Categories: Edebiyat

Kudüs

“Nobel Edebiyat Ödülü’nü otuz yıl içinde kazanacak’”

“Portekiz edebiyatı ondan öncesi ve sonrası olarak ayrılacak”

“Portekizli Kafka”

“Philip Roth ve John Banville ile aynı ligde”

“Avrupa Edebiyat ödülü sahibi”

“Fransa’da En İyi Yabancı Yabancı Kitap Ödülü sahibi”

New Yorker’da yayınlanmış harika bir eleştiri, Jose Saramago Ödülü ve ülkesinde daha başka pek çok ödül kazanmış olduğunu okuyunca doğrusu okumadan duramadım, bu yazarı artık ben de tanımalıyım dedim. Kırmızı Kedi Yayınevi’nden Türkçesi çıkan Kudüs romanı ayrıca, gelmiş geçmiş en önemli romanların listelendiği “Ölmeden Okunması Gereken 1001 Roman” arasına da girmişti. En azından benim tanıdığım, Fernando Pessoa ve Jose Saramago gibi ustalar yetiştirmiş Portekiz edebiyatının Tavares öncesi ve sonrası diye ayrılması teklifi bile yeterince iddialı idi.

Gonçalo M. Tavares’i sonunda okumuş olmaktan gerçekten memnun oldum.  Romanın nerede geçtiği açıkça belirtilmiyor ama isimlerin ve olayların yaptığı çağrışımlar, Mezmur 137’nin leitmotiv olarak kullanılması bize bazı ipuçları veriyor, ama olayları günümüze de taşıyor. Farklı bir vahşet sorgulaması yapılırken,  zeka, sevgi, tarih, deli/akıllı tanımlamaları için de farklı yorumlar getiriliyor.

İlahi adalet ve yeni bir “tarihin” sonu için yazılmış oldukça politik bir roman.

Ayrıca son zamanlarda maliyetleri düşürmek için bazı yayınevlerinin yapmaktan vazgeçtikleri ve bu sebeple son basılan kitaplarına yansıyan hatalar ile okuyucunun okuma keyfini kaçıran SON OKUMA faaliyetinden kaçınmayan Kırmızı Kedi Yayınevi’nden Tavares’in diğer kitaplarını da yayınlamalarını heyecanla bekliyorum.

Gonçalo M. Tavares’in Kudüs romanı, daha önce blogumuzda yayımladığımız Postmodern Roman kategorisinin altına not edebileceğiniz bir eser.

Boş Cyclon B gaz kutuları. Bazı yerlerde ( ? ) 1942-43 arasında 20 ton kullanıldı. Bu gazın 5-7 kilosu 15-20 dakikada 1500 kişiyi öldürüyor. Aynı yerde toplanmış 7 ton saçta (yatak yapımında kullanılıyordu) bu gazın kalıntıları tespit edildi. Romanda çok çarpıcı olarak betimlenen üstüste yığılı vücutları temsil edebileceğini düşündüm.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Dayı Parçası

  Murat Yalçın’ın son kitabında özgün söyleyiş örnekleri vermeye, kavramsal açılımlar getirmeye ve zengin anlamsal…

3 gün ago

Yemek Kültürü 24 Bira

  Çivi yazılı tabletlerden Mezopotamya’da en bilinen içkinin bira olduğunu anlıyoruz. Bira arpadan yapılıyor. Biranın…

3 gün ago

Likya Işık Ülkesi 64 Telmessos – Fethiye

  Burası, Karia ve Likya arasında bir sanat-kültür ve ekonomi merkezi olmuştur. Telmessos, hem Attika-Delos…

3 gün ago

Mizah

  Octavio Paz, mizahı biçimlendiren kişinin Cervantes olduğunu söyler. Mizahı, aklın büyük keşfi olarak görür.…

7 gün ago

Yemek Kültürü 23 Et, Sebze ve Baharat

Kültepe tabletlerinden etlerin genelde koyun ve sığırdan elde edildiği; özellikle göğüs, sağrı ve but etlerinin…

7 gün ago

Likya Işık Ülkesi 63 Pınara

  Likçe’de yuvarlak anlamına gelen adını, üzerine oturduğu yuvarlak kayalıktan aldığı düşünülür. Nüfus artışı nedeniyle…

7 gün ago