Categories: Sanat

Çağdaş Sanata Varış 66 | Modern Edebiyat 1

Fotoğraf:wallpaper-1413856

  • Modern edebiyatta romanda, Gerçekçilik akımını başlatan Gustave Flaubert (1821-1880), şiirde ise Sembolizm’in öncüsü Stéphane Mallarmé (1842-1898) ve Charles Beaudelaire (1821-1867) öncü sayılıyor.
  • Modern edebiyatta da  mimarideki gibi yalınlık ve evrensellik ön plandaydı.
  • Özne yalnız, evrensel doğrularla hareket edip düşünen ve genellikle bir erkekti.
  • Özne toplum dışına itilmiş veya çekilmişti.
  • Modern edebiyatın en iyi örneklerini varoluşçu yazarlar vermişlerdir. Kafka, Gide, Sartre, Camus, toplumdan kopuk, kendi varlık sorunuyla başbaşa kalmış kahramanlar yaratmışlardır.
  • Avrupa’da demokrasinin gelişmesi ve otoriter anlayışın zayıflaması ile Tanrısal anlatım, yazarın romandaki otoriter varlığı, ağırlığını kaybetmiştir..
  • Bireysel yaşantı, toplumsal yaşantıdan daha önemli hale geldi. Olaylara bireysel bakış açısı gelişti. Olayların,  kişilerin iç dünyasındaki  etkilerini göstermek için yansıtıcı bilinç ve bakış açısı gelişti.
  • Dış dünyaya, topluma değil, insanın iç dünyasına, bilincin karmaşıklığına eğildiler.
  • Artık yaşanan bir olay değil, o olay hakkındaki izlenimler, değerlendirmeler anlatılmaya başlandı.
  • Gerçekliğin ne olduğu konusunda kuşkular belirdi.
  • Realistler toplumu ve insanları mümkün olduğunca ayrıntılı ve gerçeğe uygun bir biçimde betimlemeye çalışmışlardı. 20. yüzyılın başında ortaya konan yeni teoriler, bilimsel keşifler Realistler’in yaklaşımının sorgulanmasına yol açmış; Albert Einstein ve Sigmund Freud gibi düşünürler zaman, uzay, dil ve insan aklı kavramlarının karmaşıklığını ortaya koymuşlardı. Bu yeni düşüncelerin ışığında modernist yazarlar, gerçekliği ve nesnel doğrunun mutlak anlamda var olup olmadığını sorgulamaya başladılar. Realistlerin dünyayı birebir betimleme gayretini beyhude bir uğraş olarak değerlendiriyorlardı.
  • Gerçekliği betimlemek ve gerçekliğe beklenmedik yollarla ulaşmak için radikal teknikler kullandılar. Yapı, dil, anlatım biçimi, kronoloji gibi edebiyatın temel unsurlarıyla ilgili deneysel çalışmalara giriştiler.
  • Nesnel gerçeğe ulaşabilmek için her çalışmada birden fazla anlatıcıya yer verdiler. Böylece farklı öznel anlatımlar ( bireyin düşünce ve duygularına dayanan, subjektif ) karşılaştırılabilir hale geliyordu. Geçmişin, bugünün ve geleceğin birbirleriyle bağlantılı olduğunun altını çizmek için kronolojik söylemi bırakarak, zamanda geriye ve ileriye giden bir anlatım biçimi geliştirdiler.
  • Olaylar, Klasik gerçekçi romanda olduğu gibi, birbirini izleyen günlere, yıllara göre değil, insan bilincinin işleyiş ilkelerine göre yansıtılır oldu. Olay örgüsünden sıyrılma çareleri aranmaya başlandı.
  • Şiirde katı vezin ve kuralları gevşettiler, serbest nazım kullanmaya başladılar.
  • Aktarılan İç Konuşma Yöntemi ( narrated monologue ya da combined speech ) modern romanda çok kullanıldı.
  • Alıntılanan İç Konuşma Yöntemi (quoted monologue ya da direct free speech ) de kullanılan tekniklerden biri oldu: Anlatıcı aradan çekilir, karakterin kendi kendine konuşmasını, düşündüklerini olduğu gibi alıntılar. Proust’ta kahraman bir kişilik değil, zamanın iç bilincidir. Bilinç Akışı , bu yöntemin özel bir şeklidir. Karakterin akıp giden düşüncesinde mantıksal bağlar yerine çağrışım ilkesi egemendir. Alıntılanan bir iç konuşma içinde bir başka iç konuşma da olabilir. Dış diyalog, iç konuşma ve iç diyalog bir arada da örülebilir.
  • Öteki Ben ( second self ) meselesi gündeme gelir.
  • Organik bütünlük ve iç tutarlılık Modernizm’de önemli bir estetik değerdir.
  • 20. yüzyılda yazdığı için modern sıfatını alan, ama eski anlayışı sürdüren yazarlardan ayırmak amacıyla MODERNİST diye anılan Joyce, Kafka, Woolf, Musil, Beckett, Faulkner ile 1920’lerde Modernist yazın doruğa ulaştı. Bu aşamaya yüksek modernist dönem adı verildi.
  • Modernist romanın ana ögeleri: Örüntü, simge, imge, ritim, bakış açısı. Amaç, şiire ve müziğe yaklaşmaktı.
  • Modernistler yaşamı ve dünyayı anlamsız bulur. Çoğu, Tanrı’ya ve dine inancını yitirmiştir. Çare sanata sığınmaktır. Bu dönemde sanat bir gerçeklik sayılmıştır. Sanat örüntüye, yapıya, mitosa yaslanır.
  • James Joyce (1882-1941), Batı edebiyatının çehresini neredeyse başka hiçbir modern dönem yazarının yapmadığı biçimde değiştirmiş, bugün bile etkisi olan edebi yenilikler getirmiştir. Sıklıkla İngilizce yazılmış en iyi roman olarak değerlendirilen; dil, biçem ve anlatım ile ilgili radikal denemeler yapan; son derece yenilikçi bilinç akışı yöntemini kullanan; Homeros’un Odysseia’sının Dublin’de geçen bir yeniden anlatımı olan Ulysses 1922’de basıldı. Joyce, Marcel Proust (1871-1922), Virginia Woolf (1882-1941) ve William Faulkner (1897-1962) gibi isimlerle birlikte edebiyat alanında Modernizm’in temel figürlerinden biri olarak görülmektedir.
  • 1925 yılında yayımlanan Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway adlı eseri Batı edebiyatının modern döneminin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Roman, akıldan geçen düşünceler hakkındadır. Roman bilinç akışı yöntemi ile en yakın ve en eski arkadaşların arasında bile yanlış anlamalardan kaynaklanan boşluklar bulunduğunu ortaya koyar.
  • Modernist romanın hızı 1930’larda kesilmiştir.

 

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Dr. David Livingstone 1

“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…

22 saat ago

Milliyetçilik 43 Paranoyak Milliyetçilik

Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…

2 gün ago

Kaya Sanatı

Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…

5 gün ago

Göçmenler 20

Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…

6 gün ago

Edebiyata Dair 13

19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…

7 gün ago

Altay Balbalları

Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…

1 hafta ago