Categories: Kültür

Japonya 130 Japon Edebiyatı 3 Yazı

Japonlar Çince karakterleri yazma becerisi kazandıklarından beri, “çim yazısı”nda, yani el yazısı konusunda mükemmelleşmişlerdir. Çim yazısı, yazmayı daha akıcı hale getirmek için karakterlerin birleştirilerek yazıldığı ve çimenlerin üzerinde esen rüzgarı yansıttığı düşünülen Japon kaligrafisi stilidir. Kaligrafi derslerinde asla yatay bir konturu dikey bir konturla bölmemeleri öğretilir. Dikey kontur, yatay konturu her zaman iki uçtan eşit olmayan uzaklıkta bir noktada kesmelidir. Simetrik bir karakter “ölü”dür (1).

Kana yazısını kimin icat ettiği, hatta hangi tarihte icat edildiği bilinmiyor. 8. yüzyılın sonlarında ya da 9. yüzyılın başlarında Budist rahipler tarafından icat edilmiş olduğu düşünülüyor. Kana sembollerinin şekilleri Çince yazıdan üretilse de heceleme sisteminin büyük olasılıkla Hindistan’dan geldiği düşünülüyor. Kana kelimesi, geçici isimler anlamına geliyor; yani kana gerçek yazının geçici ikamesinden başka bir şey değil.

Kendine özgü Japon yazısının icat edilmesi, Doğu Asya’nın çeşitli halklarının 9. ile 13. yüzyıl arasında, Çin’e körü körüne öykünmek yerine kendi dillerinin ve kültürlerinin önemini vurgulamaları ile birlikte ortaya çıkan genel değişimin bir parçasıydı. Japonlar, bu halklar arasında kendine özgü bir yazı sistemi geliştiren ilk ulus oldular, diye düşünülüyor (2).

373 çeşit sakura (kiraz çiçeği) türü vardır. Çiçeklerin tam açmış hali bir hafta sürer. Japonya’da birçok sakura derneği vardır. Televizyon kanalları sakura açma raporu verir, şu parkta yüzde şu kadarı açtı gibi. İlke, doğa ile uyum içinde yaşamaktır.
Hanami kelimesinin anlamı, çiçek seyretmektir. Aynı zamanda, Japonya’da bahar mevsiminde kiraz çiçeklerinin açmasıyla birlikte yapılan piknik türüne de verilen addır. Genelde Mart ayının sonuna Nisan ayının başına denk gelir; Japon üniversitelerinde yeni dönem Nisan’da başlar; üniversiteye yeni başlayan öğrenciler, üniversiteden mezun olup işe giren öğrencilerin kutlama partileriyle de birleşince hanami tam bir festival havasına döner (3).
Japonların kiraz çiçeklerine duydukları özel sevgi de kuşkusuz bozulabilirliğin takdir edilmesi ile bağlantılıdır. Japonlar iklimin uygun olmadığı bölgelerde bile mümkün olan her yere kiraz ağacı diker. Kiraz çiçeklerinin en büyük cazibesi kendilerine has güzellikleri değil çabuk bozulabilmeleridir. Erik çiçekleri bir ay kadar dallarda kalır ve diğer meyve ağaçları en az bir hafta boyunca çiçek açar, ancak kiraz çiçekleri normalde üç günlük kısa bir çiçeklenmeden sonra dökülür. Süs kiraz ağaçları yenilebilir meyve üretmez ve yaz sonunda altlarından geçerken şemsiye taşımayı gerektirecek kadar çok tırtıl ve diğer nahoş böcekleri çekerler; ancak Japonlar üç günlük ihtişamları için bu ağaçları mümkün olan her yere mutlulukla dikerler (4).

Japon kültürü kendi tarihini genel olarak iki kola ayırır. İlki kadim zamanlardan Nara uygarlığının sonuna kadar gelen dönem; ikincisi ise 9. yüzyıldan günümüze kadar uzanan zaman dilimidir. Dolayısıyla 9. yüzyıl, Japon kültüründe önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yüzyılda Çin’den gelen uygarlık yavaş yavaş özümsenmiş ve ulusal bir değişime tabi tutulmuştur. Bu süreç, Japon kültür ve uygarlığının şekillenmesinde büyük rol oynamıştır. 9. yüzyılda politika, ekonomi, toplum, dil ve estetik gibi alanlarda ortaya çıkan eğilim ve modellerden bazıları bugün bile hala varlığını sürdürmektedir. 9. yüzyılı önemli kılan en büyük özellik Japon dilinde kaydedilen gelişmelerdir (5).

Bu dönem Japon yazı sisteminin de bir değişime uğradığı zaman dilimidir. Nara döneminde kullanılan sistemin ve yazım geleneğinin kana sistemi ile değiştirilmesi de bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Bu buluşla birlikte edebi metinlerin yazımında kana alfabesi ile Çince karakterlerin aynı metinde yan yana kullanımı başlamıştır (6).

 

Yararlanılan Kaynaklar

(1) Japon Edebiyatının Zevki, Donald Keene, Vakıfbank Yayınları, 2023. Sayfa 23.

(2) A.g.e., sayfa 45.

(3) Birinci Tekil Şahıs, Haruki Murakami, Doğan Kitap, 2021. Sayfa 138.

(4) Japon Edebiyatının Zevki, sayfa 32, 33.

(5) Japon Edebiyatı Tarihi, Şuiçi Kato, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2012. Sayfa 103.

(6) A.g.e., sayfa 104.

admin

Önceki Yazılar

Edebiyata Dair 22 Bakhtin’e Göre Destan ile Roman Farkı

Destan (epik), şimdiki zamanla ilişki kurma imkanı sunmayan, tüketilmiş bir geçmişe hapsedilmiştir. Roman ise epiğin…

10 saat ago

Edebiyata Bakış Açıları 3 Okur Odaklı Bakış

1960’ların sonlarından itibaren edebiyat kuramları metinden okura doğru kaymaya başladı. Umberto Eco, o zamana kadar…

1 gün ago

Niko Pirosmani 4

Photos: Füsun Kavrakoğlu, Georgian Museum of Fine Arts, Tbilisi, 2025. Niko Pirosmani has created the…

2 gün ago

Niko Pirosmani 3

Information panels of Georgian Museum of Fine Arts in Tbilisi.

3 gün ago

Niko Pirosmani 2

Niko Pirosmani’s work is an outstanding page in the history of Georgian painting.. It is…

4 gün ago

Niko Pirosmani 1

In the 19th century, national easel painting began to take shape in Georgia. In the…

6 gün ago