1064 yılında Ani’yi fetheden Selçuklu Sultanı Alparslan, şehrin idaresini Selçuklular adına sürdürmesi için Şeddatlı Emiri Ebu’l Esvar’ın oğlu Manuçehr’e bırakmıştır. Manuçehr’in ilk yaptırdığı yapılardan birinin Manuçehr minaresi olduğu ve Gazneliler’in zafer kuleleri gibi tek başına bir anıt olarak yaptırıldığı düşünülmektedir. Bir başka görüş, yapının Ani Ulu cami olarak yapılmış olduğu ve 1071-1072 yıllarında inşa edildiği yönündedir. Yapının daha önceden başka bir amaçla yaptırılmış olabileceği, ancak Selçuklu fethinden sonra camiye dönüştürülerek minarenin eklenmiş olabileceği de bir başka değerlendirmedir. Ebu Manuçehr Camii ya da Ani Ulu Camii günümüze kadar tam olarak çözümlenmiş değildir. Ancak yapıda Selçuklu dönemine ait üslup özellikleri barizdir. Son cemaat yerinin 19. yüzyılın sonlarına kadar sağlam olduğu biliniyor. Buranın Anadolu’da inşa edilen ilk cami olduğu da söylenir. 2009 kazılarında camiye ait bir türbe ortaya çıkarılmıştır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Uzun süre cami olarak kullanılmış yapı, 1907-1921 yılları arasında depo-müze işlevi görmüştür. Orta alanda, bugünkü giriş kapısının bulunduğu kısmın güneyi, içten kesme taşlarla kapatılarak depo-müze
haline getirilmişti. Orta alanın solunda, içinde depo-müze olduğu döneme ait, çevresi kesme taşlarla örülü, bodruma ait bir hücre bulunmaktadır. Burasının, ahşap kapakla örtülü iç mekana ait, malzemenin konulduğu bir mekan olduğu düşünülmektedir (27c, sayfa 252).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Minare, İpek Yolu’nu da kontrol edebilen bir yere yaptırılmıştır. Ancak yapının doğu kısmı eğimli zemine geldiğinden zemin yükseltilmiştir. Orta Asya Türk minareleri geleneğini sürdüren sekizgen minarenin üzerinde renkli taşlarla işlenmiş Besmele vardır, günümüzde şerefesine kadar olan kısmı mevcuttur. Külah kısmı hakkında bilgiye ulaşılamamıştır. Şerefenin başladığı yer mukarnaslıdır. Basamaklar, gövdeye açılmış mazgal pencerelerle aydınlatılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…
20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…
Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…
İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…
En yoğun Kelt kalıntıları kategorisini yeraltı mezarları oluşturur. Her mezarda kişisel giysiler ve cenaze sunguları…
Güneş, Ay, hayvanlar ve ormanlara taparlardı. Ayinlerinde dans edilirdi. Şehirlerde, açık havada veya mağaralarda tapınıldığı;…