Yapısal şiddet böyle bir şey olabilir mi? Farkında olmadan bir başkasına hediyenin ne olduğunu, nereden alınması ve nasıl verilmesi gerektiğini öğreterek mesela. Her şeyin en iyisini almayı göstermek suretiyle. Hediyelerin gizli şiddeti.”

“Psikologlardan biri kendini kesmeye ‘kaygıyı azaltma’ diyordu; ruhun, deri yoluyla kendini boşalttığı bir hava boşluğu.”

“Çoğu insanın aşina olduğu ‘seni öldürmeyen şey güçlendirir’ sözü, ancak bir tecavüz kurbanı ile hiç tanışmamış biri tarafından söylenmiş olabilir. Günümüzde psikiyatride travmatik deneyimlerin farklı insanları neden farklı şekilde etkilediğini açıklamak için kullanılan ‘kırılganlık-stres modeli’ hem başkalarını hem de kendimizi daha iyi anlamamızı sağlayabilir.”

Anksiyetenin temel işi, korkunun talimatıyla önden koşup her şeyi yoklamak, gerçekleşmelerini engellemek amacıyla olası felaketleri zihinde didik didik etmektir, bu süreç durmaksızın devam eder ve yaşamın bir parçası haline gelerek onunla bütünleşir.”

“Hiçbir zaman huzur bulamadı. Dünyanın her zaman işler kontrolden çıkmasın diye kontrol edilmesi gereken bir yönü vardı. Kaygıdan mustarip tüm insanların felaketi de aslında şu: İnsan varlığının doğası gereği kontrol edilemez oluşu.”

“Ormanı yırtıcı hayvan endişesiyle kolaçan eden Taş Devri insanları hayatta kalırken, ağaçların arasında dikkatsizce dolaşan herkes canlı canlı yenmişti. Yani bugün yaşayan bizler bu endişeli atalarımızın torunlarıyız.”

Detaylar, Ia Genberg, İthaki Yayınları, 2025. Sayfa 12, 29, 87, 93, 96.

Almanya’da doğup Hollanda’da yaşamını sürdüren Johannes Büttner’e (1985-) göre, Çin’in mezara gömülü pişmiş topraktan (terra cotta) yapılmış askerleri zamanından (MÖ üçüncü yüzyıldan) günümüze kadar yöneticilerin iktidarı hep simgesel güçlerinden geldi. Sanatçı, şiddet temsilleri olan yedi yerleştirmesinde farklı topraklar kullanmış. Yedisinin de altında bir makinenin iskeleti varmış. Her birini, bilimkurgu savaşçıları, toplum polisi ve tepe üstü duran askerlerin bir karışımına benzetmiş. Yerleştirmeler, işi şiddete dökmüş algoritmalar ve ağlar dünyasına bir tepki.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu, 16. İstanbul Bienali, 2019.

 

 

admin

Önceki Yazılar

Faşizm Diktatörlük 54 Irkçılık ve ‘Sıradan Faşizm’

Her şey, ırkçılığın son zamanlarda yeni bir güç ve yayılım kazandığını gösteriyor. Nazizm’i oluşturan parçalardan…

20 saat ago

Faşizm Diktatörlük 53 Faşizm ve Totaliter Diller 2

Spinoza (1632-1677), kutsal kitap dilinin insanlara kendi hakikatlerini, beklentilerini, isteklerini vererek onların aklına değil, deneyim…

2 gün ago

Faşizm Diktatörlük 52 Faşizm ve Totaliter Diller 1

Milliyetçilik, ‘ilerici’ bir kisveden 18. yüzyıl sonlarında tutucu bir ideolojiye dönüştü. Neo-nasyonalizm, ‘bastırılmış milliyetçiliklerin geri…

3 gün ago

Faşizm Diktatörlük 51

“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…

4 gün ago

Umami ya da Derin Lezzet

Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…

5 gün ago

Çin 171 Edebiyat 4

Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…

6 gün ago