Eski Kültürler

Eflak, Boğdan, Erdel, Ulahlar ve Romanya

Romanya’da, Putna Manastırı’nda gömülü olan Boğdan Prensi III. Ştefan ya da Büyük Stefan / Stefan cel Mare / Moldovalılara göre Büyük Etienne (1433-1504), Moldova’nın ve Rumenlerin milli kahramanlarından biridir. Kılıcının orijinali Topkapı Sarayı’ndadır (Sarayda 11 bin kılıç varmış). 1992 yılında aziz ilan edilmiştir. Boğdan Voyvodası olarak 1474’te Rumeli Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa komutasındaki orduyu Vashi’de yenmişti. Daha sonra önce Fatih, ardından da II. Beyazıt’ın fetihlerinden sonra Osmanlı egemenliğini kabul etmişti.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Romanya, 2018.

Ulahlar Osmanlıların Eflak, Boğdan ve Erdel’de yaşayan Hıristiyan halka verdikleri ad. Eflak tabiri Ulah adından türemiştir. Ayrıca Makedonya’da küçük bir azınlık halinde Ulahlar yaşamaktaydı. Halen bu durum Bulgaristan ve eski Yugoslavya devletleri arasında anlaşmazlığa sebep olmaktadır.

Ulahlar, Romanya’nın asıl yerli halkı olan Daç’lar ile Romalıların buraya getirdikleri göçmenler karışımıdır. Ulahlar, Tuna Nehri ile Karpat Dağları’nın arasındaki kurak ovalarda yaşarlardı. Ulahlar sırasıyla Bizanslılar, Bulgar kralları,  ve Macarların yönetiminde yaşadıktan sonra, 15. yüzyılda Osmanlıların idaresi altına girdiler. Fatih Sultan Mehmet’in 1455’te Eflak ve Boğdan’da hakimiyet kurmasıyla Ulahlar Osmanlı tabiiyeti altına geçtiler.

Erdel, Kanuni devrinde Osmanlı topraklarına katıldıysa da, 1699’da Karlofça Antlaşması sonunda Avusturya tarafından ilhak olundu.

Eflak ve Boğdan‘ı idare edenlere Voyvoda denir ve başlangıçta yerli prensler arasından İstanbul’dan tayin edilirdi. 1716 yılından 1821’e kadar Divan-ı Hümayun tercümanı Fenerli Rum beylerinden Eflak voyvodası tayin edildi. 1822’de ise yerli beylerden voyvoda tayin edildi. 1859’da Boğdan ile Eflak birleştirilerek Romanya Devletinin özü teşkil edildi. 1878’de 93 Harbi sonrasında yapılan antlaşmayla buralar Türk hakimiyetinden çıktı. Erdel, Eflak ve Boğdan topraklarında, sonraları Romanya Devleti kuruldu.

1913 yılında Bükreş Anlaşması ile biten Balkan Harbi’nden en kazançlı çıkan ülkeler Sırbistan, Yunanistan ve savaşa ikinci safhada katılan Romanya oldu.  Romanya’nın sınırları içine kattığı Güney Dobruca’da 130 bin kadar Bulgar yaşıyordu. Tatarlar ve Ortodoks Türkler olan Gagavuzlar ile birlikte toplam Müslüman-Türk nüfusun sayısı Bulgarlardan daha fazlaydı. Güney Dobruca’da yaşayan 10 bin Romen, azınlık konumundaydı.

Romanya, 1916 Ağustos ayında İngiltere ve Fransa’nın yanında savaşa girmiş, Almanya tarafından işgal edilmiş, 1918 yılının Mayıs ayında İttifak Devletleri’ne katılmıştı. İttifak Devletleri’nin savaşı kaybettikleri netleşince tekrar Almanya’ya savaş ilan etmişti. Buna rağmen Romanya, Rusya’ya karşı bir set oluşturmak isteyen Londra ve Paris’in onayıyla savaştan en karlı çıkan ülkelerden biri oldu. Romanya, Paris Barış Konferansı’nda Bulgaristan’dan Güney Dobruca’yı, Macaristan’dan Transilvanya’yı (Erdel) ve Banat bölgesinin büyük kısmını, Rusya’dan da Besarabya’yı aldı. 18 milyona yükselen Romanya nüfusunun 5 milyonu Romen değildi. Transilvanya’da Macarlar, Güney Dobruca’da Bulgarlar ve Türkler, Besarabya ve Bukovina’da Ukraynalılar çoğunluktaydı.

1918 yılında kurulan Birleşik Krallık (Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı) bünyesinde 75 bin kadar Romen yaşıyordu. Romanya’da ise 60 bin Sırp vardı.

admin

Önceki Yazılar

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

2 saat ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

1 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

2 gün ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

3 gün ago

Hammershøi 2

Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…

4 gün ago

Hammershøi 1

İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…

5 gün ago