
Bahamalar’da, Nassau’da Vali Konağı’nın önünde Kristof Kolomb heykeline artistik bir müdahale önerisi, Dominik asıllı Amerikalı sanatçı Joiri Minaya (1990-), 2017.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Yarına Notlar Sergisi, Pera Müzesi, 2021.
18. yüzyılın sonlarında başlayan ve yarım yüzyıl sonra doruğa çıkan bir sömürgecilik döneminin ardından, Avrupalılar mevcudiyetlerini ana vatanları dışındaki bölgelere hızla yaydılar. Bu süreçte kentlerin kontrolü ve kentsel büyümenin desteklenmesi onlar için çok önemliydi. 1800-1914 yılları arasında sömürge şehirleri, Avrupa egemenliğinin yansıtılması, kurulması ve sürdürülmesi için kilit yerler olarak işlev gördü.
Ham pamuk, Hindistan’daki liman şehirlerinden Hint Okyanusu’nu, Süveyş Kanalı’nı ve Akdeniz’i geçerek Marsilya, Liverpool ve Hamburg gibi Avrupa limanlarına ulaşıyor, sanayi kentlerindeki fabrikalara naklediliyor, bitmiş mallar malzemenin ihraç edildiği şehirlere geri dönüyordu. Batı egemenliği sadece ekonomik değil, aynı zamanda idari ve askeriydi ve denizaşırı şehirlerin kontrolü, imparatorluk gücünün korunmasının temel aracı olmuştu.
Hong Kong, Singapur, Sydney, Melbourne ve Rangoon hızla büyümüş, 1900 yılında Kalküta’nın (Kolkata) nüfusu bir milyon, Bombay’ın (Mumbai) 780.000, Madras’ınki yarım milyona ulaşmıştı.
Güney Afrika’da, 17. yüzyılda bölgeye yerleşen Hollandalıların torunlarıyla (Boer’ler) rekabet eden İngilizler hem liman kenti Cape Town hem de 1880’lerde altının keşfinden sonra olağanüstü büyüyen Johannesburg üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Kuzeyde, 19. yüzyılda oldukça küçük kalmasına rağmen, Lagos, sömürge Nijerya’da hayati bir liman oldu.
İngiltere 1880’lerden başlayarak Mısır’ın kontrolünü ele geçirdi, Kahire bir sömürge şehri haline geldi.
1830’lardan itibaren, çok sayıda Fransız Cezayir’e göç etti ve nüfusunu neredeyse ikiye katladı. Daha sonra Fransa, Rabat (Fas) ve Tunus’u ele geçirdi. Saygon (Güney Vietnam) 1862 yılında, Hanoi (Kuzey Vietnam) ise kademeli bir işgalle resmen 1883 yılında Fransa’nın kontrolüne geçmiştir. Fransa, 1887 yılında bu şehirleri de içine alan Fransız Hindiçini sömürge birliğini kurmuştur.
Batavia (daha sonra Jakarta), Hollanda Doğu Hint Adaları’nın (şimdi Endonezya) yönetim merkezi olarak hizmet etti.
İspanya yüzyılın büyük bölümünde Filipinler’de Manila’nın kontrolünü elinde tuttu, ancak burayı ve Karayipler’deki Havana’yı 1898’de ABD’ye kaptırdı.
Portekiz, Çin sahilindeki Makao’da gücü 1999 yılına kadar elinde tuttu. Çin kıyıları boyunca anlaşma limanları oluştu. Yabancılar kendilerini Çin yasalarından muaf tutarak ve Çinlileri şehir yönetiminden dışlayarak yerleşim bölgeleri oluşturdular. Bu duruma İngilizler öncülük etti, Fransızlar ve Amerikalılar onlara Şanghay’da, Almanlar Tianjin’de ve Jiaozhou’da katıldı.
Şehirlerin Tarihi, Andrew Lees, İnkilap Kitabevi, 2022. Sayfa 87-90.


Leave A Reply