Categories: Geziler

Libya 44 Gıdamis 1

Gıdamis, Çölün İncisi, Sahra’nın Mücevheri diye anılıyor.

Kentte iki yüz yıl kalan Roma dönemi öncesine ilişkin elde kesin bilgi yok.

Gıdamis’e giderken şehrin güneyindeki Al Hamadan al Hamra Çölü’nü (Kızıl Kayalar Çölü) geçtik.

Gıdamis’in eski kısmı 1999 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Burası bir Tuareg kenti.

Bölgede aynı adla üç kez şehir kurulmuş ama mimari özellikler hiç değişmemiş. Son kez kurulan şehrin 90 yıl önce kurulduğu düşünülüyor.

Gıdamis, Libya’nın en büyük tarihi kenti.

Buradaki müze de zengin bir müzeydi ama fotoğraf çekme izni yoktu.

Mimari özellikleri, bölgenin gereklilikleri ile son derece uyumlu.

Tuareg mimarisinde yapılar dikdörtgen veya kare oluyor. Yapılar çok yalın, çatılar düz, yapının köşelerinde yukarı kalkık üçgen parçalar var.

Burada sıcaklık +40-50 derece olabiliyormuş. Yapılar, içeride en yüksek ısı 30 derece olacak şekilde tasarlanmış.

Gıdamis, kervan ticareti sayesinde çok zengin olmuş. En çok köle, deri, altın ve koku ticareti yapılıyormuş. 17. yüzyıldan sonra, deniz ticaret yollarının açılmasıyla çöl aşırı ticaret zarar görmüş ama Kuzey Sahra ticaretindeki önemini korumayı başarmış. Ayrıca hacılar için de önemli bir merkezmiş. 19. yüzyılda köle ticaretinin yasaklanması şehrin ekonomisine darbe vurmuş. Ama gerileyen ticaret 1910 yılına kadar devam etmiş.

Burada Kadiri mezhebi yaygınmış.

Gıdamis’ta çok fosil varmış. Afrika’nın pek çok yeri eskiden deniz imiş.

Eski şehrin kapısından girerek gezmeye başladık.

Üstü kapalı yollarda yorulanlar, sohbet etmek isteyenler için sekiler var.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Eski Gıdamis 1984 yılında Kaddafi’nin emri ile boşaltılmış. Hükumet, eski kentin duvarlarının dışına yeni bir kent kurmuş ve Gıdamis halkına yeni birer ev vermiş.
UNESCO, burayı restorasyon programına almak için Kaddafi’yi çok zor ikna etmiş.
Dar sokaklar, avlulu evler yaşayanları kızgın güneşten koruyacak şekilde tasarlanmış. Daracık sokaklar ufak meydanlara açılıyor ama planlama o kadar iyi ki, bu meydanlar da güneş almıyor.
Yaz aylarında eski evler yine doluyormuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Eski kent Gıdamis, bölgedeki iki büyük kabileye göre inşa edilmiş. Kentin kuzeyi Beni Velid, güneyi Beni Vezid kabilesine aitmiş. Kuzey kısım, kabilenin üç ailesi için üçe, güney kısım kabilenin dört ailesi için dörde bölünmüş. Bu yedi mahalle okulu, camisi, evleri, pazar yeri, meydanı ile her biri kendi içinde bir kent gibi organize edilmiş. Mahallelerin kapısı geceleri kapatılıyormuş. Mahalleler arasında çatışmalar yaşansa da dış tehlikeye karşı birleşiyorlarmış. Fogas denen üçüncü bir bölge ise, göçebe hayatını bırakıp yerleşik düzene geçen Tuaregler’e aitmiş.

Kentin dar sokakları güneş ışığından tamamen korunmalı. Bazı yerler ışık gerektirecek kadar karanlık olabiliyor. Yolları aydınlatmak için duvarlara yer yer kandil koymak için oyuklar yapılmış ve daha fazla ışık için beyaza boyanmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yapılar çamur, tuğla ve hurma ağacı gövdesi kullanılarak yapılıyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Gıdamis’ın en eski ikinci camii olan Yunus Camii.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Hacıların oturduğu evlerin kapıları mutlaka süslü olurmuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kemerlere, duvarlara alçı kalıp ile yaptıkları kabartma el izleri (positive hand stamps). Bunları bazen de içeriye göçük, negatif yapmışlar.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

 

 

Füsun Kavrakoğlu

View Comments

  • Sayın Kavrakoğlu
    Sitenizle tanıştığım günden bu yana üyesiyim. Düşük okuma hızımla yazma hızınıza yetişebilme olanağı bulamıyorum. Birikimlerinizi bu kadar geniş gönülle paylaştığınız için, paylaşımlarınızdaki özen için ve hepsine verdiğiniz emekler için sonsuz teşekkürler. Mutlu yıllar efendim...

    • Hayri Bey, güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Özenli olmaya çalışıyorum.

      Yeni Yıl mesajıma yazdığınız o kısacık cümleye de benim hayran olduğumu belirtmek isterim.

      Saygılar,

      Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

4 saat ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

1 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

2 gün ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

3 gün ago

Hammershøi 2

Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…

4 gün ago

Hammershøi 1

İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…

5 gün ago