Categories: Sanat

Çağdaş Sanata Varış 221| Postmodern Sinema 7 Kadın Yönetmenler

  • Lacancı psikanalizde, erkeksiliği tanımlayan, fallus değil, bir gösterendir: hadım edilmenin göstereni. Yani bu bir dışsal eklentidir ve bilinçdışı dil gibi yapılanmıştır. Bir erkeğin erkeksiliğini tanımlayan kendi otoritesinin dayandığı bir dış fallik gösterenle girdiği ilişki tarzıdır. Bunu, ona otorite bahşeden bir Öteki figürünün dikkatini çekmek için kullanır, diye yorumlar Slavoj Zizek.
  • Lacan’ın bakış ve hadım edilme üzerine tezleri, feminist film kuramının odak noktası olmuştur. Britanyalı feminist film teorisyeni Laura Mulvey’e (1941-) göre, Hollywood sinemasının ataerkil düzeni kadınların erkeklerde uyandırdığı hadım edilme korkusuna iki çözüm getirir: kadındaki bu eksikliğin, yaptığı bir yanlıştan dolayı cezalandırılmış olmasının bir parçasıdır ya da fetişleştirilerek vücudunun herhangi bir bölümüne önem atfedilir. Erkek izleyiciler, erkeğin hadım edilme endişesini yok eden kadın imgesini fetişleştiren sinemayı izlerken haz duyar.
  • Feminizm’in ilk dalgası 1800’lü yılların sonlarına, ikinci dalgası 1960’lı yıllara tarihlendirilir.

Oscar Ödülü getiren The Hurt Locker filmi ABD’de CIA’in gizli bilgileri film yapımcılarına sızdırdığı konusunda tartışma yaratmıştı. Kathryn Bigelow filmin çekiminde.
Fotoğraf: cuarts.wordpress.com

  • 1970’lerden günümüze, Amerikan film endüstrisine giren birçok kadın olmuştur. Önceleri endüstri, kadınları yönetmenlik veya prodüksiyon gibi üst düzey işlerden büyük ölçüde dışlayan erkeklere özel bir alandı.
  • 1895-1920 döneminde yalnızca Alice Guy Blaché ve Louis Weber yönetmen olarak çalışmıştı. Hollywood’un klasik döneminde ise yalnızca Dorothy Arzner ve Ida Lupino vardı.
  • Joan Micklin Silver, ana akım stüdyo filmlerine geçmeden önce, 1970’lerde bağımsız filmlerde yönetmenliğe başlamıştır. Gale Ann Hurd de, bağımsız prodüksiyondan Terminatör filmleri (1984,1991,2003), Uçurum (1989), Dante Yanardağı (1997) ve Hulk (2003) gibi stüdyo filmlerine geçmiştir.
  • Susan Seidelman, düşük bütçeli bağımsız film sektöründe çalışmış, ilk filmi Smithereens (1982), Cannes Film Festivali’nde ödül alan ilk bağımsız Amerikan filmi olmuştur. Daha sonra Desperately Seeking Susan (1985) gibi daha büyük bütçeli stüdyo filmlerine geçmiştir. Yönetmenin bütün filmlerinde güçlü bir kadın başkahraman vardır ve kadınları, dışarıdan birinin görüş açısı ile değil, içeriden bir görüş açısıyla sunar.
  • Pek çok kadın yönetmen kariyerlerine istismar filmleri yaparak başlamıştır. Stephanie Rothman The Velvet Empire (1971) filminde bir erkeği kurban rolüne koyarak alışılagelmiş janr geleneklerini tersine çevirir.
  • Bazı kadın yönetmenler film okulu mezunu iken, bazıları oyunculuktan yönetmenliğe geçmiştir.
  • Sanat okulu mezunu Kathryn Bigelow, uzun metrajlı filmlerinde, Hollywood’un geleneksel maskülen film janrlarına Avrupa Sanat Sineması yaklaşımı uygular. Bu janrları bir tek filmde birleştirerek karma janrlar oluşturur. Örneğin 1987 yılı yapımı Near Dark (Karanlık Bastığında) filmi, korku-vampir filmi ve Western arasında karma bir filmdir. Filmleri janrları karıştırırken bir sanat filmi duyarlılığı içerir. Bigelow’un filmleri karamsar, mavi tonlarda, aydınlatma ve dokulara dayalı güçlü, ayırt edici görsel bir stile sahiptir. Kurgu hızları ya çok yavaş, ya çok hareketlidir. Filmleri daima klasik filmlere saygı ögeleri içerir. 1981 yapımı klasik Hollywood filmi ile yeraltı filmi estetiğini birleştiren Loveless (Sevgisiz), klasik Hollywood motosikletli genç filmlerine bir saygı ifadesi ve yeniden tanımlama amacı taşır. Filmlerindeki en yaygın karakterlerden biri çift cinsiyetli kadındır. Filmlerinde tecavüz sahnesi gösterilmez, işlenen ensest suçu ima edilir.
  • Mary Lambert ve Kathryn Bigelow, kadın yönetmen etiketini; kadın estetiği, kadın gözü gibi kavramları zayıflatıcı ve cinsiyetçi bulur; onlara göre yönetmenlik, cinsiyete göre tanımlanan bir meslek değildir. Her iki yönetmen de, genelde maskülen olduğu düşünülen janrlar olan korku ve aksiyon filmleri yapmayı tercih etmiştir.
  • Kathryn Bigelow ve Mark Boal, The Hurt Locker (2008) filmi ile Akademi’nin En İyi Yönetmen Ödülünü almıştır. 2011 yılında MOMA’da Crafting Genre: Kathryn Bigelow adlı bir sergi açılmıştır.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 2

Kölecilik yadsınamaz bir gerçeklikti; insanlıkçılık (hümanizm), iyi bir efendi gibi davranmaktan ibaretti. Romalılar köleleri büyük…

13 saat ago

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 1

Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…

1 gün ago

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

2 gün ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

4 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

6 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

6 gün ago