Mozaik, Roma’nın MÖ 2. yüzyılda (MÖ 146) Yunanistan’ı eyalete dönüştürmesinin ardından öğrendiği bir sanattır.
Romalılar, Yunanlardan sanat alanında pek çok şey öğrenmişlerdir ama genel olarak baktığımızda, Yunan’da amaç şaheser yaratmak, Roma’da amaç kullanılabilir eserler yaratmaktır.
Antik Yunan’da MÖ 420 yılına tarihlendirilen en eski, çakıl taşlı, mozaik işinin Korinth’te olduğu söylenir. MÖ 3. yüzyıldan itibaren Yunan mozaikleri geniş bir renk skalası kullanılarak, küp şeklinde, bir milimetre kare ebadında kesilmiş taşlardan (tesserae) yapılıyor, uzaktan bakıldığında bir tablo gibi görünüyordu. Mozaikler, halka açık alanlardan ziyade, zenginlere ait evlerde bulunan lüks nesnelerdi. Mozaikler bir odalar hiyerarşisi oluştururdu. Daha ucuz olan siyah-beyaz mozaikler önemsiz yerlere, renkli tasarımlar misafirlerin ağırlandığı alanlara yapılırdı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
3. yüzyıla tarihlenen bir taban mozaiği. Yer mozaiği resim olarak tasarlandığında, odanın yalnızca bir tarafından düzgün açıdan görülebilirdi. Bir mozaik tablonun konusu, odanın kullanım amacını da belirtebilirdi; yemek yenilen yerde yiyecek ve içecek temaları, yatak odasında aşk sahneleri, hamamlarda masöz ve deniz temaları tercih edilirdi. Yer mozaikleri, duvar resimleri ve tavan tasarımları bütünsel olarak düşünülür, ileri düzey bir planlama gerektirirdi. MS 1. yüzyıldan sonra Roma İmparatorluğu’nun pek çok yeri mozaiklerle kaplanmıştı. Mozaiklerin duvarlara ve tonozlara yerleştirilmesi MS 4. yüzyıldan itibaren, kiliselerde öncü olacak bir geleneği başlatmıştı. Ama mozaiklerin aynı kişi tarafından mı tasarlanıp döşendiği hala bilinmiyor. Birer zanaatkar olan mozaikçilere ressamlardan daha az; fırıncılara, marangozlara, demircilere ödenenle aynı miktar ödeme yapıldığını biliyoruz.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Daha önce aynı konuyu Mihail Bakhtin’in değerlendirmesiyle yazmıştık. Şimdi ise Macar asıllı düşünür Györgi Lukacs’ın…
Alt-yapı kurumları toplumun ekonomik yapısını (üretim araçlarına kimin sahip olduğu, hangi toplumsal kesimin ekonomiye egemen…
From the second half of the 4th millennium BC, the so-called Kura-Araxes Culture spread throughout…
Biliyorsunuz Roma’yı Nazlı Birgen rehberliğinde Caravaggio ve Pasolini’nin izinde gezmiş, anılarımı haziran ayında paylaşmıştım. Son…
Destan (epik), şimdiki zamanla ilişki kurma imkanı sunmayan, tüketilmiş bir geçmişe hapsedilmiştir. Roman ise epiğin…
1960’ların sonlarından itibaren edebiyat kuramları metinden okura doğru kaymaya başladı. Umberto Eco, o zamana kadar…