Suzanne Lenglen, Jean Patou tasarımı giysisi ile 1922 Wimbledon Tenis Turnuvası’nda.
www.nickelinthemachine.com
1919’da Japon baskılarını anımsatan yeni bir görünüm ortaya çıktı: beyaz pudralı yüz, siyah göz kalemi ve rimelle boyanmış gözler, alınmış kaşlar, kalp şeklinde kırmızı ruj ile boyanmış dudaklar.
Hollywood’da çalışan Leh asıllı Max Factor ilk kez pudra, allık, ruj ve fardan oluşan makyaj setini piyasaya çıkardı.
Kadınların yüzü 1920’lerdeki solgun, odalık havasından 1925’te yanık tenli androjen kadına, 1920’lerin sonunda ise sofistike ‘femme fatale’e dönüştü.
Fotoğrafçılık ve sinema 1920’lerde makyaj ve saç biçimlerini çok etkiledi. Kısa saçlar ve kaşları kapatan şapkalar ile dikkat gözlere odaklanıyordu. Önceleri iyi gözle bakılmayan makyaj, artık zerafet ve özgüven ifade ediyordu. Kalabalık yerlerde makyaj tazelemek kültürlü kadın davranışı olarak görülmeye başlandı.
Film yıldızı Louise Brooks, düz hatlı, açılı, ‘bob’ adı verilen egzotik saç kesimi ile Art Deco görünümüne harika bir örnekti ve saç stili binlerce kadın tarafından taklit edildi.
brooksie.tumblr.com
Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…
İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…
İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…
Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…
Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…
Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…