Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Yuan Hanedanı zamanında (1279-1368), Çin mutfağına Moğol mutfağından pek fazla aktarım olmamıştır. Dönemin tiyatro oyunlarında koyundan sık bahsedilse de Moğol tarzında koyun/kuzu çevirme yapıldığına dair bir delil yoktur. Daha sonraki dönemlerde ince dilimlenmiş kuzu eti Çin mutfağında görülmeye devam etmiştir ama bu, Moğol etkisine yorulmaz.
Çin sarayının, MÖ 3. yüzyıldan itibaren bir imparatorluk diyetisyenlik kurumu olmasına rağmen 1315-1330 tarihleri arasında İmparatorluk Diyetisyeni olan Hu Sihui, Doğru Diyetin İlkeleri’ni 1330’da kaleme almıştır. “Vücudu yöneten zihindir. Eğer vücut çevresi ile uyumluysa, zihin hayatta meydana gelen değişikliklerle baş edebilir. Beş lezzeti, beş hayati organ için doğru miktarda kullandığımızda, kanımız sakince akar ve zihnimiz dengede kalır,” diye yazmıştır. Hu Sihui, fazla tuzun kanı hızlı akıtarak tansiyon problemi yaratacağını; tatlının kaslar kötü olduğunu; ekşinin damarlara iyi gelmediğini; aç karnına çay içmenin doğru olmadığını; acı yiyip terledikten sonra rüzgara çıkmanın kişiyi hasta edeceğini; yemeklerden sonra ağzı çalkalamanın nefesin kötü kokmasını ve diş çürümesini engelleyeceğini; çok yedikten sonra saç yıkamanın ve seks yapmanın yanlış olduğunu; şaraptan kaçınmak gerektiğini; kalp hastalarının tuzlu yiyeceklerden uzak durmasını, fasulye ve köpek eti yemelerini tavsiye etmiştir (1).
Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) et, tek başına bir yemek olmak yerine sebze yemeklerinin içinde yer almıştır. Halk et yemekten dini nedenlerden olduğu kadar kokusunu kötü bulduğu için de kaçınmıştır. Öküz, sadece ot yiyen, insana zararı olmadığı gibi çok da yararı olan bir hayvandır, eti için öldürülmemesi gerekir. Dana eti yiyenlerin bir dahaki dünyaya gelişlerinde öküz olma riski vardır, diye düşünülmüştür (2).
Qing Hanedanı (1644-1911) sarayı gösterişli olmakla birlikte Mançu imparatorlarının yemek zevki pek sadeydi; oyuncaksız yemekler, balık, taze meyve en sevilenlerdi (3).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) At the Chinese Table, C. Lai, Oxford University Press, 1984. Sayfa 5, 6.
(2) A.g.e., sayfa 40.
(3) A.g.e., sayfa 6.
The Kipchak-Kuman tribe, the Khazars, the Uzuns, which were part of a powerful Khazar state…
Karaite and Karaim are largely the same, but there is a subtle distinction depending on…
Kandinski, Moğol görünüşüyle gurur duyuyordu ve 17. yüzyıl Tunguz başbuğu Cantimur'un soyundan gelmekle övünüyordu. Pek…
Kölecilik yadsınamaz bir gerçeklikti; insanlıkçılık (hümanizm), iyi bir efendi gibi davranmaktan ibaretti. Romalılar köleleri büyük…
Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…