İfa’ya başvuruyu geleneksel din adamı babalawo yapar. Babalawo İfa’nın “hayır” cevabını iletirse evlilik adaylarının ayrılmaktan başka yapabilecekleri hiçbir şey olmaz (1). Her yeni doğan çocuğun dünyaya kendi ori’sini, kaderini, nasibini getirdiğine inanılır (2). Sadece Yorubalar değil, isteyen yabancılar da orişa dünyasına katılabilmektedir (3). Ama orişa, başkalarını kendi dinine döndürmeye çalışmaz (4).
Orişa dünyasının merkezinde kehanetsel dini metin İfa Kitabı yer alır. Bu kitaptan şüphe duyanlar ne cezalandırılır ne de herhangi bir doğaüstü güç tarafından rahatsız edilir (5). Aforoz edilme diye bir şey yoktur; dinini değiştiren lanetlenmez, Vahiy, Cennet, Cehennem, Araf yoktur (6).
Dini öğüt ve tavsiyelerin derlemesi olan İfa Kitabı’nın özü, neredeyse yaşamın her alanında bireysel ve toplumsal tercihlere rehberlik eden ahlaki kurallar da dahil olmak üzere birçok ifade ile doludur. İnanan kişileri gruplaştırmaya çalışmaz, giyim şekilleri veya cinsel tercihler gibi kişisel konularla alakalı değildir. Şiir biçiminde yazılmış çoğu hikayesinde geleneksel tedavilere değinir. Kutsal metin İfa, bilginin esnekliğini vurgular. Doğruyu bildiğini iddia edenlerin aslında gerçeğe ulaşma yolundaki en büyük engeller olduğunu kabul eder. Yıldırım Tanrısı Şango’nun portföyü elektriği içerecek şekilde genişler (7). İfa Kitabı, UNESCO’nun koruma altına aldığı eserlerin arasındadır; Dünya’nın Somut Olmayan Kültürel Mirası olarak sınıflandırılmıştır (8).
Orişa dünyası, günlük yaşam biçimi için somut bir ortam ve koşullar sağlamıştır. Babalawo, İfa rahibi, Yorubalar’da şamana verilen isimdir, geleneksel bir şifacıdır ve ölümlüdür (9). Babalawo, tüm orişa dünyasındaki en asil, en fedakar erdemleri temsil eder. Çıkar sağlayamayacağını, aksi takdirde tanrıların kehanet yeteneğini elinden alacağına inanır. Dolayısıyla babalawo feragat, riyazet ve hatta yokluk erdemlerinin kişileştirilmiş halidir. Ama günümüzde babalawolar, müşterilerinden astronomik meblağlarda para almaktadırlar (10).
Batı Afrikalı Yorubalar’ın bin yıllık dini olan orişa inancı, Güney Amerika ve Karayipler’in dini dünyasının derinlerine de kök salmıştır. Orişa inancı Küba, Dominik, Kolombiya, Amerika’nın güney bölümleri, Porto Riko, Arjantin ve hepsinden daha yoğun olarak Brezilya’da görülmektedir (11).
Yeni Dünya’da Batı Afrikalı köleler, dinlerini Katoliklik kisvesi ardına saklamıştır. Orişaları temsil eden pek çok azizleri vardır. Bir kişi, yaşamanın herhangi bir evresinde eski hayatını tamamen geride bırakacak bir seçim yapabilir ve Orişa Yolu‘na (La Regla de Ocha) adım atabilirdi. Bu süre boyunca, özel bir orişa ona sahip olacak, koruyacak ve bu koruyucu, hayatının geri kalanında ona daha derin, daha zengin bir yaşam verecekti. Santeria’nın ayinleri karmaşıktı. Bunların içinde beyaz giyinmek ve bir yıl boyunca geceleri evden çıkmamak da bulunmaktaydı ama elbette çalışanlar için istisnalar vardı. Bir iyawo (orişaların gelini) kimseye dokunmaz ya da kendine dokundurmazdı, çok yakın aile bireyleri hariç ki Küba’da bu bireylerin içine sevgililer de girer (12).
Brezilya, Küba ve diğer ülkelerdeki köleler yabancı tanrılara boyun eğdiler, ancak okudukları dualar onların özgün dinlerinin dualarıydı. Azizlerin resimlerini astılar ama onlara kendi tanrılarının isimlerine benzer isimlerle hitap ediyorlardı – St. Lazarus/Sopona, St. Anthony/Ogun, Meryem Ana/Oşun (Sevgi Tanrıçası) gibi. Katolik azizlerden farklı olarak orişalar mükemmel değildir, insani zayıflıkları vardır. En önemli orişalardan biri olan yaratıcı tanrı Obatala androjendir ve daima beyaz ile temsil edilir, İsa ile özdeşleştirilir (13)(14).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Trinidad, Küba, 1998.
Yararlanılan Kaynaklar
Hard labor camp system for political prisoners, the development of which started in 1948 under…
Çar Pavel şöyle demişti: “Rusya’da büyük adam, benim konuştuğum kişidir ve sadece, ben onunla konuştuğum…
Kavramlar, farklı disiplinler, tarihsel dönemler ve kültürel bağlamlar arasında seyahat eder. Ona göre kavramlar yalnızca…
Bilgi göçü, bilginin insanlar, topluluklar, kurumlar, ülkeler, disiplinler ve dönemler arasında hareket etmesi olarak düşünülebilir.…
Göç, yalnızca hareketle tanımlanamaz; mekan değişimini ve hane bağlarının kopmasını da kapsar. Çingenelerin hareketi, kültürel…
Irklar ve halklar arasında var olan kültürel farklılara yargıç, tarihçi ve politik düşünür Montesquieu (1689-1755)…