Suzanne Lenglen, Jean Patou tasarımı giysisi ile 1922 Wimbledon Tenis Turnuvası’nda.
www.nickelinthemachine.com
1919’da Japon baskılarını anımsatan yeni bir görünüm ortaya çıktı: beyaz pudralı yüz, siyah göz kalemi ve rimelle boyanmış gözler, alınmış kaşlar, kalp şeklinde kırmızı ruj ile boyanmış dudaklar.
Hollywood’da çalışan Leh asıllı Max Factor ilk kez pudra, allık, ruj ve fardan oluşan makyaj setini piyasaya çıkardı.
Kadınların yüzü 1920’lerdeki solgun, odalık havasından 1925’te yanık tenli androjen kadına, 1920’lerin sonunda ise sofistike ‘femme fatale’e dönüştü.
Fotoğrafçılık ve sinema 1920’lerde makyaj ve saç biçimlerini çok etkiledi. Kısa saçlar ve kaşları kapatan şapkalar ile dikkat gözlere odaklanıyordu. Önceleri iyi gözle bakılmayan makyaj, artık zerafet ve özgüven ifade ediyordu. Kalabalık yerlerde makyaj tazelemek kültürlü kadın davranışı olarak görülmeye başlandı.
Film yıldızı Louise Brooks, düz hatlı, açılı, ‘bob’ adı verilen egzotik saç kesimi ile Art Deco görünümüne harika bir örnekti ve saç stili binlerce kadın tarafından taklit edildi.
brooksie.tumblr.com
The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…
Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…
“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…
O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…
Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…
In 1912 at Kalimpong, she met with the 13th Dalai Lama in exile. She met…