Aynı çizimin 1946 yılında yapılan İtalyanca basımdaki renklendirilmiş hali.
Fotoğraflar: https://thedali.org
Cervantes, Endülüs’te oyun yazarı olarak isim yapmıştı. Yazdığı 20’yi aşkın oyundan günümüze sadece ikisi ulaşabildi. Şiirde olduğu gibi oyun yazmada da beceriksiz olduğu düşünülüyor.
Ününü La Mancha bölgesinde hapis yatarken yazdığı şövalye yergisi ile elde etti (1605). Don Kişot öyle tutuldu ki başka bir yazar romanın devamını yazmaya kalkıştı. Bunun üzerine Cervantes çok kızdı ve romanın devamını yazdı (1615). Böyle bir girişimin önünü kesmek için de ikinci bölümün sonunda kahramanı öbür dünyaya yolcu etti.
“Don Kişot ne hakkındadır?” diye sorulsa:
*Kötülükler dolu bir dünyadaki saf birinin komik macera romanı,
*Erken dönem modern İspanyol toplumuna bir taşlama,
ya da,
*Kurmaca ile hakikat arasındaki ilişkinin zorlandığı felsefi bir eserdir, denebilir ve tümü de doğru olur.
Don Kişot katmanlı kitabın prototipi olarak kabul edilir.
Çocuk öyküsü olarak okunabilir.
Aynı zamanda akademisyenler için araştırma konusudur.
Bu ilginç eserin kahramanını Gustave Doré, Picasso, Honoré Daumier, Ary Scheffer, Salvador Dali ve daha pek çokları resmettiler.
Henry Purcell, 1694’te birkaç meslektaşıyla Don Kişot’un tiyatro uyarlaması için müzik hazırladı. Daha sonra Teleman, Salieri ve Richard Strauss da Don Kişot için besteler yaptılar. 1966’da Mitch Leigh Broadway müzikali Man of La Mancha için müzik yazdı.
Avrupa’yı Avrupa Yapan Değerler, Pieter Steinz, Alfa Basım Yayım, 2018. Sayfa 121-123.
Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…
“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…
O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…
Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…
In 1912 at Kalimpong, she met with the 13th Dalai Lama in exile. She met…
By the time she reached Sikkim in 1912, Alexandra was forty-four years old and already…