Categories: Geziler

Japonya 4 | Japonların Özellikleri 4

  • Selam verirken, teşekkür ederken, ayrılırken, özür dilerken eğilirler. Selamlaşırken öpüşmek, sarılmak, ellemek yoktur. Birbirine fazla yaklaşmadan, dokunmadan konuşmayı tercih ederler. Japonlar arasında el sıkışarak selamlaşmak çok nadir görülür.
  • Karşısındaki ile çatışmaya girmemek için görüş ve duygularını gizlerler, kendilerini dolaylı olarak ifade ederler. Çok nadir olarak kızgınlıklarını gösterirler. Bir kişinin sinirlenip kendini kaybetmesi çocukça olarak görülür. Doğrudan hayır demekten nefret ederler.
  • Mutluluk, sıkıntı ve rahatsızlığı hafif bir gülümseme ile ifade ederler.
  • Yetişkin olmak demek, acı ve üzüntüyü hafif bir gülümsemenin ardına saklamayı başarabilmektir.
  • İletişim kurmak için konuşmayı değil, duyguları ve telepatiyi tercih ederler.
  • Utangaç ve sessiz olmak fazilet, isteklerini açıkça söylemek saflık/kabalık olarak görülür.

  • Batı’da başkasına saldırmak olağan, kendine saldırmak ruh hastalığı, Japonya’ da başkalarına karşı suç işleyenler dengesiz, saldırgan, kendilerine saldıranlar onurlu kişilerdir.
  • İntihar, kendini cezalandırabilmek, kahramanlık ve mertlik sayılır.
  • İç organların dışarı çıkmasını sağlayan Japon intihar şekli, harakiri konuşma dilinde, seppuku ise resmi bir terim olarak kullanılır. Harakiri argo kabul edilir. Korkunç acı veren bir yöntemdir. Şahıs, seppuku yapmadan önce banyo yapar, beyaz giyinir ve en sevdiği yemeğini yer, hazır olduğu zaman bıçağı karnına saplar, Z veya haç şeklinde, sağ-sol hareketleri yaparak diyaframını ve midesini parçalar, sonra da en yakın arkadaşı başını keser can çekişmesin diye.
  • Efendisinin ölümünden sonra, savaşta yenilgi sonucunda (zorunlu değildir), genellikle efendisine doğru hizmet edememiş samuraylara Edo döneminde bir nevi onurlandırma amaçlı cezalandırma yöntemidir.
  • Seppuku yapmak yasaklanmış olmasına karşın günümüze kadar var olmayı başarmıştır. Japon toplumunda kabahatli olmak ve bu kabahatin toplumca bilinir hale gelmesi çok büyük utanç sayıldığından uygulayanlar görülmektedir.

Rituel kıyafetleriyle sepukku

Ünlü Japon yazar Yukio Mişima, fotoğraf sanatçısı Kishin Shinoyama’ya “Bir Adamın Ölümü” projesi için pozlar vermiş. Projenin sahnelerini Mişima tasarlamış. Blood and Roses adlı dergide yayımlanmak için çekilen fotoğraflardan yukarıdakiler, aslında Mişima’nın birkaç yıl sonra gerçekleşecek ölüm yöntemini de gösteriyor.

