“Afrika ülkelerinde ulusal sınırlar içinde dil birliği çoğunlukla emperyalistlerin dilleriyle sağlanıyor: Arapça, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ya da Portekizce birçok Afrika ülkesinde resmi dillerdir. Bu ülkelerin, hala eski imparatorlukların dillerinin konuşulduğu yerler olması çağdışı bir kalıntı olarak tanımlanabilir.
Afrika’daki çağdaş sınırlar, eski Avrupa imparatorluklarının kıtayı aralarında paylaşmalarıyla ortaya çıkan ve giderken arkada bıraktıkları idari sınırlardır. Bu sınırların, çoğu zaman bir kabileyi bölüp iki ayrı ülke sınırları içinde yaşamaya mahkum ettiğini, bu yüzden de Afrika’da birçok devlet olmasına rağmen -Kuzey Afrika hariç- çok az ulus devlet olduğunu fark etmemiz lazım.
Kuzey Afrika’nın dinamiği kıtanın geri kalan bölümünden çok farklıdır.
Arap ve Avrupa emperyalizminin getirdiği düzenlemeler kıtayı kaos içinde bırakmıştır. Afrika sınırlarının mantıksızlığı devam ettikçe uluslararası yardım sisteminin kalıcı bir etki yapabileceği düşünülemez. Yardım alanlarla verenler arasındaki yolsuzlukların çoğalıp bir sistem haline dönüşmesine sıkça rastlanıyor. Emperyalist dönemlerin bitmiş olmasının nedeni pahalıya mal olmasıdır; aynı maddeleri şirketler, hükümetler ya da savaş beyleriyle pazarlıklar yaparak, hiçbir yönetim sorumluluğunun altına girmeden çok daha ucuza alabilmenin mümkün olduğu anlaşılmıştır. Afrika haritası mutlaka yeniden çizilmelidir ama bir komite tarafından değil.”
Gelecek 10 Yıl, George Friedman, Pegasus Yayınları, 2011. Sayfa 279, 280-282.
Victoria Falls’da bir barda gördüğüm fotoğraf.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Zimbabwe, 2024.
Kolonyal bir güç olduğu dönemlerde Fransa; Fransız Hindiçini, Batı Afrika ve Yeni Kaledonya’daki banknotların üzerine, karaderili, çıplak memeli kadın resimleri yerleştirdi. Bu paranın kendisi de aslında, insanların olasılıkla banknotun üzerindeki yarı çıplak insanları görebilecekleri ülkelerin turistik bir tanıtım biçimiydi. Bu toprakların çok büyük bir bölümünde yerli kadınlar memeleri açık geziyordu. Ancak bu kadınların beyaz kadınların durumunda olduğu şekliyle alegorik değil de gerçekçi olarak sergilenmeleri ırkçı bir sömürüyü de ima ediyordu. Fransa’nın bu konudaki tek örnek olmadığını da belirtmek gerekiyor. Diğer bazı kolonyal güçler de aynı şeyi yaptılar. Portekiz sömürgesi olan Angola’da 1947 yılında basılan bir banknot, çıplak memeli karaderili bir genç kızı, bütünüyle örtülü beyaz bir kadının himayesi altında gösteriyor. Genç kızın kısmi çıplaklığı, İlkel bir gelişim evresini akla getirme amacını taşıyordu. Bu durumda yapılacak en iyi şey, Batılı kolonyal güçlerin modernleşmeci etkilerine güven duyulmasıydı. Koloni banknotlarında kara derili dişi figürlere yer verilmesinin nedeni harici güçlerin, beyazların korumasına muhtaç olduklarını akla getirmekti.
Memenin Tarihi, Marilyn Yalom, Çitlembik Yayıncılık, 2002. Sayfa 138, 139.
“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…
“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…
20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…
Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…
İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…