Categories: Eski Kültürler

Bizans İmparatorluğu 134|Bizans’ta Kültür 2 Dini Şiir ve Müzik

  • İlahi yazımı Bizans’ın en büyük kültürel olaylarından biridir. Justinyen, keşişler için sabah, öğlen ve akşam ilahi söylemeyi şart koşmuştur. Justinyen’e atfedilen bir ilahi de vardır.
  • Bizans dini şiirindeki en büyük yenilik, vurgulu vezin ile karmaşık yapılar içeren ve litürjide kullanıldığında müziğin eşlik ettiği ilahi türünden şiirlerdir. Dini şiirin tamamı, ruhani yücelme, tefekkür ve şiirsel çeşitliliktir. Kitabı Mukaddes metninin tekrar tekrar ele alınmasına dayalıdır.
  • 5. yüzyılda şairler Eski ve Yeni Ahit’i Homeros tarzında yazmaya başlarlar. İmparator II. Theodosius’un karısı Eudoxia’nın (393-455) bu işte rolü büyüktür. Burada arzu edilen, kültürlü paganlar da diyalog kurma amacıyla Homeros’un Hıristiyanlaştırılmasıdır.
  • Orta ve Geç Bizans döneminde de en çok rastlanan tür, kutsal metinleri temel alan şiirlerdir.
  • İlahilerde kıtalar bir solist/papaz tarafından, dördüncü dizenin tekrarı olan nakarat ise cemaat tarafından söylenir. Mezopotamya çıkışlı olan bu bağ örüntüsüne antifon denir. Sadece insan sesinden oluşan, huzur veren bu ezgilere saf ezgiler adı veriliyor.
  • 4. yüzyılda Bizans’tan Milano’ya giden Piskopos Ambrosius antifonu Doğu’dan Batı’ya taşımış, yaptığı derlemeler Ambrosius Ezgileri olarak anılmıştır.
  • 7. yüzyılda kanon gelişir. Kanonda müziksel eşlik çok önemlidir. Kanonun en eski döneminin Suriye-Filistin bölgesinde ve özellikle San Saba Manastırı’nda geliştiği sanılır. Çoksesli müzik türlerindendir. Ses girişleri, dizinin türlü katlarında tekrarlama yoluyla birbirini izler.
  • İkonoklazm döneminden sonra Theodorus Studites birçok kanon besteler. 9. yüzyılda Bizans’ın en ünlü kadın şairi, dindışı şiirler de yazmış olan Kassia da birçok ilahi ve kanon bestelemiştir.
  • Bir yandan eldeki muazzam ilahi dağarcığının litürjik törenler için düzenlemesi yapılır, ilahi vezniyle litürjik takvimler oluşturulur; bir yandan da Theodorus Metochites (1260-1332) gibi önde gelen bazı aydınlar ilahi bestelemeye devam ederler.
  • Kanonda en önemli yeri pişmanlık şiirleri tutar.

Fotoğraf: hafifmuzik.org

Bizans İlahisi örneğini paylaşıyoruz.
Lübnanlı Rahibe Marie Keyrouz söylüyor.
https://www.youtube.com/watch?v=FPWHi2zKBiM

Sesi öbür dünyayı çağrıştıran, suyla çalışan, dolayısıyla hidrolius adı verilen ilk orgun Mısır’da kullanıldığı; bu yüzden ilk kiliselerin su kenarına yapıldığı düşünülüyor.

Basınçlı hava ile çalışan orgun ilk örneği 393 yılına uzanır ve Konstantinopolis’te Theodosius Dikilitaş’ın kaidesinin bir yüzeyine oyulmuştur.

  • İlahi lehçeleri söz konusu olduğunda Bizans ilahisinden başka Batı’da, İspanya’dan Mozarabik ilahi ile Gallik ilahiden de bahsetmemiz gerekir.
  • Aziz Studios Manastırı/İoannes Prodromos Kilisesi (İmrahor İlyas Bey Camii), minyatürlü elyazmaları üretilen ve ilahiler bestelenen bir merkez olmuştur.
  • Çoksesli müziğe ilk adımın Bizans’ta atıldığını düşünen kaynaklar var. İlahi söylenirken iki hareket olabilir: Değişmeyen sabit ilahi sesi (tenere) (genelde bas ses olur) ile bu sesin üzerine gelen koronun sesinin kesişim noktalarının çok sesli olduğu söylenir. Bu, Barok dönemin basso continuo’sunun başlangıcı olarak kabul edilir; genelde org basso’y, tenere çizgisini tutar,  soprano ses, bas sesten ayrılıp dalgalanır.
  • Bizans ilahisi ile Mevlut benzerdir, denir.
  • Ses perdesinin temposunu ve kuvvetini ifade eden kırmızı mürekkeple yazılan işaretler Bizans notasyonunda kullanılmış işaretlerdir. 9. yüzyıldan sonra da neuma adı verilen perde işaretleri kullanılmıştır.
  • İmparator ve imparatoriçe onuruna yapılan, kilise törenlerinde daima koro şefi tarafından yönetilen ve koro tarafından icra edilen müzik olurdu.
  • Törenlerde kullanılan müzik aletleri ise antik çağlarda kullanılmış müzik aletlerinin ufak değişimlere uğramış türleriydi. Bizans müzik yaşamında pandura adı verilen, uzun saplı telli müzik aleti; kemanın atası sayılan viel adı verilen yaylı çalgı; tek ya da çift dilli kaval aulos, harp benzeri psalterion gibi müzik aletlerinin yanında Bizans’ta org da kullanılmıştır.

MÖ 5.yüzyıla ait kabartmada Yunan pandurası çalan bir kadın görüyoruz.
Fotoğraf:www.pinterest.com

 

 

Füsun Kavrakoğlu

View Comments

  • Sayın Fisun Kavrakoğlu

    Bilgi birikiminize,bilimsel yaklaşımınıza teşekkürlerimle..

    Sevgi ve saygıyla....

    • Güzel sözleriniz için teşekkür ederim, çok naziksiniz.

      Saygılar,

      Füsun Kavrakoğlu

  • Sayın Füsun Kavrakoğlu

    TÜM İÇTENLİĞİMLE SİZİ KUTLUYORUM SON DERECE YARARLI VE GÜZEL BİR KAYNAK.ELİNİZE,GÖZÜNÜZE SAĞLIK EFENDİM

    • Güzel sözleriniz için teşekkür ederim, çok naziksiniz.

      Saygılar,

      Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Dr. David Livingstone 1

“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…

22 saat ago

Milliyetçilik 43 Paranoyak Milliyetçilik

Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…

2 gün ago

Kaya Sanatı

Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…

5 gün ago

Göçmenler 20

Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…

6 gün ago

Edebiyata Dair 13

19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…

7 gün ago

Altay Balbalları

Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…

1 hafta ago