  • 1868 yılında Meiji Restorasyonu’nun başlaması ile birlikte Seppuku Japonya’da yasaklandı. 15 Ağustos 1945’te İmparator Hirohito Japonya’nın teslim olduğunu açıkladığında, yasak olmasına rağmen, Japon halkının zedelenen onurundan dolayı, askerlerini seppuku yapmaya zorlayacağından korkulmuş, fakat korkulan olmamıştı. Yüksek rütbeli subaylar gönüllü olarak Seppuku yapmışlardı.
  • 47 Ronin Destanı. Mezarları çok ziyaret edilir, gidenler kartvizit bırakırlarmış. Bunlar herşeylerini giri uğruna feda etmiş, sonra da hayatlarına chu uğruna son vermişlerdir.
  • Utanç üzerinde duran kültürlerle suç üzerinde duran kültürler farklıdır. Utanç kültürlerinde tanrıların huzurunda dahi itirafta bulunulmaz, günah çıkarma merasimleri yapılmaz. Merasimler daha çok şansın, talihin açılması içindir. Utanç, faziletin esasıdır. Hareketlerini başkalarının fikirlerine göre ayarlarlar.
  • Uzakdoğu’da kullanılan kılıç tipleri Çin, Moğol, Türk, Japon ana kategorilerine ayrılabilir.
  • Japonlar, kendilerine has kılıç çeşitleri üretmişlerdir. Çoğu Japon, katana kelimesini genel olarak kılıç anlamında kullanır.
  • Özgün Japon kılıcı katana’nın uzunluğuna göre birçok çeşidi vardır.
    O Tanto: Ailenin en kısasıdır. Çok yakın dövüşlerde, sürpriz ataklarda kullanılır.
    Chisa Katana: Boyu Katana ve O Tanto arasında olan, yakın dövüş kılıçlarından biridir.
    Katana: Ailenin standart bireyidir. Sadece bir tarafı keskindir.
    O Kataba: Basitçe namlusu uzun katanadır.
    Nodachi: Hem namlusu hem de kabzası uzundur. Toplam boyu kısa bir mızrak gibidir.
    Çift taraflı Katana: Ailenin iki tarafı da keskin olan tek üyesidir.
  • Kabzasının tasarımına göre tek veya iki elle kullanılabilir.
  • Japon kılıçlarının keskinliği dillere destandır.
  • Japonlar kılıca olağanüstü değer verirler.
  • Edo döneminde sadece samuraylar kılıç taşıyabiliyordu. Edo döneminin son yıllarında özel olarak tasarlanan sanat eserleriydi.
  • Kılıcın, samurayın ruhu olduğu,  kişisel onur ve sosyal gücünü temsil ettiği düşünülürdü.
  • Paraya ihtiyacı olan efendisiz kalmış samurayın (ronin) kılıcını satması Japon toplumundaki onursuz durumunu daha da kötüleştirirdi. Bunu yapanlar samurayın gözünde “ruhsuz” olurdu.
  • Eski Japon kültürü, kılıçlar etrafında dönüyordu. Özenle belirlenen kılıç taşıma, temizleme, muhafaza etme, keskinleştirme (ya da keskinleştirmeme) ve tutma metodları dönemden döneme gelişmiştir.
  • Birinin evine giren samuray, diz çöktüğünde kılıcını nasıl yerleştirmesi gerektiğini bilmelidir. Kılıcı kolay çekebilecek şekilde yerleştirmek şüphe ya da saldırı hissi uyandırabilir; bu sebeple, kılıcın sağda ya da solda olması ve uzağa ya da bir kişiye doğru tutulmuş olması önemli bir noktadır. Kabzanın solu göstermesi geleneklere göre bir uyarıdır.
  • Çoğu samuray, kılıcını öncelikli silah olarak kullanmaz; önce yay, sonra mızrak, son olarak kılıç kullanılırdı. Kılıç, son raddeye gelindiğinde çekilirdi.
  • Uzun kılıç açık alanda yapılan dövüşlerde kullanılırken kısa kılıç yan silah olarak taşınır, saplama amacıyla ya da yakın dövüşlerde ve seppuku için kullanılırdı.

 

Quentin Tarantino’nun Kill Bill I ve II filmlerinde ana karakterlerden biri Japon kılıcıdır.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

The Darjeeling Himalayan Railway 1

The Darjeeling Himalayan Railway is synonymous with the development of the Darjeeling hills. Along with…

6 saat ago

Gurka, Gorka ya da Gorkhali

Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…

5 gün ago

Postkolonyalizm 19

İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…

6 gün ago

Dünyadan Atasözleri

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…

1 hafta ago

Müziğe Dair 4

Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…

1 hafta ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 2

Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…

1 hafta ago