Sanat

Tekerrür

 

 

Arter’in yeni sezondaki beş  yeni sergisinden biri Alev Ebüzziya Siesbye’nin Tekerrür adlı sergisi.

Sanatçının yaklaşık altmış yıldır üretmekte olduğu çanakları aynı teknikle, uçuyor izlenimi veren küçük tabanlı, ince cidarlı, tek renkli, sırlı, yatay çizgiler dışında süslemeye yer vermeyen, tekrar eden formlardan oluşuyor. Sayısız kez tekrar eden hareket ve ritimlerin sonucunda ortaya çıkan yapıtlar.

Sanatçıyı etkileyen ve sergiye adını verenin Søren Kierkegaard’ın Tekerrür adlı kitabı olduğunu öğrenince alıp okudum ve ilginç buldum.

Filozof, umut, hatırlama ve tekerrür arasında kıyaslama yapıyor; tekerrür nedir, ne değildir diye tartışıyor.

Umut yeni bir kıyafettir, serttir, kolalanmıştır ve parlaktır ama hiç denenmemiştir ve bu yüzden de onun nasıl olacağını ya da yakışıp yakışmayacağını bilmek mümkün değildir.

Hatırlama çöpe atılan ve artık uymayan bir kıyafettir, her ne kadar güzel olsa da artık küçük gelmektedir.

Tekerrür sıkıca ve kibarca üste uyan tahrip edilemez bir kıyafettir, ne eğilip bükülür ne de sarkma yapar.

Umut, kişinin elinden kayıp giden güzel bir bakiredir; hatırlama, kişinin şimdi tatmin olmayacağı güzel ama yaşlı bir kadındır; tekerrür, hiçbir zaman kendisinden bıkılmayan sevilen eştir, çünkü kişi sadece yeni bir şeyden bıkar. Eski bir şeyden bıkılmaz ve hatta o eski şeye sahipken mutlu olunur.”

“Hayatın bir tekerrür olduğunun ve tam da bunun hayatın güzelliği olduğunun ayırdına varamayan yok olacaktır. Tekerrürü tercih eden ise – işte o yaşar.”

“Eğer Tanrı, tekerrürü istemiş olmasaydı, dünya var olmazdı….dünya devam ediyor, devam ediyor çünkü dünya bir tekerrür. Tekerrür – varoluşun gerçekliği ve samimiyetidir. Tekerrürü isteyen samimiyette olgunluğa erişmiştir.”

Alev Ebüzziya Siesbye’nin eserlerinde, sadece bu sergide değil, tüm üretimindeki adanmışlık bize Kierkegaard’ın “tekerrür her zaman aşkındır ve öyle de kalacaktır,” saptamasını düşündürüyor.

8 Ekim 2020’de sanatçı ile Zoom üzerinden yapılan söyleşide “Tekerrür aynı şeyi yapmak değildir. Tekerrür, ileri gitmenin en önemli yollarından biridir. Çok tekrar etmesem bugünkü noktaya gelemezdim,” dedi. Formu öne çıkarmak için çok renk kullanmadığını belirtti. Antrasit için ağır başlı, dingin, oturaklı bir renk, dedi. Bu söyleşi için bir kere daha Arter’e ve Dr. Ali Kayaalp’e teşekkür ediyoruz.

Ama sergi kitapçığındaki “yapıtların tekrarlamanın imkansızlığını görünür kıldığını” ve “her çanağın biricikliğinin tekerrürün olanaksızlığını anlattığı” saptaması da mutlaka ki gerçeklik taşıyor.

 

 

 

 

Yararlanılan Kaynak

Tekerrür, Søren Kierkegaard, Pinhan Yayıncılık, 2018. Sayfa 14, 15, 77.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 2

Kölecilik yadsınamaz bir gerçeklikti; insanlıkçılık (hümanizm), iyi bir efendi gibi davranmaktan ibaretti. Romalılar köleleri büyük…

1 gün ago

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 1

Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…

2 gün ago

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

3 gün ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

4 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

6 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

7 gün ago