Osmanlı korsanları kendilerine gazi der, devlete bir şey ödemezdi. Sancakbeyi olabilirler, kaptan-ı derya olabilirler, gemi yapma hakkına sahip olabilirlerdi. 16. yüzyılda Osmanlı’nın korsanlarla işleri iyi yürümüş ama 17. yüzyılda korsanlar Osmanlı’nın kontrolünden çıkmaya başlamıştı.
Fotoğraf: derintarih.com
Denizci yetiştirmek altyapı gerektirdiğinden denizci az yetişiyordu, oysa denizciye ve gemiye talep çoktu. Hem Fransızlar hem Habsburglar Andrea Doria’nın gemilerini kiralamak için sözleşme yapmaya çalışıyorlardı.
Korsanlar değişik milletlerden aynı gemide buluşuyorlar. Aralarında İspanyolca-İtalyanca kelimelerden oluşan, fiil çekimsiz bir dil konuşuyorlar (Haremde de böyle bir Slavca konuşuluyordu).
Gemide çalışmak çok enerji gerektiriyor, kürek çekmek, savaşmak. Dolayısıyla mürettebatın iyi beslenmesi şart. Yüzme bilmedikleri gibi deniz ürünleri de tüketmiyorlar. Protein ağırlıklı besleniyorlar. Ekmek yerine, bozulmasın diye iki kere pişirilmiş peksimet yiyorlar. Bu yüzden köle satın alırken dişleri kontrol ediliyor. Gemilerdeki en yaygın hastalık iskorbüt. Osmanlı gemilerinde görülmüyor çünkü C vitamini ihtiyacı sirke ve zeytinle çözülmüş. Bu hastalığa Hollanda hastalığı da deniyor. Dişetlerinde kanama, anemi, halsizlik, kol-bacak-eklemlerde ağrılarla kendini gösteren ve ölümcül de olabilen bir hastalık iskorbüt. Gerek içmek gerek temizlik için gerekli olan su ihtiyacı gemilerde büyük bir sorun. Gemilerde imam bulunuyor, hem ibadet için hem de bir nevi sosyal disiplin sağlayıcı olarak. Gemide cinsel yaşam yok. Ama karada hemcinslerin birbirine meyli olduğu biliniyor.
Gemide en yukarıda reis, sonra reis yardımcısı, 5-6 subay ve askerler var. Denizciler ile askerler iki ayrı organizasyon; denizcilerin başında reis, askerlerin başında ağa var. Duruma göre bazen ağa reisten daha yetkili olabiliyor.
Ganimetin yedide biri beylerbeyine ayrılıyor. Liman hakkı veriliyor. Ganimet, rütbeye göre paylaşılıyor. Bir gemi ele geçirildiği zaman güvertenin üzerindekiler yağmaya terk ediliyor. Daha iyi savaşmaları için verilen bu prime karaporta deniyor.
Kaynak: Korsanlığın da Hukuku Vardı, Dr. Emrah Safa Gürkan, Atlas Tarih, Şubat-Mart 2019.
Popülizmin düalist mantığı bakın ne kadar güzel özetlenmiş: “Doğal aileye evet, LGBT lobisine hayır! Haçın…
MÖ ikinci binyılın son çeyreğinde İber halklarının dış dünya ile çok ilişkisi olmuş, bu yüzden…
İnsanın şematik betimi Bronz Çağ (MÖ 2200-1300) figüratif sanatında çok görülür. Taş üzerine yapılan eserler,…
Livingstone ABD’li gazeteci Henry Morton Stanley’nin New York Herald’da başlattığı yayın bombardımanı aracılığıyla efsaneleşti ve…
Kasım 1855’te yerlilerden hep duyduğu şelaleye vardı. Çavlana hayran kaldı ve ona Kraliçe Victoria’nın adını…
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…