Categories: Kültür

Dayak

Uzun bir süreden beri “kadına şiddet” konusu gündemden düşmüyor. Ama yeterince uzun bir zamandan beri değil. Ama neyse ki bir süreden beri gündemde.

Bence üzerinde durulması gereken konu şiddet. Toplumumuzda herkes birbirini dövüp duruyor.

Nedeni haklı mı haksız mı o tartışılıyor. Oysa tartışılacak bir şey yok: Kimse kimseyi dövemez. Hiçbir canlı dövülemez.

Çocuk, kundaktan başlayarak dövülüyor, hayata böyle başlıyor. Terbiye ediliyor.

Çocuğu başta baba, ağabey (bu, çok uygun bir kelime, yaşça büyük erkek kardeşin patronluğunu çok iyi tanımlıyor), amca dövüyor. Genelde bu “hak”ta, baba tarafına öncelik tanınıyor.

Bazı ailelerde anne ve annenin akrabaları da olaya katılıyor. Boşluk bulurlarsa…

Bu çocuklar ailede kendinden küçük olanları, sokakta kendinden zayıfları döverek aileden gördükleri şiddeti sürdürüyorlar.

Baba eve gelip anneyi de dövdüğü için, olayı görsel olarak da deneyimlemek imkanı buluyorlar. Anne ayrıca kayınpederinden ve koca ailesinin diğer üyelerinden de dayak yiyiyorsa, çeşitlemelerden de haberdar oluyorlar.

Bu çocuklar, serviste şoförden, okulda öğretmenlerden, büyük sınıflardaki çocuklardan da dayak yiyerek büyüyünce, evlenince eşlerini değil karılarını, çocuklarını döverek hayatlarını sürdürüyorlar.

Babanın, ananın, akrabaların çocuğu sevmemesi söz konusu olamayacağından dayak ile sevgi arasında bir bağlantı aranmıyor.

O yüzden herkes birbirini “sever de döver de.”

Sokak ortasında dayak yiyen hamile kadın kocasından şikayetçi olmayınca şaşırıyoruz. Oysa kocası onu büyük ihtimalle sevmektedir! Kocasından ayrılıp, baba evine dönüp, daha kalabalık bir ekip tarafından dövüleceğine,  boşanmış bir kadın olarak baskı göreceğine, arada bir keyif de aldığı koca evini tercih etmesi doğal değil midir?

Bazı kalıcı sakatlanmalarla gündeme gelen bebek-çocuk haberlerinden çok daha yaygın olan aile içi şiddetin üzerine, söylemekten korkmadan, babanın bile çocuğunu dövemeyeceği toplumun kafasına işlenmeye başlanmalıdır. Böylece sonuçla değil, sebeple baş edilmeye çalışılmış olur.

Toplumumuz için şiddet incelenmesi gereken bir konu. Dayak tabii ki şiddetin sadece bir yönü.

Füsun Kavrakoğlu

Paylaş
Published by
Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Faşizm Diktatörlük 49

Faşizm, eşitsizliği meşrulaştırır. Alman asıllı Amerikalı milyarder girişimci Peter Thiel’in (1967-) “doğal hiyerarşiler” teorisi, zenginlik…

3 dakika ago

Madhubani Sanatı

Madhubani sanatı, Hindistan'ın Bihar Eyaleti’nin kuzey kısmı ile  Nepal'in doğu bölgelerini kapsayan tarihi ve kültürel…

22 saat ago

Batıda Doğu İslam ve Türk Algısı 95

Hegel için antik Yunan coğrafyası, Sokrates’i ile Oedipus ve Antigone’si ile özgür ve uygar birey…

2 gün ago

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

3 gün ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

4 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

5 gün ago