2019 yılının baharında Napoli’ye gittiğimde Capodimonte Müzesi’nde Jan Fabre’nin eserlerini de görmüştüm. Müze, sanatçıyı “görsel sanatçı ve yazar, çağdaş sanat dünyasının en yaratıcı kişilerinden biri “ olarak takdim etmişti. Dedesi entomolojist (böcekbilimci) Jean-Henri Fabre (1823-1915) gibi böceklerin dünyasından çok genç yaşından itibaren etkilendiği bilgisi de müzede verilmekteydi. 70’lerde sanat okulundayken, insan vücudu da araştırma konuları arasına girmiş. Kendine özgü eserleriyle yaşamla ölüm arasındaki ince çizgiyi, metamorfozu, insan-hayvan, hayvan-insan arasındaki sürekli ilişkiyi görselleştiren, kalıplaşmış sembolleri sorgulayan sanatçının dünyası, Gece Günlükleri adlı kitaplarında yazıya dökülmüş. Günlükler, iki cilt halinde Doğan Kitap tarafından Türkçeye kazandırılmış.
Geçen hafta yaptığım Jan Fabre yayınlarını Instagram’da beğenen troubleyn_janfabre adresi ile sanatçının sahne çalışmalarına da erişme imkanı buldum.
Jan Fabre’nin 1970-2019 yılları arasında yapmış olduğu işlerinden bir seçki müzede sergileniyordu. Müze, 1978’den beri çağdaş sanat sergilerine yer vermekteydi. Capodimonte, Fabre’nin eserlerini İtalya’nın ve Kuzey Avrupa’nın eski ustalarının, bazıları ünlü, bazıları o kadar da ünlü olmayan tablolarıyla eşleştirerek sergilemekten gurur duyduğunu ilan ediyordu.
Capodimonte’deki sergide bana en çarpıcı gelen seri Mercan Heykeller serisiydi. Burada üç örneğini paylaşacağım eserler derin su kırmızı mercanı, pigment ve polimer kullanılarak yapılmış. Hayat Ağacı, Sanatçının Kafatası, Salvator Ovi adlı heykeller de bu seride yer alıyordu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Mercan Heykeller Serisinde yer alan eserlerden biri olan Meleğin Hançeri, 2019.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Meleğin Kılıcı, 2019.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Aynı seride Sanatçının Aşk Dili ile Portresi, 2019. Dilin üzerindeki mercanlar gül şeklinde.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Kasım 1855’te yerlilerden hep duyduğu şelaleye vardı. Çavlana hayran kaldı ve ona Kraliçe Victoria’nın adını…
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…
Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…
Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…
Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…
19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…