
13. yüzyıl minyatüründe yün eğiren Bizanslı kadın.
Fotoğraf: Byzantium, Philip Sherrard, Time-Life Books, 1976.
- Bizansta kadının kanuni garantileri vardı. Başlık parası karşılığında kocasının eşit değerde toprağı kadının üzerine yapması gerekirdi. Belirli koşullarda kendi malı gibi, kocasınınkiler üzerinde de söz sahibi idi. Çocuklar açısından kocası ile eşit yetkiye sahipti.
- Ginachionitis, evdeki kadınlar bölümüne verilen addı. Jinekoloji kelimesi buradan gelmektedir.
- Kadının toplumdaki yeri sosyal sınıfına göre idi. İmparatoriçe çok önemli yetkileri olan bir kimse idi. Asil ailelerin kadınlarının resmi törenlerde rolleri olurdu. Alt sosyal sınıflarda ise kadının görevi çocukları büyütmek, fakirlere yardım etmek ve ruhları için endişe etmekti.
- Üst sınıf kadınların kullandığı mücevherler arasında altın bilezikler, gümüş veya altın üzerine hakiki taşlarla bezeli kolyeler, altın küpeler yaygındı.
- Vücut bakımı seçkin Bizanslı kadınların günlük hayatında önemli bir rol oynardı. Kişisel bakım, saç bakımı ve kozmetikler seçkin olmanın bir parçasıydı. Koyu makyaj yaparlardı.
- Tanrıça Athena ve tavus kuşu, kadın güzelliğinin arketipi olarak kadın tuvaletine özgü objeler ve takılarda çok kullanılıyordu.
- Kadınlar toka ve taraklarla saçlarına gösterişli biçimler veriyor, saçlarını koyu renk ise safranla sarıya, kırlaşmışsa siyaha boyuyorlardı.
- Kendi evlerinin dışında saygın kadınların saçlarını örtmeleri beklenirdi.
- Genelde Tanrıça Athena ve imparatoriçe biçiminde tanımlanan kadın büstlerinden kantar ağırlıkları kullanılmıştır. Amaç, kadın kişileştirmelerine atfedilen uğur fikri ve erdemlerle imparatorluk yetkisini birleştirerek, ağırlığın doğruluğunu tasdik etmekti.
- Saray kadınlarının giysileri incilerle, değerli taşlarla kaplı olurdu.
- İmparator V. Konstantin Bizans prensi iken Hazar Kağanı’nın kızıyla evlendiğinde prenses, çeyizi içinde Bizans sarayını çok etkileyen bir elbise getirmişti. Bu elbise öylesine hayranlık uyandırdı ki, tören giysisi olarak kabul edildi. Adına çiçekion dediler. Bizans’a geldikten sonra İrene adıyla vaftiz olmuş prensesin adı veya takma adı Türkçe olarak Çiçek idi. Çiçek’in oğlu Leon Hazar 775-780 yılları arasında imparator olmuştur.
- 7. yüzyıldan başlayarak damadın geline bir nikah yüzüğüyle bir kemer vermesi geleneği doğdu. Evlilik törenlerinde evlilik taçları, gelin kemerleri, kolye veya vücut zinciri (kemer-kolye arası bir çeşit mücevher) ve evlilik madalyonları takılıyordu. Evlilik madalyonlarında mutlaka Meryem olurdu.
- Festival ve yemeklerde kilise karşı cinslerin ayrı masalarda oturmalarını öngörürdü.
- Geleneksel evlilik: Kilise Büyük Perhiz esnasında evlenmeyi yasakladığından, evliliklerin çoğu Paskalya sonrası yapılırdı. Damat müzisyenlerle gelinin evine gelirdi. Bu eski bir Yunan geleneğiydi ve Bizanslılar tarafından da uygulanırdı. Damat ve gelinin başından pirinç atılırdı. Köy düğünlerinde gelin ve damadın başlarına kağıttan ya da çiçeklerden yapılmış taçlar konur, evlilik yüzükleri/taçları birbirine kurdele ile bağlanırdı.

10. yüzyıla ait fildişinden oyma eserde İsa, imparatorluk çifti Romanus ile Eudoxia’ya taç giydiriyor. Bizans’tan beri devam eden bir gelenek olarak günümüzde de evlenen Ortodoks çiftler birbirine kurdele ile bağlanmış sembolik taçlar giyerler. Birbirine bağlı taçlar, evlilik bağını simgeler.
Fotoğraf: Byzantium, Philip Sherrard, Time-Life Books, 1976.
Bizans İmparatorluğu, Bizans'ta kadın ve evlilik, Bizans’ta yüzyıllara göre kadın örtünmesi/başlığı modelleri, Bizanslı soylu kadın Danielis, Byzantium, çiçek, çiçekion, Hazar Kağanı, Philip Sherrard, Romanus ile Eudoxia, Skilitzes yazması, Time-Life Books




Leave A Reply