2007 yılında Notos Kitap Yayınevi’nden çıkan ve Şubat 2011’de okuduğum bu kitaptan bazı alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Marcel Proust’un bir yazar olarak kitap ile kurduğu ilişkiyi, genel olarak birey ile kitap arasındaki ilişkiyi ve okuma edimini irdelediği sayfaları çok hoşuma giden satırlarla doluydu.
“Bize yaşanmamış gibi gelen çocukluk yıllarımızda, çok sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz günler kadar dolu dolu yaşanmış başka zaman belki yoktur.”
“Okuma, çevremizde tanıma fırsatına sahip olabileceğimiz insanlardan çok daha bilge ve çok daha ilginç insanlarla yapılan bir konuşmadır denir ama, okuma, insanların en bilgesiyle bile olsa, bir konuşmaya indirgenemez.”
“Okuma, yalnızlığımızı sürdürürken, konuşunca çabucak dağılan entelektüel güçten yararlanmaya devam ederek, esinlere açık olmaya ve önceden iletilmiş bir başka düşünceyi edinmedir.”
“Bazı okumaların ardından gelen coşku kişisel çalışmamız üzerinde hayırlı etkide bulunduğundan, çalışmaya koyulmadan önce güzel bir sayfa okumayı seven birden çok yazar adı anılır. Emerson yazmaya, Platon’dan birkaç sayfayı tekrar tekrar okumadan ender olarak başlardı.”
“Okumanın yaşamımızdaki rolü sağaltıcıdır.”
“Kitap sevmenin zekaya koşut geliştiği anlaşılıyor.”
“Okuma bir dostluk biçimidir. Dahası o, öteki bütün dostluk biçimlerini çirkinleştiren her şeyden bağımsız bir dostluktur.”
“Okuma bizi sıktığında sıkılmış görünmekten korkmayız ve onunla birlikte olmaktan gına geldiğinde ne dehası ne de ünü onu aniden yerine koymaktan bizi alıkoyamaz. Bu katışıksız dostluğun atmosferi, sözden daha katışıksız olan sessizliktir. Çünkü başkaları için konuşuruz ama kendimiz için susarız. Sessizlik, konuşmadan farklı olarak, eksiklerimizin, yapmacık davranışlarımızın izini taşımaz.”
“Okuma, eğlencelerin en soylusundan, özellikle en soylulaştırıcısından başka şey değildir, çünkü sadece okuma ve bilme yoluyla zihin ‘en görgülü hali’ne kavuşur.”
“Bazı kitapları, edebiyat biliminin bazı özelliklerini bilmemek, bir deha da bile entelektüel eksiklik işareti olarak kalacaktır.”
“Kitap okurken kendinden biraz uzaklaşmak, seyahat etmek her zaman hoşa gider.”
Bunlar benim seçtiğim cümleler, belki siz olsanız başka cümleleri seçerdiniz. Bir bakın isterseniz..
Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…
İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…
İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…
Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…
Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…
Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…
View Comments
çok beğendim
teşekkürler