Edebiyat

Edebiyata Dair 18

Dünya edebiyatı kavramını, Goethe 19. yüzyılın başında ortaya atmıştı. Modern edebiyat kendi içinde bambaşka ortaklıklar barındırıyordu. İkinci Dünya Savaşı edebiyatı, yalnızca estetik değil, aynı zamanda etik bir mesele haline getirdi. Çağdaş edebiyat, yerli olmaktan ürker hale geldi. Japon bir romancının karakterlerine Amerikan isimleri vermesi, Türk yazarların kolay çevrilebilir adlar seçmesi sık görülüyor. Yazar, metnini küresel dolaşımın beklentilerine göre kurgulamak zorundaymış gibi hissediyor. Ödül mekanizmaları, edebiyat ajanları ve yayınevleri bu tavrı besliyor. Karakterler benzeştikçe hikayeler de birbirini andırıyor. Edebiyat, derinlikli bir düşünce üretmektense çok okunur olmayı hedefleyen bir piyasaya teslim oluyor. Goethe’nin düşlediğinin yerine piyasanın tek tipleştirici mantığı egemen olmaya başlıyor.” Bilmem katılır mısınız?

Bugün Dünya Edebiyatından Söz Etmek Mümkün mü?, Mustafa Akar, Sabit Fikir, Ekim 2025.

Fotoğraf için Ceyhun Ilgaz’a teşekkür ederim.

Dil ile kültür, tek bir varlığın iki parçası gibidir. Kültürde ne varsa dilde vardır. Dildeki her şey kültürden gelir. Kültür, dilde yaşar, gelişir, birikir. Dil, kültürün ruhudur. Çağımızda ulusu oluşturan ana etkenin ırk ya da din birliği değil, dili de içeren kültür birliği olduğu kabul edilmektedir. Dil, bir ulusun toplumsal yapısını birleştirici, bütünleştirici ve geliştiricidir.”

Dünden Bugüne Türk Toplumunda Kültür Çatışması: Dil ve Eğitim, Prof. Dr. Sinan Bayraktaroğlu, Akılçelen Kitaplar, 2023.

Prof. Dr. Sinan Bayraktaroğlu’ndan ‘Dünden Bugüne Türk Toplumunda Kültür Çatışması: Dil ve Eğitim’, Cumhuriyet Kitap, 2/3/2023.

 

“Bana edebiyatın gerçeği izah etmeye çalışmaması, sadece onu resmetmesi gerektiği söylendi…Bana edebiyatın asla kendini tekrar etmemesi gerektiği söylendi ama ben hep aynı hikayeyi yazmak istiyorum, baştan bir daha, bir daha bir daha yazmak istiyorum, gerçekliğe ait parçalar görünebilir olana kadar aynı hikayeye dönmek, ardında gizlenenler sızmaya başlayıncaya kadar onu delmek istiyorum.

Bana edebiyatın duyguları vitrine çıkarmaması gerektiği söylendi, ben de bedenin ifade edemediği duygular fışkırsın diye yazıyorum.

Bana edebiyatın asla bir siyasi manifestoya benzememesi gerekti söylendi, bense şimdiden cümlelerimin her birini bir bıçağın ucunu sivriltir gibi sivriltiyorum.

Çünkü artık biliyorum ki edebiyat adını verdikleri şeyi, onunki gibi yaşamlara ve bedenlere karşı inşa ettiler. Çünkü artık biliyorum ki ona dair ve onun yaşamına dair yazmak, edebiyata karşı yazmaktır.”

Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri, Édouard Louis, Can Yayınları, 2025. Sayfa 15.

 

Hagiografi, ermiş olduğu kabul edilen kişilerin, kilise büyüklerinin ve kendini dine adayan insanların hayatlarının anlatıldığı edebi eserlere verilen addır. Bu tür eserlerin en önemli özelliği, azizlerin hayatlarını mucizevi ve fantastik ögelerle birlikte anlatmalarıdır. Hagiografiler Ortaçağ‘ın en çok okunan edebi eserlerindendir.

Borgialar, Paul Strathern, Kronik Kitap, 2025. Sayfa 51, 52.

 

 

 

admin

Önceki Yazılar

Edebiyata Bakış Açıları 2 Edebiyata Metin Odaklı Bakış 2

Claude Lévi-Strauss’un (1908-2009) antropolojide kullandığı İkili Karşıtlıklar (Binary Oppositions) yöntemi, edebi metinlerin derin yapısını çözmek…

17 saat ago

Edebiyata Bakış Açıları 1 Edebiyata Metin Odaklı Bakış 1

Klasik roman akımına tepki olarak 18. yüzyıl sonlarında doğan romantik dönemden kaynaklanan edebiyata yazar odaklı…

2 gün ago

Disposing of Hitler 2

A neutral reaction is rare: many people find Nazi objects repellent, for others they exert…

3 gün ago

Disposing of Hitler 1

When I traveled to Austria in August 2026 to see La Traviata at the Bregenz…

4 gün ago

Edebiyata Dair 21

Her toplumun kendi edebiyatına sahip olduğu düşüncesi, imparatorlukların çözülmesi ve ulus devlet anlayışının ortaya çıkması…

5 gün ago

Edebiyata Dair 20 Edebiyat Nedir?

Edebiyat nedir sorusuna verilecek yanıt, döneme ve kültüre bağlı olarak verilebilir. Türkçede bu kavramı karşılayan…

6 gün ago