Categories: Sanat

Çağdaş Sanata Varış 167| Postmodern Sanat 1

  • Çağa özgü medyalar sistemi, insan ilişkilerinde sınır tanımazlık, Amerikan toplumuna özgü tipik değerlerin daha seçilebilir olması 1940’lardan sonra yavaş yavaş başlamıştır. 1950’li yıllarda kapitalist toplumlara özgü bir düşünce doğrultusunda sanat, nüfuz sağlayıcı önemli bir ihracat aracı olarak görülmüştür. Yine aynı dönemde aksiyon resmi, Avrupa’nın yüceltilmiş sanatçı imajına ters düşecek ortamlar içinde yeni bir sanatçı tipi oluşturmuştu. Bu sanatçı, new vulgarianism denen bir gösterişsizlik ile tepki uyandırmaya hevesli, hoşgörü ve kabullenmeyi öne çıkarmak isteyen bir tutuma sahipti. Amerikan toplumunun genel istemleri ile çelişmeyen bu tutum, zaman içinde ABD dışındaki toplumları ve sanatçıları da etkileyen bir ivme kazandı, bir dünya görüşü, zamanın ruhu oldu.
  • Çoğu sanat tarihçisi Postmodern dönemde geliştirilen sanat felsefesinin Çağdaş Sanat’a temel oluşturduğunu savunurlar. Bazıları ise 1950’lerden bu yana yapılan sanatı, daha önceki Modernist Avangard çalışmaların bir devamı olarak görür, bu çalışmaları Geç Modernizm olarak adlandırır ve Postmodernizm’i tanımlanabilir bir dönem olarak ele almaktan kaçınır.
  • Sanatın ne olduğu veya ne olması gerektiğine ilişkin kabul görmüş her fikre bir tepki söz konusudur. Sanata dair geleneksel tanımları gözden geçiren, genişleten ve sorgulayan fikirler üretilir.
  • Postmodernist sanat deneysel formları geniş yelpazesine alır.

Fotoğraf: www.sabitfikir.com

  • Postmodernizm ile çoğulculuğun kapısı açıldı. Tarih, gelenek, ikonografi, renk, heykel, süsleme içeri alındı.
  • Michel Foucault : “Beni şaşırtan, toplumumuzda sanatın bireylere ya da hayata değil de yalnızca nesnelere ilişkin bir şey durumuna gelmesi. Sanatın yalnızca sanatçı denilen uzmanlar tarafından gerçekleştirilebilen  bir uzmanlık dalına dönüşmesi. Neden herkes kendi hayatını bir sanat yapıtına dönüştürmesin?”
  • Postmodernizm, sanat ve hayat arasındaki uçurumun kapatılması için çalışır. Toplumun günlük yaşamıyla sanatı birleştirmek, sanatı toplum yaşamının organik bir parçası gibi görmek başlıca amaç olmuştur. Sanatın sınırları alabildiğine genişletilerek, toplumdaki radikal değişimlerle birlikte büyüyen, politikaya kadar yansıtılabilen bir iletişim modeline varıldı. Postmodernizm, sanatı bir iletişim aracı olarak kullanır.
  • Postmodernizm, kimi yaklaşımlara göre, özgürleşmenin, aklın tahakkümünden kurtulmanın, Gerçekliğin sistem adı verilen zincirden kurtulmasının adıdır.
  • Postmodernizm ayrıca, bir ideoloji haline gelmiş olan bilimin, Gerçekliğin anlaşılmasında tek ölçüt olamayacağını önerir.
  • Postmodern durum, Lyotard’a göre, gerçekliğin yerine imgenin, içeriğin yerine biçimin, bütünün yerine parçalılığın koyulması düşüncesidir.
  • Baudrillard artık yapıtları okumadığımızı, şifreleri çözdüğümüzü; sanat alanındaki hiçbir şeyin diğerlerine karşıt olmadığını; Yeni Soyutlamacılık’ın, Yeni Dışavurumculuk ’un, Yeni Figürasyon ’un bir arada bulunduğunu; bu eğilimlerde özgün bir yaratıcılık kalmadığından, aynı kültür içinde bulunabildiklerini ve benimsenebildiklerini öne sürer.
  • Postmodern sanatta imajdan anlam çıkartma sorumluluğu izleyiciye aittir. “Bu ne anlama geliyor?” ve “Bu neden sanat?” sorularını sordurtan eserler, Postmodern sanat örnekleridir.
  • Estetik ve iletişim teorisi arasındaki bağlantıları analiz eden, biri fizik biri felsefe olmak üzere iki doktorası olan Abraham Moles (1920-1992), “Postmodern çağda sanatçı yapıtlar üretmiyor, yapıtları yaratmak için düşünceler üretiyor. Maddeyle değil, düşünceyle çarpışıyor” demiş.
  • 1966 doğumlu Tanol Türkoğlu’na göre, determinizm yaklaşımı sanatta Realizm’i üretmişken, kuantum fiziğindeki gelişmelerin sanatsal izdüşümü Postmodernizm olmuştur.
  • ABD’li sanat eleştirmeni, profesör ve filozof Arthur Coleman Danto (1924-2013), özellikle 1984’te yazdığı, Hegel ‘in sanatın sonu tezinin çağdaş versiyonu olan Sanatın Sonu (The End of Art) isimli makalesi ve sonradan geliştirdiği Sanatın Sonunun Ardından (After the End of Art) adlı makalesi ile tanınır. Danto’nun tezi, artık sanat yapılmadığı veya eskisi kadar iyi yapılmadığı değil, Batı sanatı tarihinde bir dönemin kapandığı ve apayrı başka bir dönemin başladığıdır. Bu görüşe göre, daha önce sanat tarihinde ideoloji temsili takip etmiş, şimdi ise her şeyin meşru olduğu tarih sonrası bir döneme girilmiştir. Sanat üretiminde izlenilmesi gereken felsefi veya üsluba dair kısıtlamalar kalkmış, sanat tarihi anlatısı sona ermiştir.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Gurka, Gorka ya da Gorkhali

Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…

2 gün ago

Postkolonyalizm 19

İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…

3 gün ago

Dünyadan Atasözleri

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…

4 gün ago

Müziğe Dair 4

Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…

5 gün ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 2

Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…

1 hafta ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 1

Avrupa çok sesli müziği,  dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…

1 hafta ago