Categories: Eski Kültürler

Bizans İmparatorluğu 105 | Bizans-Osmanlı Etkileşimi 2

İstanbul’la Yüzleşme, Ahmet Güneştekin, Contemporary İstanbul 2015.
Sanatçı eseri için “Burada, İstanbul’un bütün medeniyetlerini özellikle bir araya getiriyorum. Dördüncü yüzyıldan bu yana İstanbul’da hüküm sürmüş medeniyetlerin bıraktığı izleri bir arada görerek hepsiyle yüzleşmeyi istiyorum. Aynı zamanda bu medeniyetin izlerine de dikkat çekiyorum” diyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Herkül Millas, İstos Yayınları’nda yayımlanan eserinde altı bine yakın Türkçe ve Yunanca ortak kelime olduğunu yazar.
  • Osmanlı döneminde Rumlara verilen alkollü içki, önce şarap, sonra rakı, üretim ve satış izni Rum evlerinin mutfaklarından meze zenginliği ve kültürünü bütün Konstantiniye’ye yaymış.
  • Bizans’ta başkentin ihtiyacı için et alım-satımı da devlet tekelinde imiş. Bu durum, Tanzimat’a kadar (1839) Osmanlı’da da böyle olmuş.
  • Buğday, Bizans’ta ve Osmanlı’da devlet tekelindeydi.
  • Türkçede balık isimlerinin neredeyse tamamı, kılıç ve kalkan hariç, Rumcadır.
  • Lakerda, havyar çeşitleri, tütsülenmiş ve tuzlanmış balıkların bize Bizans mutfağının armağanı olduğu konusunda tüm yemek tarihi uzmanları aynı görüştedir.
  • Osmanlı mutfağına yeşil yapraklı otlar konusunda Girit’in etkisinin çok olduğu söylenir.
  • Osmanlıların Bizans kültürünün Hıristiyan unsurundan değil, Helenistik kültürün bilimsel ve felsefi tarafından etkilendiğini savunanlar vardır.
  • Bizans’ta binaların cepheleri düz sevilmez, çıkmalar yapılırdı. Osmanlı evinin dış çıkmaları, cephesi Bizans, içi ise Orta Asya ve İran etkilidir, denir. Semavi Eyice, Osmanlı ev cephesi Bizans geleneğidir, der.
  • Osmanlı mimarisi doruk noktasına Bizans mimarisi ve sanatının, özellikle Aya Sofya’nın verdiği esinle ulaştı; Süleymaniye Camii, Aya Sofya’nın formlarının bir türevidir diyen kaynaklar vardır. Aya Sofya, imparatorluk camilerini tasarlayan mimarlar için devasa boyutlarıyla onlara meydan okuyan vasfını daima sürdürdü. Burası halkın zihninde de efsaneler yoluyla büyük bir kutsallık kazanmıştı.
  • Sıfırdan inşa edilen yapılarda da etkileşim görülür. Bursa camileri Yunan haçı planlıdır; narteks ile camilerin son cemaat yeri birbirine benzer.
  • Aya Sofya Osmanlı düzeninde de devlet protokolünde önemli bir yer tutuyordu. Bizans döneminde önemli resmi törenlere sahne olan yapı, Osmanlı döneminde de sultan-halifelerin, yılın en kutsal gecesi olan kadir gecesini çoğunlukla geçirdiği camiydi.
  • İlber Ortaylı, tüm imparatorlukların kozmopolit olduğunu; ama Roma’nın en kozmopolit imparatorluk olduğunu söyler. Bizans’ın çok kozmopolit olmadığını, Bizans’ta başka dinlere o kadar toleranslı yaklaşılmadığını;  Osmanlı’nın çok daha toleranslı olduğunu yazar. Yine Ortaylı’ya göre,  Roma dağınık kavimlere, Osmanlı millet olma şuuruna erişmiş kavimlere hükmetmiştir.
  • 6. yüzyılda Bizans’ta Hun kıyafetinin moda olduğuna ve orduda Bulgar kemerlerinin kullanıldığına dair kayıtlar bulunmaktadır.
  • Bizans imparatorunun zitzokion denilen tören elbisesinin adı, Hazar asıllı olup, Türkçe çiçek kelimesinin karşılığı idi.
  • 9. yüzyılda İkonaklast dönemin son imparatoru olan Theophilos’un (829-842) şehrin dışında (Küçükyalı semtinde) inşa ettirdiği Bryas Sarayı’nın Bağdat’taki Abbasi sarayının mimari tarzı ve desenlerinin taklit edilerek inşa edildiği Bizanslı tarihçi Theophanes Continuatus tarafından yazılmıştır.
  • 10. ve 11. yüzyıllarda Makedonya Hanedanı devrinde İslam maden işleme sanatı Bizans’ta moda olmuştu. Bazı değerli eşyaların üzerindeki süslemelerde yarı kufi yazıların kullanıldığı bilinmektedir.
