Habsburg Monarşisi, 1526-1806 yılları arasında Habsburg Hanedanı tarafından yönetilen Orta Avrupa topraklarına verilen isimdir.
Fotoğraf: tr.wikipedia.org
Habsburg Hanedanı’ndan Avusturya Arşidüşesi Maria Theresia ile Kutsal Roma İmparatoru I. Franz‘ın en büyük oğlu; Kutsal Roma İmparatoru, Avusturya Arşidükü, Bohemya Kralı, Macaristan, Hırvatistan ve Slovenya Kralı II. Joseph (1741-1790), ülkesini yönettiği 1765-1790 yılları arasında yüzyıllardır süregelmekte olan katı ve köhne pek çok uygulamayı yürürlükten kaldırmıştı. İmparatorluk içindeki bütün dinlere ibadet serbestisi getirmiş, kilisenin elindeki imtiyazların önemli bölümünü iptal etmiş, medeni nikahı desteklemişti.
Köleliği kaldırmak, yerel yetkileri birleşik bir devlet yararına iptal etmek, işkenceyi yasaklamak, vergilerde eşitlik sağlamak, sosyal yardımı düzenlemek, babalık hakkının araştırılmasına izin vermek, gönüllü askerlik yerine kura usulünü getirmek isteyen, hizmetkarlarına önünde diz çökmelerini yasaklayan, halktan gelenleri bizzat karşılayan, lüksten nefret eden bir hükümdardı.
Çeşitli projelerinde başarısızlığa uğramasını, 20. yüzyılın ilk yarısının önemli devlet adamlarından Fransız Édouard Marie Herriot (1872-1957), adamlarının isteksizliğinden çok, halkından gördüğü dirence bağlar. Avusturya’nın sosyal gelişim düzeyi akla dayanan bir politikanın uygulanması için yeterli değildir.
Bu durumu değerlendiren, dokuz kez Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen Fransız tarihçi Albert Sorel (1842-1906) ise, reformların ekileceği toprağın yabani otlardan Cizvitler tarafından artık orada güçlü bir bitki ortamının oluşamayacağı şekilde temizlendiğini söylemiştir.
Yararlanılan Kaynak
Beethoven, Aydın Büke, Can Yayınları, 2020, sayfa 41, 42.
Milliyetçilik, ‘ilerici’ bir kisveden 18. yüzyıl sonlarında tutucu bir ideolojiye dönüştü. Neo-nasyonalizm, ‘bastırılmış milliyetçiliklerin geri…
“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…
Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…
Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…
Song Hanedanı döneminde (960-1279) öyküler önemini yitiriyor, drama ve roman gelişiyor, bu durum Moğollar döneminde…
Eski Çinlilerin tanımına göre ancak ahlaksal ya da siyasal bir değeri olan yapıt yazınsal sayılabilir.…