Categories: Kültür

Püritenler 6

Fotoğraf: manwiththemuckrake.wordpress.com

 

  • Neo-con düşüncenin Yahudi entelektüel köklerine dikkat çeken çalışmalar yayınlanmıştır. Neo-con düşüncenin kökleri, 1930’ların ortalarından 1940’ların başına kadar New York City College’da okuyan, çoğunlukla Yahudi aydınlardan oluşan sıra dışı bir gruba dayanır. Bu gruptaki kişiler işçi sınıfından ve göçmen ailelerden geliyorlardı. Grubun en belirgin özelliği sol görüşten yoğun bir anti-komünizme geçiş ve komünizmin kötülüğünü göremeyen liberallere yönelik nefretti. New York City College’ın yanında Rand Corporation ve Chicago Üniversitesi de neo-con düşünce denince adına sık rastlanan kurumlar olmuştur. 1970’lerin sonlarından itibaren neo-con düşünce Amerikan muhafazakarlığı ile iç içe geçti ve Amerikan kapitalizmini içselleştirdi. Ancak neo-con’lar, göç ve serbest ticaretin aleyhindeydiler.
  • Neo-con’lar 1990’larda NATO’dan yana idiler. Ancak NATO’nun 2003 Irak müdahalesini desteklemeyeceği anlaşıldığında NATO’ya yönelik ilgilerini kaybettiler.
  • Neo-con’ların görüşlerinin pek çoğu 1981-1989 döneminde başkanlık yapan Reagan yönetimi tarafından uygulamaya konulmuş olsa da, dış politikayı belirleyen yapı neo-con’lara hala saygı duymuyordu. Ama neo-con’lar geleneksel akla karşı çıkmaya ve çift taraflı nükleer silahları sıfırlama veya Berlin Duvarı’nın yıkılması gibi, kimsenin kesinlikle imkan dahilinde görmediği çözümler üretmeye alışkındılar. Komünizmin ani çöküşü, bu görüşlerin çoğunu haklı çıkardı ve bunların 1989’dan sonra ana görüş olarak görülmelerini sağladı.
  • Francis Fukuyama’ya göre, ABD siyasetinde şahin kanadı temsil eden Neo-con (Yeni Muhafazakar) düşünce, 1990’larda güç kullanımını aşırı biçimde vurgulayan bir ABD dış politikası uygulamış ve Irak Savaşı’na yol açmıştı.

 

 

Önceki Yazılar

Madhubani Sanatı

Madhubani sanatı, Hindistan'ın Bihar Eyaleti’nin kuzey kısmı ile  Nepal'in doğu bölgelerini kapsayan tarihi ve kültürel…

17 saat ago

Batıda Doğu İslam ve Türk Algısı 95

Hegel için antik Yunan coğrafyası, Sokrates’i ile Oedipus ve Antigone’si ile özgür ve uygar birey…

2 gün ago

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

3 gün ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

4 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

5 gün ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

6 gün ago