Categories: Geziler

Fotoğraflarla Suriye Gezisi 8 / Palmira 2

Palmira’nın Zafer Kapısı– Birinci yüzyıl. Zafer Kapısı’nın arkasında 1250m uzunluğunda, 11m genişliğindeki “straight road” denen ana cadde yer alıyor. Cadde aslında 30 derecelik sapma yapıyor. Düz olmayan bir cadde Roma için düşünülemeyecek kadar büyük bir hata.

Palmira şehir planı, klasik Roma şehir planına uymaz. Yunan ve Roma etkisi barizdir ama özgün bir kültürü yansıtır. Palmira Krallığı’nın kendi dili de vardı, dilleri bir Arami lehçesi idi. Kolonların üzerindeki çıkmalara meşhur ve yol yapımına katkıda bulunan zengin Palmiralıların heykelleri konuyormuş.

Tiyatro. Orkestranın cavea (seyircilerin oturduğu kısım) tarafında yükselti olduğunda o tiyatronun gladyatör oyunları için de kullanıldığına işaret eder.

Ana caddenin ilerisinde “connection gate”, bağlantı kapısı görülüyor. Ana caddenin zemini taşla kaplı imiş. Yolun genişliği ve sütunların yüksekliği şehrin zenginliğini gösteriyormuş.

Tetrabel veya Tetraphilon. Kavşak noktasına dikilmiş dörtlü gruplar halinde sütunlar. Yol 30 derece eğri olduğu, yollar dik kesişmediği için eğriliği gizlemeyi amaçlayan bir unsur. Sütunlardan sadece biri orijinal.

Baal-Shamine Tapınağı- Yeryüzü, gökyüzü, yağmur ve verimlilik tanrısı adına birinci yüzyılda yapılmış.

Bel Tapınağı- MÖ 2. yüzyılda yapılmış Helenistik tapınak üzerine birinci yüzyılda inşa edilen bu tapınakta tapım üçüncü yüzyıla kadar devam etti. Kuzey cephe örgüsü orijinal, diğer cepheler burayı 12. yüzyılda kaleye dönüştüren Arapların yaptığı duvarlar. Tapınağın giriş kapısının dikdörtgenin uzun tarafından açılmış olması ve kapının duvarın orta noktasında olmaması alışılmış bir uygulama değil.

Bel ve Baal-Shamine ithal edilmiş tanrılar. Bel, Babil’in Tanrıça Belili’sinin erkeği. Bel, Romalıların Jüpiter’i ile özdeş tutulur, evrenin düzeninden sorumludur. Sembolü, kanatlarının altında Ay ve Güneş Tanrısı olan kartal.

Tapınağın kuzey duvarında kurban edilecek hayvanların tapınağa alındığı kapı var. Avluya getirilen hayvanlar avlunun ortasındaki havuzda arındırılıp kesildikten sonra kanı tapınağa alınıyor, bu ayin yılda bir kez yapılıyormuş. Ayine katılmak ve tanrı ile aynı yemeği paylaşmak isteyenler seramik jeton alıyorlarmış.! Tapınağın içine sadece rahipler girebiliyor, halk avluya alınıyormuş.

Tapınak binası üç bölümden oluşuyor. Ortada tek bir oda, odanın iki yanında birer portiko. Portikoların tepesi yekpare büyük taşlarla örtülmüş, tavanları dekorlu. Biri merdivenli, diğeri merdivensiz. Merdivenli olanın sunu bırakmak için olduğu, diğerinin, ulaşılamayanın tanrı heykelini barındırdığı düşünülüyor.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

4 saat ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

1 gün ago

Hammershøi 2

Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…

2 gün ago

Hammershøi 1

İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…

3 gün ago

Keltler 6 Gömü Usulleri

En yoğun Kelt kalıntıları kategorisini yeraltı mezarları oluşturur. Her mezarda kişisel giysiler ve cenaze sunguları…

4 gün ago

Keltler 5 İnançlar

Güneş, Ay, hayvanlar ve ormanlara taparlardı. Ayinlerinde dans edilirdi. Şehirlerde, açık havada veya mağaralarda tapınıldığı;…

5 gün ago