Kültür

Sömürgecilik 2

Ramazan Can, Aidiyet sergisinden, Zai Bodrum, 2022.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Keşifler ve fetihler çağından beri Avrupalı göçmen ve yerleşimciler, medenileştirme ve bayındırlaştırma (coloniser) adını verdikleri iki olguya yol açmışlardır.

Dünya nimetlerinin büyük bir kısmını ehil olmayanların elinde bırakmak makul ve adil bulunmamıştır. Onun için, medeni kavimlerin bu gruplara müdahale ile onları vesayetleri altına almaları meşru olduğu kadar insaniyet namına bir vazife, yüce bir uygarlaştırma görevi olarak kabul edilmiştir.  İlkel kavimlere bir terbiye, bir adalet fikri vermek, sermayenin kullanım biçimini öğretmek için anavatanın ahalisinden bir grubu oraya göç ettirerek bunları sağlamak hedeflenmiştir.

Bayındırlaştırma, muntazam ve medeni bir kavmin ahval-i bozuk veya ilkel bir kavme karşı medeni ve imarı hareketidir. Şirketler tarafından değil, devletler tarafından yürütülmesi daha uygun bulunmuştur. Hükümetin idaresi altında şahsi, manevi ve mülki dokunulmazlığın sağlanması gerekir.

Bu felsefenin sahibi Fransız Akademi üyelerinden Paul Leroy-Beaulieu’dur.

Jean-Baptiste Say, Richard Cobden ve Gustave de Molinari ise bayındırlaştırmanın meşruiyetini inkar etmişler ve medenileştirme vazifesi ile gidilen kavmin ekseriya mahvolarak,  sarf edilen sermayeden ve bu kadar zahmet ve meşakkatlerden de istifade edilemediğini ileri sürmüştür.

Keşfedilen arazi ahalisini kendi menfaatleri namına her surette kullanan, onları maddeten ve ahlaken her surette zarara uğratan ilk istilacılar, medeni bir vazife değil zulüm ve vahşetten başka bir şey yapmamışlardır. Avrupa ticareti asırlar boyunca kölelik üzerine kurulmuştur. İzlenen yol, bazı maddeleri ve hububat ticaretini tekel altına almak, gayet düşük fiyata satın alıp yüksek fiyata satmaktan ibaretti. Bu sistem, o topraklardan geçici bir süre yarar sağlamaktan başka bir işe yaramaz. Toprak bu süre sonunda iflas eder, verimsizleşir.

Yeni memleketlere gönderilen kişilere bazı imtiyazlar tanınmıştır. Bu Avrupalılar ekseriya memleketlerinde bir işe yaramamış geçimini sağlayamamış kimseler arasından çıkmıştır. Bunlar kendilerine tanınan imtiyazları da kötüye kullanmışlardır.

Demek “demokrasi götürmek” söyleminin eski versiyonu böyleymiş!

 

Yararlanılan Kaynak

Medenileştirme Vazifesi, Mustafa Suphi, Can Yayınları, 2022. Sayfa 11, 12, 30, 31, 32.

 

admin

Önceki Yazılar

Dr. David Livingstone 1

“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…

3 gün ago

Milliyetçilik 43 Paranoyak Milliyetçilik

Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…

4 gün ago

Kaya Sanatı

Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…

7 gün ago

Göçmenler 20

Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…

1 hafta ago

Edebiyata Dair 13

19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…

1 hafta ago

Altay Balbalları

Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…

1 hafta ago