Bir Yahudi tüccarın oğlu olarak dünyaya gelen Heinrich Heine (1797-1856), hukuk doktorası yapmış ama Yahudi olduğu için tüm iş kapıları yüzüne kapanmıştı. 1821’de kitaplarından biri de Almanya’da yakılmıştı. O da 1825’te Protestan olmuş, Christian adını da orijinal ismine ilave etmişti. Bu durumu, “Avrupa kültürüne bir giriş bileti aldım,” şeklinde ifade etmişti. Ama bu girişimi Almanya’da yararlı olmamış, o da Fransa’ya taşınmıştı! Ne de olsa Aziz Bartalmay Yortusu Katliamı’nın üzerinden epey zaman geçmişti (1572). Nasyonal Sosyalizm devrinde Heine’nin adı Alman edebiyatı tarihi kitaplarından bile silinmiş, ünlü Lorely şiirinden, adı bilinmeyen bir şaire ait olarak bahsedilmiştir. Ancak Heine uğradığı ağır estetik, politik, ırksal, ahlaksal, dinsel eleştirilere rağmen zamana direnmiş, Goethe ve Schiller’den sonra Alman dilini en iyi kullanan Alman şairi olarak kabul edilmiştir.
Siyasal Şiirin Öncüsü: Heinrich Heine, Nuray Özyer, Cumhuriyet Kitap, 28 Mart 2024.
Londra Sanat Üniversitesi Stanley Kubrick Arşivi’nden Varşova Gettosu fotoğrafları.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, İstanbul Sinema Müzesi, 2022.
*Büyük Moltke, Prusya ordusunda Yahudilere ve hayalperestlere yer olmadığını söylemişti.
*Planladığı büyük şirketi kurmak için yıllarca, hatta on yıllarca para biriktirmesi gerekirdi. Bunun nedeni halkın yoksul oluşuydu, ama aynı halkın pinti karakteri ve bununla orantılı uyanıklığı da etkin olmuştu. Bu uyanıklık ona biraz Yahudileri hatırlatıyordu, ki bunda şaşıracak bir şey yoktu, çünkü Kap (Cape) şehrindeki bir İsveçli profesör ona Hotantolar’ın Sami soyundan geldiğini açıklamıştı.
Morenga, Uwe Timm, Can Yayınları, 2010. Sayfa 22, 173.
*İgbolar kendi kabilelerini kayırıyorlar, kibirliler ve pazarları kontrollerinde tutuyorlar. Çok Yahudice, gerçekten. Ve bir de nispeten uygarlaşmamış olduklarını da düşünürsen.. Buraya (Nijerya’ya) ilk geldiğimde birinin bana İgbo uşak tutma konusunda dikkatli olmamı söylediğini hatırlıyorum. Çünkü ben farkına varmadan evime ve evimin üzerinde inşa edildiği toprağa sahip olurmuş.
*Eğer Hererolar’ı öldürmemiş olsalardı, Yahudi soykırımı olmazdı. Irk çalışmalarına Hererolar ile başladılar, Yahudilerle sonuçlandırdılar.
Yükselen Güneşin Ülkesinde, Chimamanda Ngozi Adichie, Doğan Kitap, 2022. Sayfa 199, 71.
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…
Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…
Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…
Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…
19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…
Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…