Entelektüel, zihnini doyurma sevdasıyla yaşayan, bilme yetisini geliştirmeyi önemseyen, hayatı anlamaya öncelik veren bir kişilik özelliğidir. Konuları derinlemesine düşünmeye eğilimli bir insan tipidir. Yaşama düşünsel bir bakış tarzı vardır. anlama uğraşına daha çok ağırlık veren, zihinsel ihtiyaçlarını diğer ihtiyaçlarından daha fazla önemseyen insandır. Düşünmeye, anlamaya yönelik bu ilgi, hayatın tadını zihinsel çalışmalar aracılığıyla çıkarmaya yöneltir onları. Ama entelektüel tanımı, kişinin bilgi miktarına değil, bilgiyi önemsemesine, düşünmeyi sevmesine bağlıdır.
Entelektüellik, suskun kalmamak, görmezden gelmemek ile de ilişkilendirilir. Entelektüeller toplumla da, yöneticilerle de kolay kolay uyuşamaz, çoğunluktan ayrı düşerler. Onun için entelektüel yalnızlığı diye bir şey vardır.
Aydın, ya da eski deyişle münevver, aydınlanmadan yana olan, toplumu aydınlatmayı kendine misyon edinmiş kişidir.
Her entelektüel yaşadığı dönemdeki ilerici hareketlerden yana olmayabilir. Marquez ve Neruda eşitlikçi toplum idealine yakındı; onlar birer aydındı. Oysa dünya yazarları arasında en entelektüel olanlardan biri, Borges öyle değildi, o konularla pek uğraşmazdı.
Entelektüellik, insanı mutlaka belli bir politik tavra götüren bir özellik değil; dünyayı zihinle, bilgiyle anlama çabası.
Cumhuriyetin köy öğretmenleri aydındır ama entelektüel olmaları zordur.
O yüzden, bu iki kavram eşanlamlı değildir, farklı kavramlardır (1).
“Entelektüellerin zihinleri neden ve nasıl sorularıyla zehirlenmişti….Marangozlar, kasaplar ve muslukçular – bu tür insanlar soru sormaktansa cevap vermeleri gerektiğini bilirler.” (2).
Yararlanılan Kaynaklar
Milliyetçilik, ‘ilerici’ bir kisveden 18. yüzyıl sonlarında tutucu bir ideolojiye dönüştü. Neo-nasyonalizm, ‘bastırılmış milliyetçiliklerin geri…
“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…
Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…
Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…
Song Hanedanı döneminde (960-1279) öyküler önemini yitiriyor, drama ve roman gelişiyor, bu durum Moğollar döneminde…
Eski Çinlilerin tanımına göre ancak ahlaksal ya da siyasal bir değeri olan yapıt yazınsal sayılabilir.…