Osmanlı İmparatorluğu, gönüllü veya zorunlu iskan politikasıyla Batı Trakya, Meriç Vadisi, Sancak, Makedonya’nın bazı bölgeleri gibi stratejik yerlerde Türk nüfusun çoğunluğu oluşturmasını gözetti. Türkmen veya Yörük denen ve hayvancılık yapan göçebe Türkler, Balkanlar’da ve Doğu Akdeniz adalarında kırsal bölgelere göç ettirildiler.
Makedonya’da, Plackovica Dağları’nın eteklerindeki Alikoç Köyü, bir Yörük köyü. Yörükler Yıldırım Beyazıt zamanında yerleştirilmiş bölgeye…
Fotoğraf: Yeni Tan Gazetesi

 

  • 1390’ların ortalarına gelindiğinde Sırp prensler Osmanlı vasalları konumundaydı ve Makedonya’da onlar hüküm sürüyordu. Sırp isyanları ve Avusturya’nın güçlenmesi Osmanlı’yı zora soktu.
  • Osmanlı İmparatorluğu, gönüllü veya zorunlu iskan politikasıyla Batı Trakya, Meriç Vadisi, Sancak, Makedonya’nın bazı bölgeleri gibi stratejik yerlerde Türk nüfusun çoğunluğu oluşturmasını gözetti. Türkmen veya Yörük denen ve hayvancılık yapan göçebe Türkler, Balkanlar’da ve Doğu Akdeniz adalarında kırsal bölgelere göç ettirildiler.
  • 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na kitlesel Yahudi göçleri gerçekleşti. İspanya, Portekiz, Sicilya ve Güney İtalya’dan Sefaradlar; Almanya ve Macaristan’dan Aşkenaziler İstanbul’a ve başta Selanik olmak üzere Balkan şehirlerine yerleştirildiler.
  • Makedonya yüzyıllar boyunca Asya ile Avrupa arasında göçlerin köprüsü olmuştur. Yüzyıllar boyunca ayrı dilden, ayrı dinden insanlar Makedonya’yı seçmiş, yerleşmişlerdir.
  • Osmanlı İmparatorluğu’nun kozmopolit hakim sınıfının çoğu Rumeli’nden olmuştur. Genç Türk/ Jön Türk Devrimi de, Makedonya ve Trakya’ya dayanmıştır.
  • Padişahlar, gazilerin Makedonyalı kadınlarla evlenmeleri için ferman çıkarmışlardır.
  • Devriyelere hemen yardımcı olmak üzere Balkanlar’da bütün Müslüman erkekler silah taşırlardı.
  • Bütün Makedonyalılar’ın elde silah büyüdükleri için iyi nişancı oldukları söylenir.
  • Makedonya’da akraba ya da yakın dost olan ailelerin kadınlarıyla erkekleri arasında kaç-göç yoktu. Ailenin yakın saydığı bir erkek konuk gelince, kadınlar sofraya oturmasalar bile, yemek yenilen odada kalırlar, sofraya hizmet eder, konuşmalara katılırlardı.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Dr. David Livingstone 1

“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…

2 gün ago

Milliyetçilik 43 Paranoyak Milliyetçilik

Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…

3 gün ago

Kaya Sanatı

Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…

6 gün ago

Göçmenler 20

Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…

7 gün ago

Edebiyata Dair 13

19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…

1 hafta ago

Altay Balbalları

Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…

1 hafta ago