadar farklılıklar gösterebilirdi.
  • Konstantinopolis’in erken devir kiliselerinde rölikler bema’da, merdivenle inilen bir kripta’da muhafaza edilirdi.
  • İmparatorlar, hanedan üyeleri, zengin aristokratlar yaptırdıkları özel mezar yapılarına, mezar şapellerine, ya da önemli bağışlarda bulundukları kilise ve manastırlara gömülürlerdi. Ruhban sınıfı ise bağlı bulundukları kilise ya da manastırlara.
  • 4. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar imparatorların en önemli gömü yeri, bugün Fatih Camii’nin bulunduğu yerde Büyük Konstantin’in anıt mezarı üzerine yapılmış olan Havariler Kilisesi idi. Myraleion, Pantokrator, Lips, Pammakaristos ve Kariye gibi manastırlar, banilerinin gömü yeri olarak kullanılmış örneklerdir.
  • Varlıklı Hıristiyanlar arasında kutsal mekanlara veya bu mekanların yakınlarına gömülme isteği, Bizans’ın erken devirlerinden itibaren vardır, ama 10. yüzyıldan sonra yaygınlık kazanmıştır. Diriliş gününü kutsal bir yerde ya da kutsal birilerinin yakınında yatarak beklemek, sürekli dua edilen bir yerde olup bu dualardan yararlanmak isteniyordu. Bu istek, varlıklı kişilerin manastır kurmaları ve dini yapılara bağışta bulunmaları için motivasyon olmuştu. Varislerinin de buralara gömülme hakkı oluyordu.
  • 381 tarihli Theodosius yasaları kiliselere ölü gömülmesini yasaklamışsa da, önemli piskoposlar, hanedan üyeleri, azizlik mertebesine yükseltilmiş kişiler bu kuralın dışında kalmış, giderek zenginler de gruba katılmıştır.
  • Özellikle Bizans’ın erken devirlerinde, kilisenin bir martiryon ya da bir kutsal adamın mezarı ile ilişkili olarak yapılması yaygın bir uygulama idi.
  • Bu mezar birimi, kilisenin içinde ayrı bir yer olabilir, ya da kiliseye bitişik bağımsız bir yapı olabilirdi.
  • Genellikle martiryonlar ve onlarla ilişkili kiliseler kentin nekropolis bölgesine yapılırdı.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Gurka, Gorka ya da Gorkhali

Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…

2 gün ago

Postkolonyalizm 19

İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…

3 gün ago

Dünyadan Atasözleri

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…

4 gün ago

Müziğe Dair 4

Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…

5 gün ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 2

Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…

1 hafta ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 1

Avrupa çok sesli müziği,  dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…

1 hafta ago