Oldukça kısa süren bu akım, mevcut siyasi koşulları ve toplumun yaşadığı baskıları konu edinir.
George Orwell’e (1903-1950) göre, bu edebiyat, proletarya için yazılmış ve proletarya tarafından okunan eserleri kapsamaz. Zengin kesimin bakış açısına yer vermeyen, yalnızca işçi sınıfının yaşantısına, mücadelesine destek sağlamak amacıyla yazılan bu eserlerde, bir devamlılık ve gerçek bir edebi tat söz konusu olamaz. Orwell, proletaryanın egemen sınıf olmadan bağımsız bir edebiyat yaratabileceğine inanmaz. D. H. Lawrence’ın (1885-1930) Oğullar ve Sevgililer adlı romanını, öyle bilinmesine rağmen, proleter edebiyat türüne dahil etmediğini söyler. Lawrence’ın bir kömür madencisinin oğlu olduğunu ama aldığı orta sınıf eğitiminden dolayı işçi sınıfından uzaklaştığını; işçi sınıfı hakkında yazan Charles Dickens’ın (1812-1870) da işçilerin yaşamıyla ilgili yeterli bilgisi olmadığını belirtir.
Orwell, profesyonel yazarların proleter yaşamdan habersiz olduğunu; işçi sınıfından yana olmak ve işçi sınıfı hakkında yazmak arasında büyük fark olduğunu öne sürer.
Proleter Edebiyat, bizdeki Toplumcu Gerçekçi Edebiyat ile ilişkilendirilerek düşünülebilir.
Bizdeki örnekleri Tanzimat Dönemi’ne kadar uzanır. Milli Edebiyat Dönemi’ndeki (1911-1923) en bilinen örneği Reşat Nuri Güntekin’in (1889-1956) Çalıkuşu adlı yapıtıdır.
Köy Enstitülerinde yetişen köy kökenli yazarlar konularını daha çok toprağa bağlı insanların hayatlarından alan eserler yazmışlardır.
Sabahattin Ali (1907 – 1948), Kemal Tahir (1910 – 1973), Aziz Nesin (1916 – 1995), Orhan Kemal (1914 – 1970), Yaşar Kemal (1923 – 2015), Halikarnas Balıkçısı (1886 – 1973), Necati Cumalı (1921 – 2001), Samim Kocagöz (1916 – 1993), Kemal Bilbaşar (1910 – 1983), Mahmut Makal (1930-), Talip Apaydın (1926-2014), Fakir Baykurt (1929 – 1999), Abbas Sayar (1923 – 1999), Muzaffer İzgü (1933-) türün önde gelen yazarlarından bazılarıdır.
Yararlanılan Kaynaklar
Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…
İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…
İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…
Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…
Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…
Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…