Categories: Sanat

Çağdaş Sanata Varış 68 | Frank Lloyd Wright

FRANK LLOYD WRIGHT
1867-1959

  • Avrupa’da Le Corbusier ve Ozenfant 1918 yılında Pürizm’in prensiplerini yayınladılar. O sırada ABD’de ise ‘gökdelenlerin ve Modernizm’in babası’ olarak anılan mimar Louis Henry Sullivan (1856- 1924) özgün yapıtlarıyla tanınmaktaydı. 1891 yılında Chicago’da Charnley Evi inşa edilmişti bile. Ünlü mimar Frank Lloyd Wright da Sullivan’ın ofisinde yetişmiş ve Charnley Evi’nin yapımında rol almıştı.  Sullivan, Prairie Okulu veya Chicago Okulu diye anılan mimarlara örnek ve esin kaynağı oldu. Sullivan,  Henry Hobson Richardson (1838-1886) ve Wright, Amerikan mimarisinin altın üçlüsü olarak anılırlar.

Charnley Evi, 1891.
Fotoğraf: akkern.worldpress.com

  • Wright’ın ilk çağında yaptığı binalarda ciddi ve sade bir tutum görülüyor.
  • Tuğla ahşap sıva taş gibi basit malzemeler kullanmış.
  • Wright’a özgü doğal malzeme kullanımı, serin ve gölgeli iç mekanlar yeni binalar için neredeyse bir ilke haline gelmiştir.
  • Wright, her malzemenin kendine has bir doğası olduğuna, tasarımcının malzemeye biçim dayatmaması gerektiğine inanmış.
  • Taşı taş gibi, ahşabı ahşap gibi göstermek gerekir demiş.
  • Wright’in meslek yaşamı boyunca savunduğu ve kısaca “yapının görünümünü malzemenin doğası belirler” şeklinde özetlenebilecek bu yaklaşım, 20. yüzyılın diğer önde gelen mimarları tarafından da benimsenmiş ve modern mimarlığın en belirgin söylemi haline gelmiştir. Geçerliliğini kaybetmeden günümüze dek ulaşmıştır.
  • 1914 yılında Tokyo’da Imperial Otel’i tasarlamaya başladığında Japonların doğal malzemeleri kullanımını beğeni ile izlemiş.
  • Japon mimarisi, De Stijl, Ekspresyonizm akımlarından etkilenmiş.
  • “Organik mimarlık” adı verilen, doğal biçimlerden yola çıkarak iç ve dış mekanın bütünleşmesini temel alan bir mimarlığın ilkelerini ortaya koymuş. Organik mimarlık yer, mekan, ölçek, malzeme, renk, ışık ve dekoratif sanatlara ilişkin mobilya, tekstil ve aksesuarları da içerir.
  • Betonarmenin kullanım alanlarını geliştirerek Modern Mimarlık tarihininin en önemli kişiliklerinden biri olarak tarihe geçmiş.
  • Eserlerinden bazıları: Charnley Evi, Chicago, 1891; William H. Winslow Evi, River Forest, Illinois, 1893; Highland Park Evi, Illinois, 1902; Darwin D. Martin Evi, Buffalo (New York), 1904; Larkin Binası, Buffalo, 1904; Oak Park Kilisesi, Illinois (1904-1906); Robbie Evi, Chicago (1906-1909);  Coonley Evi, Riverside, Illinois, 1908; Johnson Wax idare binası; New York’taki Guggenheim Müzesi; Unity Temple.
  • Charnley Evi Uluslararası modern mimarinin önemli bir eseri olarak kabul edilmiştir. Charnley Evi mimarları Sullivan ve Wright’ın olağanüstü yaratıcılık gücünün kanıtı sayılmıştır.
  • Kariyerinin 20 yılını geçirdiği özel konutu ve işyerini, mimari felsefesinin laboratuvarı olarak kullanmış.
  • Sembolik ve kullanışsız tasarımlara karşı olduğunu her fırsatta belirtmiş.
  • Evlerini mümkün olduğunca manzaraya, ışığa, temiz havaya açan Wright kamusal binalarında tamamiyle içe dönük bir şema geliştirmiş: Yukarıdan aldığı ışıkla aydınlanan ortak mekanı, tüm birimlerin açıldığı odak noktası olarak seçmiş.
  • Geleneksel kilise işaretlerinden hiçbirini taşımayan kilisesi  Unity Temple ile tapınağı evrensel bir ibadet yeri haline getirmiş.
  • Yataylığın ön planda olduğu, alçak, uzun, L ve T biçimli planlar yapmış.
  • İç mekânı hafif paravanlar ile bölerek binayı ağırlıklardan kurtarmak, mimariyi özgürleştirmek istemiş.
  • Robie Evi  keskin yatay hatları, gözüpek kirişleri, uzun pencereleri, açık kat planı ile modern mimarinin yapı taşlarından biridir.
  • Millard Evi’ndeki her mobilya ve ayrıntı tüm konutlarında olduğu gibi Wright tarafından tasarlanmış: Lambalar, şömine demirleri, koltuk ve sandalyeler, tüm ahşap mobilyalar ve hatta sanatsal objelerin bir kısmı.
  • Müstakil evi üst gelir gruplarının tekelinden çıkarmak gibi bir sosyal değişimi önermiştir. Usonian Evi’nin tasarımı ile düşük gelir düzeyine sahip insanların konut ihtiyacına cevap vermiş oldu.
  • Ev planlarını kişiye özel, ailenin sosyoekonomik yapısına göre kurgular.
  • Wright, mimarlıkta yeni bir iç mekan kavramı geliştirmiş. Tek fonksiyonlu mekan kavramını reddederek, ortak mekanları bulunan, iç içe mekanlar tasarlamış.
  • Wright’ın evlerinde belli bir mekanın merkez olduğunu söylenemez. Mekanlar arasında geçişler olması, mekanın bazen eşyalarla bölünmesi merkezi değiştirir.
  • Wright’ın mimarisinde  genellikle sıcak iç mekanlar, bahçe ve yaşam alanları arasındaki sıkı bağlantı, odalar arasında tavan yüksekliklerinin değişimi ile hacimler arası geçişin hissedilmesi, yumuşak bir aydınlatma ve açık planlama anlayışı gözlenmektedir.
  • Geniş saçaklı çatılar,ahşap yatay bantlarla kaplı sıvalı duvarlar mimarisinin niteliklerindendir.