  • Komnenoslar döneminde, yani 12. Yüzyılda, Bizans yaşamında Selçuklu kültür ve sanatından gelen etkilerin iyice ön plana çıktığı; Selçuklu mimari tarzını, resim ve süsleme sanatını aksettiren, Büyük Saray kompleksi içinde, müstakil bir bina inşa edildiğinden bahsedilir.
  • Hem Bizans’ta hem Osmanlı’da merkez ve eyalet mimari üslupları birbirinden farklıdır. Bizans’ta merkezde taş ve tuğla, eyaletlerde mimari doku tuğla ağırlıklıdır.
  • İki boyutluluk; abartılı ve parlak renk kullanımı; boşlukta asılı gibi duran figürler; figürlerin zaman ve uzamdan soyutlanmış gibi ve kıpırtısız olmaları; perspektifliksizlik; aşkın ve mistik boyutlar; rasyonellikten uzak kompozisyonlar ve sembolik olma; eserlerin çoğunun imzasız olması açısından Bizans mozaikleri ve Osmanlı minyatürleri ortak noktalar taşırlar.
  • Osmanlı saray müziği ile Bizans müziğinin makamsal yapısı, müzik aralıkları ve tınısı çok benzer. Tambur Bizans’ta da çok önemlidir. Neva, çargah, segah, dügah, rast, aşiran, yegah, hicaz, bestenigar, hüseyni hem Bizans’ta hem de Osmanlı’da kullanılan makamlar olmuştur. Doğu Roma, İran, Türk etkisiyle kimlik kazanmış bir müzikten bahsedebiliriz.
  • E. Darko, Bizans ordu yapılaşmasının gelişmesinde, Türk milletlerinin, özellikle Göktürk ve Avarların etkisi olduğunu öne sürer.
  • Bizans patriği ile şeyhülislamın konumları benzerdir. Hem Bizans hem Osmanlı dönemlerinde din, devletin meşruiyet kaynağını oluşturuyordu.
  • Kiliseler, sonra da camiler dini ve gündelik hayatın merkezini oluşturdu. Bu mabetler sosyopolitik düzlemde temsili boyutları olan kuruluşlardı.
  • Bizans imparatorları her Pazar kiliseye gider, halkın dilekçelerini alırdı. Aynı yöntemi padişahlar da Cuma selamlığında uygulamışlardır.
  • Her iki uygarlıkta da kutsal yerleri devam ettirme geleneği vardı. Pagan tapınaklar kiliseye, sonra da camiye çevrilmiştir. İkisi hariç kiliselerin camiye dönüştürmenin büyük bölümü II. Bayezid döneminde (1481-1512) gerçekleşmiştir.
  • Bazı veli türbelerindeki kuyu sularının şifalı olduğuna inanılırdı. Bu inanç bir yandan Allah’ın Şafi (şifa veren) isminin, velilerde tecelli ettiği görüşünden kaynaklanmakta, çoğu zaman Kabe’deki Zemzem Suyu ile ilintilendirilen bu kuyular bir yandan da antikçağın Asklepios kültünden Ortodoksların ayazma geleneği aracılığıyla Anadolu Türk kültürüne sızmış olan şifa ve hayat veren su kaynağı olgusuna bağlanır. Yenikapı Mevlevihanesi, Aziz Mahmut Hüdai ve Nurettin Cerrahi tekkelerinin türbelerinde bulunan kuyular bu geleneğin izlerini taşıyan yerlere verebileceğimiz örneklerdir. Merkez Efendi Tekkesinin avlusunda da bir Bizans ayazması vardır.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Likya Işık Ülkesi 36 Likya’da Adak Stelleri

  Antalya Müzesi’nde Kaş, Elmalı ve Kumluca’da bulunup, satın alma yoluyla müzeye kazandırılmış adak stelleri sergilenmektedir. Bunlar, MS 3. yüzyıla…

15 saat ago

Amfora

  Amfora, çift kulplu testi anlamına gelir. Kilden yapılan bu çift kulplu testiler, ağızları tıkaçla kapatılabilecek şekilde dar ve gemilerde…

5 gün ago

Moğolistan’daki Balballar 3

  Taştan Hayvan Figürleri Koyun, aslan ve diğer hayvanların taş figürlerine Türkler’in büyük anıtlarında rastlanır. Göçebelerin gündelik yaşamı içinde koyunun…

5 gün ago

Likya Işık Ülkesi 35 Likya’da Deprem ve Doğal Afetler

Bir felaket yoksa Likya her dönemde tok yaşamıştır.     Dünya üzerindeki kıtalar ve okyanuslar, büyüklü küçüklü çok sayıda tektonik…

5 gün ago