Ohri’de, özellikle de eski şehirde, bir çok kilise ve manastır var. Bunlardan biri, 1295 yılında eski şehrin Üst Kapı’sına yakın yapılmış olan Aziz Kliment Kilisesi. Haç planlı kilisenin avlusu çukurda.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.

  • Meşrutiyetin yarattığı olumlu ortam uzun ömürlü olmadı: 1909’da Adana’da Ermeniler’in başına gelenler; 1911 yılında Bulgar çetelerin Makedonya’da tekrar tedhiş hareketlerine başlamaları gibi.
  • Padişah V. Mehmet Reşat 1911’de Kosova’ya gitti. Her zaman padişaha bağlılığı ile bilinen Kosova’da ilgi beklendiği gibi olmadı. Padişahı karşılamak için İpek, Yakova ve Prizren’den temsilci gelmedi. Buna karşılık Selanik, Manastır, Üsküp ve Priştine gibi kent merkezlerinde halk Sultanı coşkuyla karşıladı. Bazı isyancılar gelip teslim oldular. Kosova sahrasında binlerce Arnavut’un katılımıyla Cuma namazı kılındı.
  • 1912 yılındaki Birinci Balkan Harbi’nde Osmanlı İmparatorluğu Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan ve Karadağ’la yaptığı savaş sonucunda Balkan topraklarının çoğunu kaybetmiş, elinde küçük bir Makedonya kalmıştı. İkinci Balkan Savaşı da hemen 1913’te başlamıştı.
  • Arnavutluk’un tek bir vilayet olması, eğitimin Hint-Avrupa dilleri grubundaki Arnavutça ile ve 1908 Manastır Ulusal Kongresinde alınan kararla 36 harften oluşan Arnavut alfabesi ile yapılması, Arnavutluk’ta toplanan eğitim vergisiyle okulların açılması, Arnavutluk’a Arnavut devlet memurlarının tayini ve mahkeme dilinin Arnavutça olması, barış zamanlarında askerlik hizmetinin Arnavutluk’ta yerine getirilmesi gibi 1878’den beri fazla değişmeyen taleplerle, ama bu defa hem Müslüman hem Hıristiyan Arnavutların katıldığı Büyük Arnavutluk İsyanı 1912’de başladı. Aslında Arnavut alfabesinin Arap veya Latin harflerine göre düzenlenmesi ve Arnavutça eğitim konularında Arnavutlar arasında görüş ayrılıkları vardı. İsyancılara karşı gönderilen birliklerdeki Arnavut subaylar ve neferler kitleler halinde firar etmeye başladılar. Asiler Debre, Filibe, Manastır ve Üsküp’ü ele geçirdiler. Babıali, taleplerin çoğunu kabul edince asiler Üsküp’ü boşalttılar ve isyan sona erdi.
  • Bulgarlara ve Sırplara kaybedilen savaşlar sonucunda 1912 yılında Sırp ordusu Üsküp’ü ele geçirip Manastır’a ilerledi. Bulgar ve Yunan orduları arasında, Selanik’i ele geçirmek için, kıyasıya bir yarış vardı. 9 Kasım’da Yunan ordusu güneyden, Bulgar ordusu kuzeyden Selanik varoşlarına ulaştılar. 10 Kasım’da Yunan, 11 Kasım’da Bulgar askerleri Selanik’e girdiler. Sırplar 19 Kasım’da Manastır’ı, 21 Kasım’da Ohri’yi ele geçirdiler. Kasım 1912’de Bulgar ordusu Çatalca’daydı. Osmanlı ve Bulgar orduları Çatalca siperlerinde aylarca karşılıklı beklediler. Açlık ve kolera ile uğraşmakta olmalarına rağmen İstanbul’a saldırmaya karar verdiler ama yenildiler. Bulgarlar Manastır’ı istedikleri için Sırplarla aralarında anlaşmazlık çıkmış, Sırbistan Edirne kuşatmasında Bulgarlarla birlikte çarpışan askerlerinin bir kısmını geri çekmişti. Bulgarlar İstanbul’un peşindeyken Yunan ve Sırp orduları neredeyse tüm Makedonya’yı rahatça aralarında paylaştılar. Böylece Bulgarların Makedonya üzerindeki iddiaları zayıflamış oldu.

 

Aziz Kliment Kilisesi’nin içinden.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Çin 185 Eski Çin’de Müzik 1

Eski Çin kültüründe müzik, kalbin sesi ve evrenin imgesi olarak görülür (1). Eski Çin müziği…

1 gün ago

Edebiyata Dair 23 Lukacs’a Göre Destan ile Roman Farkı

Daha önce aynı konuyu Mihail Bakhtin’in değerlendirmesiyle yazmıştık. Şimdi ise Macar asıllı düşünür Györgi Lukacs’ın…

2 gün ago

Edebiyata Bakış Açıları 4 Toplum Odaklı Bakış Açısı

Alt-yapı kurumları toplumun ekonomik yapısını (üretim araçlarına kimin sahip olduğu, hangi toplumsal kesimin ekonomiye egemen…

3 gün ago

The Kura -Araxes Culture – Early Bronze Age

From the second half of the 4th millennium BC, the so-called Kura-Araxes Culture spread throughout…

4 gün ago

Pier Paolo Pasoloni (1922-1975) 2

Biliyorsunuz Roma’yı Nazlı Birgen rehberliğinde Caravaggio ve Pasolini’nin izinde gezmiş, anılarımı haziran ayında paylaşmıştım. Son…

5 gün ago

Edebiyata Dair 22 Bakhtin’e Göre Destan ile Roman Farkı

Destan (epik), şimdiki zamanla ilişki kurma imkanı sunmayan, tüketilmiş bir geçmişe hapsedilmiştir. Roman ise epiğin…

6 gün ago