
Bu granit, 132 cm yüksekliğindeki üstü yazıtlı taş figür, Moğolistan’ın başkenti Ulan Bator’da Ulusal Moğol Tarihi Müzesi’nde sergileniyor. 700’lü yıllara tarihleniyor. Figürün yüzündeki ifade ve çizgilerin Türk dönemine ait taş figürlerin bütün özelliklerini taşıdığı düşünülüyor: Yuvarlak bir baş, geniş ve yuvarlak bir yüz, burun köküyle birleşen kaşlar, belirgin gözler, geniş burun kanatları ve eğri bir bıyık. Figürün üzerindeki kahverengi ve sarı boyalar daha geç döneme ait. Gövdesi üzerinde 72 işaret ve 3 damga izi, altışar satırdan oluşan bir yazı görülüyor. Bu yazı, o dönemde Türklerin kullandığı Run harfleriyle yazılmış. Yazıda, Bilge Kağan ve Kül Tigin‘in babaları, İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı‘nın kurucusu İlteriş Kağan ile ünlü devlet adamı Tonyukuk’un adları anılıyor. Bu taş figürün, üstü Runik yazılı en eski örnek olduğu kabul ediliyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2019.
- O dönemde Türk büyüklerinin mezar taşları ya Çin etkisinde ya da doğrudan Çinli sanatçılar tarafından yapılmıştır. Mezarlar etrafına konan ve ölenin öldürdüğü düşmanları simgeleyen ve göçer ölü gömme merasimlerinin geleneksel ögeleri olan insan figürü biçiminde mezar taşlarının, balbalların, sanatsaldan çok simgesel içerikleri önemlidir.
- Kül Tigin’in mezarı, Çinli ustalar tarafından bir Çin mezarı gibi yapılmıştır. Simetrik düzenli, iki katlı bir Çin pavyonu biçiminde bir yapı Kül Tigin’in mezarı üzerinde yükselir. Yapının ekseninde bir kaplumbağa üzerine yerleştirilmiş, bir yüzü Çince, öteki yüzü Türkçe yazılı bir mezar taşı vardır. Bu pavyonun düzeni, Çin mezar geleneğindeki gibidir.
- İbn Fadlan 920’de Oğuz Türklerinin ölü gömme merasimini şöyle anlatır: “Ölü oturmuş ve giyinik olarak büyük bir çukura konuyor ve eline kımız dolu bir çanak veriliyordu. Ayak ucuna bütün eşyaları ve yine kımız dolu bir başka çanak konuyordu. Daha sonra çukurun üstü ahşaplarla yatay olarak örtülüyor, mezarın üzerine bir tür tavan yapılıyordu. Sonra bütün atları (bazen yüzlerce) kurban edilerek mezarın etrafına gömülüyordu. Toplananlar, öteki dünyaya bu atlara binerek gidecek, diye bağırıyorlardı. Sonra öldürdüğü insanların sayısı kadar tahta heykelcikler, balballar, mezar üzerine konuyor, bunlar sana öteki dünyada hizmet edecek,” deniyordu. Ölüyü yakma adetinden, ölenle birlikte hizmetçilerinin de gömüldüğünden bahseden kaynaklar da vardır.
Yararlanılan Kaynaklar
Batıya Göçün Sanatsal Evreleri, Doğan Kuban, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017, sayfa 84, 120, 121.
Eski Türk Anıtları ve Taş Heykelleri, Dovdoi Bayar, Cengiz Han ve Mirasçıları Büyük Moğol İmparatorluğu, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, 2006, sayfa 100 .


Comment
Füsun Hanım,
Göktürk Balbalları ile ilgili yazınızı ve görselleri MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİ adlı Bilgi Ağı (ansiklopedisii) adlı kitabıma almak isterdim. Ancak resimleri kppyalayamadığımdan alamadım.
İzin verirseniz ve bu resimleri ve varsa daha fazlasını -renkli de olsa- mail adresime gönderirseniz Göktürk Medeniyeti bölümüne almak istiyorum.
Saygılarımla.
Dr. Nusret Alperen
nusretalperen1944@gmail.com