Sömürgecilik döneminde şefler, maden arama faaliyetlerini engellemeye çalışmışlardı. Çünkü Avrupalıların değerli maden ya da taş bulmaları durumunda özerkliklerinin sona ereceğini biliyorlardı. İlk büyük elmas madeni Seretse Khama’nın topraklarında bulundu. Bu keşif duyurulmadan önce Khama, bir yasa değişikliğine önayak olarak toprakaltındaki tüm madenlerin haklarının kabileye değil ülkeye ait olmasını sağladı. Böylece büyük eşitsizlikler doğmasını önlemiş oldu.
Elmaslar pek çok Sahraaltı Afrika ülkesinde gruplar arasındaki çatışmaları tetiklemiş, iç savaşlara yol açmış ve Kan Elmasları adını almıştı. Botsvana’da ise elmas gelirleri ülkenin iyiliği ve menfaati için kullanılmıştır. 1970’de elmaslar işletmeye açıldığında hükümet için güçlü bir mali destek oluşturdular: kapsayıcı siyasal kurumlar, kapsayıcı ekonomik kurumları destekledi (1).
Diğer ülkeler, özellikle kolonyal dönemde kurulan Avrupalı bankaları ülkelerinden çıkarmışken Khama, ulusallaştırmaya gitmeyip elmas işlerini özel sektörle ortak olarak Debswana adlı şirket adı altında yaptı. Ülkede elmas işi yürüten özel şirketler madenleri Namibya‘da ya da Güney Afrika‘da olduğu gibi sahiplenemiyor, Parti bu madenleri onlara kiraya veriyordu ve böylece elmas gelirlerinden devlet de yararlanıyordu (2).
Afrika’nın anıtsal baobab ağacının meyvelerinden çok yapraklarının besleyici değeri yüksek; yapraklar yiyecek olduğu gibi giyecek malzemesi de olmakta. Boş gövdeleri barınak olan bu ağaçların ruhların da yuvası olduğu düşünülüyor. En kurak bölgelerde yaşayabilen baobab ağacının ömrü iki bin yılı aşabiliyor. (Sonsuz Kızıl, Nadir Tekecik, Atlas Dergisi, Nisan 2024. Sayfa 64.) 2016 yılında yıkıldığında dallarının açıklığı 25m idi ve kökleri bir kilometre uzağa gitmişti. Baobablar, eskinin posta idaresi gibiydiler; tüccarlar, gezginler gibi oradan geçenler gövdesine kazıyarak notlar bırakırlardı. (Botswana & Namibia, Lonely Planet, 2023. Sayfa 126.)
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Botsvana, 2024.
Khama, ekonomik kalkınmayı halka hizmet olarak tasarladı: Hızlandırılmış Kırsal Kalkınma Programı (1966-1978 yılları arasında Khama, kırsaldaki pek çok köye okul, yol ve hastane yaptı), Hızlandırılmış Yağmur Alanı Tarım Programı (1979’da başlatılan programın amacı kendi kendisine yetebilen köyler yaratmaktı) ve Hızlandırılmış Yağmur Alanı Tarım Programı hep refahı artırmaya yönelikti. Khama’nın bu üç programını 1980’li yılların başına kadar Alman Friedrick Erbert Vakfı destekledi. Bir vakfın bir siyasi partiye sponsor olması da Sahraaltı’nda çok nadir görülen bir durumdu. 1968’de kurulan Botsvana Tarım Pazarlama Kurumu mısırı Botsvanalı çiftçiden aldı, çiftçilerin yetiştirdiği hayvanların aşı ve veterinerlik hizmetleri gibi gereksinimlerine karşıladı, Parti bünyesinde et idarecisi bürokratlar bulunduruldu (3). Parti, 1967’de Botsvana Et Komisyonunu kurdu; komisyon büyükbaş hayvan ekonomisinin gelişiminde merkezi bir rol üstlendi, şap hastalığını kontrol altında alınması için çitler kurdu ve ihracatı teşvik etti (4).
1979 yılına kadar en önemli ihraç ürünü et idi. Elmas madenciliğinin gelişmesi ve ülkeye gelir getirmesi 1980’lerin başında GSMH’yı %12 artırdı. Khama, elmas ihracatı ile et ve tarım sektörlerindeki kurumsallığı devam ettirerek ülkenin Hollanda hastalığına yakalanmamasını sağladı. (Hollanda hastalığı, Dutch disease, bir doğal kaynağın keşfiyle zenginleşen ülkede üretim faktörlerinin yeni kaynağa akışına 1977’de konan isimdir. Bu durumda toplam üretimde daralma yaşanır. Hollanda’da doğalgaz bulununca sanayisizleşme yaşanmıştı.) Botsvana’da hayvancılıktan elmas madenciliğine aktarılan kaynaklar sınırlı kalırken, Zambiya ve Zimbabve gibi ülkeler bir dönem tarımsal üretimi durdurup tüm kaynakları madenciliğe ayırmışlardı (5).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) Ulusların Düşüşü, Daron Acemoğlu ve James A. Robinson, Doğan Kitap, 2014. Sayfa 392, 393.
(2) Sahraaltı, Volkan İpek, İletişim Yayınları, 2024. Sayfa 189, 190.
(3) A.g.e., sayfa 190.
(4) Ulusların Düşüşü, sayfa 391.
(5) Sahraaltı, sayfa 191.
Walter Benjamin, edebiyatta bütün büyük yapıtların ya yeni bir tür kurduğunu ya da bir eskisini…
Alman siyaset teorisyeni Karl Loewenstein 1930’larda ABD'de sürgünde yaşarken militan demokrasi önermişti. Militan demokrasi olarak adlandırdığı…
Mantarlara dair genel bilgileri paylaşalım: Mantarlar asla naylon torbaya konmazmış. Mantar, hava geçirmez ortamda bozulur,…
Türkiye'de müstakil bir Mikoloji Kürsüsü yok. Mikoloji çalışmaları genellikle biyoloji, botanik veya tıp fakültelerinin mikrobiyoloji…
Mantar, 550 milyon yıl önce, sudan karaya çıkan ilk canlı biçimlerinden biri. Mantarların bitki oldukları…
Okumanın dijital ortama taşınması, farklı çözümler üretilmesini de gündeme getirdi. Dijitalden okumayı, dijitalden dinleme takip…