Categories: EdebiyatKültür

Aydınlanma 1

On Sekizinci Yüzyıl Aydınlanması 1

Yararlanılan Kaynaklar:

  • Felsefe Tarihi, Prof. Dr. Macit Gökberk, Bilgi Yayınevi
  • Western Philosophy, David Papineau, Duncan Baird Publishers
  • Avrupa Eğitim Tarihi, Kemal Aytaç, Doğubatı
  • Kültür Alışverişi, Memet Fuat, Adam Yayınları
  • Küçük Felsefe Tarihi, Şükrü Günbulut, Maya Matbaacılık
  • Edebiyat ve Kuramlar, Prof. Dr. Fatma Erkman-Akerson, İthaki
  • Zaman İçinde Müzik, Evin İlyasoğlu, YKY
  • Popüler Kültürün Önü Arkası, Semih Gümüş, Radikal Kitap
  • 1993 yılında kaybettiğimiz büyük hoca, gerçekten öğretmek isteyen, adım adım, güzel bir Türkçe ile anlatan, Macit Gökberk’in kitabı ilgili konular için ilk başvuru kitabımdır. Yine öyle yaptım.

Fotoğraf: Miray Darıcı

Aydınlanma ile aydınlanmak isteyen insanın kendisi, aydınlatılması istenen ise, insan hayatının anlam ve düzenidir. Rönesans ile, 15. yüzyılın ortalarından beri insan, hayatının düzenini kendi aklı ile bulmaya girişmiş, ancak 18. yüzyılda cevaplar verilmeye başlanmış, Fransız Devrimi bu cevapların politik-sosyal alana uygulanmasından doğmuştur. Tanzimat’tan beri bizim de geçirdiğimiz değişimler ile devrimlerde Aydınlanma idelerinin büyük payı olmuştur. 17. yüzyıl, Rönesans’ın ortaya koyduğu ilkeleri derleyip, yeni bir dünya görüşü oluşturmayı deneyen bir dönemdir. Tabiat ile akıl arasında paralellik olduğunu, rasyonel yapılı tabiatı aklın kavrayabileceğini savunan 17. yüzyıl felsefesi, Tanrı’nın, tabiatın, ruhun, iyi ile doğrunun sırf akıl ile bilinebileceğine güvenir.

Aydınlanma, insanın düşünme değerlemede din ve geleneklere bağlı kalmaktan kurtulup kendi aklı, kendi görgüleri ile hayatını aydınlatmaya girişmesidir. Kant Aydınlanmayı, insanın ergin-olmayış durumundan kurtulup aklını kendisinin kullanmaya başlamasıdır, çünkü şimdiye kadar hep başkalarının kılavuzluğunu aramıştır, diye tarif eder.

18. yüzyılda metafizik düşünceyi şüphe ile karşılamayı, ondan ayrılmayı ve sağduyu felsefini bulacağız. Bu yüzyıl, akla inanıp güvenmede önceki yüzyıllardan daha ileri gider. Aklı, kültür dünyasına da uygulayıp kültür bilimlerini de kurar. Aydınlanma yüzyılının ideali, bilginin ilerlemesine dayanan entellektüel bir kültürdür. Aklın aydınlattığı kültür sonsuz bir ilerlemeye adaydır. Aydınlanma düşüncesi, geleneklerin köleliğinden kurtulup, kaderini kendisi düzenleyeceğine, insanın özgürlük ve mutluluğunun sürekli artacağına inanır. Toplumu, devleti, dini ve eğitimi aklın ilkelerine göre yeni baştan düzenlemeye girişir. Bu entellektüel kültür temeli üzerinde insanlığın birleşeceğine inanır. 17. yüzyıldaki bilim felsefesi, 18. yüzyılda yerini kültür felsefesine bırakır.  17. Yüzyılın düşünürleri sistemli düşünüp çalışan filozoflar (Descartes, Spinoza…), 18. yüzyılın düşünürleri ise daha çok büyük yazarlardır (Locke, Voltaire….).

Bu yazarlar yazılarında ana dillerini kullanarak düşüncelerinin geniş çevrelere yayılmasını sağlamışlardır. Felsefenin geniş çevrelerin eğitiminde yer alması, felsefe problemleri üzerinde aydınların uzun uzun durması 18. yüzyılın bir başka özelliğidir. Onun için bu yüzyıla felsefe yüzyılı da denir. 18. yüzyıl Aydınlanması bütün Avrupa’ya yayılmış bir fikir akımıdır. Önce İngiltere’de başlamış, buradan Fransa’ya geçmiştir. Fransa’da çok radikal bir karakter kazanmıştır.  Bu akım, Almanya’ya ise kısmen İngiltere’den kısmen Fransa’dan gitmiştir. Aydınlanma İngiltere’de daha çok deneycidir, Fransa’da daha çok rasyonalisttir, Almanya’da daha çok mistik-rasyonalisttir.

18. yüzyıl Aydınlanmasının ana özelliği, laik bir dünya görüşünü kendisine tam bir bilinçle temel yapması, laik görüşü hayatın her alanında gerçekleştirmeye çalışmasıdır. Aydınlanma yüzyılının yönetici idesi akıl idealidir. Aydınlanma’nın boyutları ise: Laiklik, Özgür Düşünce ve Eleştiri’dir. Akla karşı duyulan bu aşırı inanç, yüzyılın sonlarında Kant’ın felsefesiyle çok sarsılacaktır. Kant, aklın da sınırları olduğunu gösterecektir.

19. yüzyılda Aydınlanma hızını kaybeder. Karşısına çıkan kuvvet Romantizm’dir.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Maksim Gorki ve Moskova’daki Evi

Maksim Gorki’nin Çocukluğum adlı eserinin Can Yayınları’ndan çıkması ile 2000 yılında Moskova’da gezdiğim Gorki müze-evini hatırladım. Toplumcu gerçekçi bir yazara…

2 gün ago

Kadınlık Halleri ve Laura Esquivel

Acı Çikolata (1990) ile tanıştığım yazarın ilk kitabını çok tatlı bulmuştum. Romanın baş karakteri Tita’nın ömrü mutfakta geçiyor, ruh halini…

2 gün ago

Kudüs

"Nobel Edebiyat Ödülü’nü otuz yıl içinde kazanacak’" "Portekiz edebiyatı ondan öncesi ve sonrası olarak ayrılacak" "Portekizli Kafka" "Philip Roth ve…

5 gün ago

Jerzy Skolimowski

  Aktör, şair, yazar, yönetmen, amatör boksör, ressam ve tasarımcı. Yaptığı görselliği yoğun, şiirsel kurgulu filmler ile Polonya sinemasının yetiştirdiği…

5 gün ago

El Simgesi

Kur'an-ı Kerim'in Ahzab suresinin 33. Ayetinin tefsirine göre, Hz. Peygamber bir gün yanına gelen Hz. Ali'yi, kızı Hz. Fatma'yı ve…

1 hafta ago

Kon-Tiki

           

1 hafta ago