Philip Johnson (1906-2005) ve John Burgee (1933-) tarafından tasarlanan New York’taki A.T.&T. binası, en iyi bilinen Postmodernist binalardan biridir. Bina, yüksek Uluslararası Tarzın tipik bir örneği olarak görünen gövdenin üzerine kırık Klasik bir alınlık iliştirerek antik ve modern mimariyi harmanlamıştır. Binanın adı daha sonra Sony Tower olmuştur.
Fotoğraf:www.mimarimedya.com
2012 yılında Londra’da Victoria & Albert Museum’da açılan “Postmodernism: Style and Subversion 1970 – 1990” adlı sergiden bir Hans Hollein (1934-2014) tasarımı.
Sergide, 1970’lerin başında mimari ile sahneye çıkan Postmodernizm’in sanatın tüm dallarını nasıl hızla etkisi altına aldığını göstermek amaçlanmıştı. Çılgın renk kullanımı, suni görünümlü yüzeyler, tarihsel göndermeler, zeki espriler ile sınır tanımayan bir tasarım özgürlüğünün sinemaya, müziğe, grafik sanatlara, modaya nasıl hakim olduğu sergilenmişti.
Serginin ana parçası, fotoğraftaki, 1980 Venedik Mimarlık Bienali için hazırlanmış olan parçaydı.
Fotoğraf:www.acflondon.org-
The Capuchins were first established in Rome for a few months in 1529 at Santa…
The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…
Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…
“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…
O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…
Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…