Eski Kültürler

Likya Işık Ülkesi 27 Denizcilik

  • Tunç Çağından itibaren Akdeniz’de açık denizcilikten çok kıyı denizciliği yapılmıştır. Kıyı denizciliğinin tercih edilmesinde o dönem için gemilerde uzun süre açık deniz yolculuğunu kaldırabilecek donanımın bulunmaması, denizcilerin su ve yiyecek ihtiyaçlarının kolay karşılanmasının yanı sıra gece veya kötü hava koşullarında sığınılacak liman veya koy imkanının bulunması gibi nedenler sayılabilir.
  • Uluburun ve Gelidonya Burnu’nda tespit edilen iki gemi batığı ile, Likya bölgesinin en azından Tunç Çağı sonlarına doğru Akdeniz ticaret rotası üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Dağlık ve engebeli Likya coğrafyası, ancak bazı noktalarda liman oluşumuna izin vermiştir. Antik Çağ Likya denizciliğinde siyasi ve ekonomik güçle birlikte, uluslararası deniz ticareti yapma ve gerisinde bulundurduğu alüvyon ovalarından faydalanma imkanı sağlayan Patara ve Andriake limanları önemlidir. Fakat Likya’da bu iki limandan başka küçük ölçekli veya bölgesel çaplı limanlar da bulunmaktadır. Bunlar Idyros, Phaselis, Korykos, Olympos, Posidarisus, Melanippe, Gagai, Phoinikos, Simena, Teimiusa, Aperlai, Antiphellos, Kalamaki, Phoinike, Pydnai, Artymnessos/Perdikiai, Kalabantia, Karmylessos, Telmessos, Kyra, Lissa ve Lydai’dir.

 

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Likya Uygarlıkları Müzesi, 2019.

 

  • Bir halat ya da zincir vasıtasıyla su dibine bırakılan çapalar, ağırlıkları veya kollarıyla dibe tutunarak geminin su üstündeki konumunu sabitler. Çapaların ilk adımını çapa taşları oluşturur. Deniz taşıtlarındaki gelişimle birlikte şekil kazanmaya başlayan çapa taşları, zamanla taş çapalara dönüşmüştür. Başlangıçta ortalardan açılan bağlama delikleri zamanla ağırlık merkezini aşağı doğru vermek amacıyla taş çapaların üstlerine açılmaya başlamıştır.
  • Kompozit olarak nitelenen iki veya çok delikli taş çapaların Tunç Çağında Akdeniz’de kullanıldıkları bilinmektedir. İki delikli taşların bir kısmı kompozit taş çapalardır. Bazı iki delikli taşlar ise çapayla gemi arasında hat ağırlığı olarak kullanılmıştır. Taş çapaları, farklı boy ve biçimde ahşap ve demir çapalar takip eder. MÖ 7. – 3. yüzyıl arasında Akdeniz’de yoğun olarak kullanılan ahşap çapalar, önce taş, sonra kurşunla deniz dibine sabitlenmiştir. MÖ 3. yüzyıldan itibaren demir çapalar kullanılmaya başlamıştır.

 

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Likya Uygarlıkları Müzesi, 2019.

 

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

11 saat ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

2 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

2 gün ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

4 gün ago

Hammershøi 2

Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…

4 gün ago

Hammershøi 1

İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…

5 gün ago