Wright, 1935-37 arasında yaptığı Şelale Evi’nin arazisindeki tüm ağaçları ve bazı kayaları korudu. Binayı şelalenin üzerine yaptı. Şömineler arsadaki kayalar kullanılarak yapıldı. Yerinde korunan bazı kayalar döşemeden çıkmış halde bırakıldı. Sonuç, hayranlıkla karşılanmış. Evin şelale manzarası olmaması eleştirilmiş. Evin şelale manzarası yok, çünkü Wright, şelaleyi görmek değil, yaşamak gerektiğini düşünmüş. Mimari bir simge olan Şelale Evi 1964 yılında müze haline getirilmiş. Günümüze kadar Şelale Evi’ni 4 milyon kişi ziyaret etmiştir.
Pencerelerin taş duvarla birleştiği noktalarda doğrama kullanılmamış. Camlar taşların arasına açılan oluklara yerleştirilmiş. Pencerelerin konumu ve şekli evin içinde yaşayanlara dışarıyla içiçe yaşıyormuş hissi vermek için tasarlanmış.
Yapıda öne çıkan özellik, balkonları. Balkonların genişliği çok fazla, bu yüzden balkonların geniş olması yapıda zamanla statik problemler ortaya çıkmasına neden olmuş. Balkonların açıklığı o kadar fazla ki, eğilmeler artık gözle görülebiliyor. Balkonlar artık kendi ağırlığını bile taşıyamaz halde. Bunu gören mühendisler 2002 yılında yapıda restorasyona gidiyorlar. Restorasyon sırasında mühendisin balkonlara takviye kolonları yapılması isteği yapı sahipleri tarafından kabul görmüyor. YEM Yayınları’ndaki bir habere göre ABD’deki en meşhur konutlardan biri, ünlü Şelale Evi’nin kurtarılması için 11.5 milyon dolar harcanması gerekiyor.. 1937 yılında Edgar Kaufman için yapılan ev, yapım aşamasında Wright’la inşaat mühendisi arasında tartışmalara neden olmuştu. Frank Lloyd Wright mühendisin ısrarlarına karşın estetik nedenlerle ek strüktürel destekler kullanmayı reddetmişti. Zaman içerisinde kirişler çatladı ve artık döşemeler bükülmeye başladı, ev bütünüyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Wright’ın öteki 6 yapısını da elden geçiren inşaat şirketi bugünlerde Şelale Evi projesi üzerinde çalışıyor. Çatlayan kirişler boyunca halatlar çekiliyor, ahşap ve çelik pencereler onarılıyor, su girişini engelleyecek bir çatı onarımı yapılıyor.

admin

Recent Posts

Siyaseten Doğruculuk

Siyaseten doğruculuk, yeni entelektüel ahlakçılığın bir düşüncesidir. 2006 yılında Noel arifesindeki haftalarda, İsa Peygamber’in temsili doğum sahnesine ait malzemeleri bazı…

18 saat ago

Yemek Kültürü 6 | Ön Asya Mutfağında Yemek Çeşitleri 4

  ETLER Antik Yunan’da et pahalı olduğundan tanrılara kurban verilen dinî günlerde yenebilirdi. Hem Eski Yunanlılar hem günümüz Yunanlıları sakatata…

19 saat ago

Yengeç

  Bazı yengeç türleri, genç yaşlarında bir sünger ya da mercan oyuğuna yerleşip, tüm hayatlarını burada geçiriyorlar. Hızla büyüyerek, kovuktan…

4 gün ago

Yemek Kültürü 5 | Ön Asya Mutfağında Yemek Çeşitleri 3

YAĞLAR Zeytin ağacı İ.Ö. 6000 de bugünkü Lübnan ve Suriye’den bütün Akdeniz’e yayıldı. İ.Ö. 500’lerde Yunan’da tereyağı yoktu ama zeytinyağı…

4 gün ago

Diorama

Bu kelime, dia (içinden) ve orama (görünen) sözcüğünün birleşmesiyle oluşmuştur. Diorama, gerçek veya kurgu bir olayın, anın veya hikayenin ışık…

1 hafta ago

Yemek Kültürü 4 | Ön Asya Mutfağında Yemek Çeşitleri 2

HAMUR İŞLERİ   Orta Asya kökenli, Tatar diye anılan Türk boylarının mutfağında hamur işleri ağırlıktadır. Çin’in tahıl ağırlıklı beslenmesinden etkilenerek,…

1 hafta ago