Categories: Sanat

Çağdaş Sanata Varış 34 | La Belle Epoque ve Nabiler

LA BELLE EPOQUE 

Fotoğraf:www.charmedeventsplanning.com

19. yüzyıl sonu, Avrupa’da birçok sanat akımının etkinlik dönemidir. Bloğumuzda hepsine değinmeye çalışıyoruz. Empresyonizm, Art Nouveau, Sembolizm, Fovlar, Nabiler gibi. Bu verimli dönem Birinci Dünya Savaşı ile son bulacak, iki savaş arası yine verimli ama daha karamsar bir dönem başlayacaktır.

Birinci Dünya Savaşı öncesi yeni toplum, yeni insan, mutlu gelecek hayalleri vardı. İnsanlar teknolojiyi, akıl ve bilimi yücelten, modern, güçlü, endüstri ağırlıklı bir toplum kurmanın iyimserliği içindeydi.

La Belle Epoque, 1871 veya 1880’dan başlatılan, Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması (1914) ile biten rahat ve havai döneme Fransa’da verilen addır.

Telefon, telgraf, otomobil, sinema makinesi, X ışınları, radyoaktivite, gramofon gibi 19. yüzyıl buluşlarıyla Batı’nın toplum yapısı değişmiş, ticari, askeri, teknik ve bilimsel alanda önemli atılımlar gerçekleştirilmiştir. Sanayi Devrimi ve ekonomik büyüme bazıları için daha iyi bir hayat tarzı yaratmıştır. Yeni ortaya çıkan orta sınıfın eğlenmeye ayıracak zamanı ve harcayabilecek geliri olmuştu.Fransa’da bu döneme daha sonraları güzel dönem denmiştir. Bu dönemde gam ve kasvetten uzak, keyif unsurunun ön planda olduğu bir süreç yaşanmıştır. Burjuvazi yükselmiş, giyim kuşamda, adetlerde, zevklerde, eğlence anlayışında ve düşüncelerde büyük değişiklikler gerçekleşmiştir. La Belle Epoque döneminin bir özelliği de kadınların toplumda öne çıkmasıdır.

Litografik posterler önceleri sadece yeni malları pazarlamak ve tiyatro tanıtımları için kullanılırken bu dönemde popüler bir sanat formu olarak kabul gördü.

NABİLER
1888-1900

  • Fransa’da ortaya çıktı.
  • Nabi, İbranice peygamber anlamına geliyor.
  • Bu akıma Sembolizm’in devamı denebilir.
  • Gaugin’den, Japon resminden etkileniyorlar. (Japon Resmi konusu bloğumuzda ayrı bir konu olarak işlenmiştir).
  • Gaugin’in takipçileri, talebeleri :

**Rengi öne çıkarırlar,
**Formu basitleştirirler,
**Onlar için renk, ışıktan önemlidir,
**Sathilik, derinlikten önemlidir.

  • Sembolistler, Nabiler ve Gaugin için sanat eseri dekoratif olmalıdır.
  • Alışılmamış kompozisyonlar,
  • Düz satıhlı figürler yaparlar.
  • Natüralizm’i, dolayısıyla da Empresyonizm’i reddettiler.
  • Empresyonistleri entellektüel ve şiirsellik açısından fakir buldular.
  • Tasarım ve renge önem verdiler.
  • Onlar için sanat, doğadan önemlidir.
  • Saf renkler kullandılar. Renkleri tüpten çıktığı gibi kullanıyorlar, karıştırmıyorlar.
  • Çarpıcı renkleri tercih ettiler.
  • Tuvali simetri ve inşaacı geometri tasası olmadan, gelişigüzel düzenlenmiş renkli alanlara böldüler.
  • Kompozisyonlar bilinçli olarak merkezden kaçtı.
  • Boşluk, doluluk kadar önemsendi.
  • Gölgeler kayboldu.
  • Ritm ve siluet önemsendi.
  • Zaman zaman şiddetli çarpıtmalar uygulandı.
  • Nabiler’in grup olarak ayin benzeri törenler düzenlediler.

Kutsal Orman, Paul Sérusier, 1891. www.wikipaintings.org

Paul Sérusier (1863-1927)

  • Nabiler topluluğunun lideri.
  • Gaugin’den etkilendiği dönemde yaptığı resimler parlak renkli.
  • Bu dönemdeki resimleri Gaugin’inkiler kadar sert üslupta değildir.
  • Ortaçağ düşüncesi ve büyücülüğünü çekici bulur.
  • Eserinde belli bir fikir iletmekten çok renk uyumuna önem verir.
  • Sanatın tüm temellerinin İtalyan Primitifleri’nden geldiğine inanır.

Gustave Moreau, Perseus ve Andromeda.

Gustave Moreau (1826-1898)

  • Rouault  ve Matisse’in hocası.
  • Kutsal Kitap ve mitolojik  kahramanları konu olarak seçiyor.
  • Figürleri devinimsiz ama görkemli.
  • Yapıtlarında kadın ön planda.
  • Kadınları güzel vücutlu, efsanevi ve gerçek dışı.
  • Kadınları, Delacroix’nınkiler gibi mücevherlerle donanmış.
  • Akla ve gözün gördüğüne inanmıyor.
  • “Bana sadece hislerim kesin ve ölümsüz geliyor” diyor.
  • Mükemmeliyetçi. Bitmemiş birçok tablosu var.
  • Arabesk çizgiler,
  • Stili geliştikçe tablolarındaki detay artıyor.
  • Sembolistlerin yaşadıkları hayattan tiksindiği için onlarla anılmak istemiyor.
  • Sürrealistleri, özellikle de Marx Ernst ve André Breton’u etkiliyor.
  • Öldüğünde koleksiyonunu devlete bırakıyor.

Maurice Denis, Martha ve Mary.

Maurice Denis (1870-1943)

  • Sembolizm’in kuramcısı.
  • Tablolarında şiirsel bir melankoli var.
  • Din dışı sahneleri resmetmiş ama dini yanı kuvvetli bir Katolik.
  • Kadına büyük saygısı var. İffetli kadın portreleri yapıyor.
  • 1890’larda naiflik, çocuk gibi davranmak moda.

Edouard Vuillard, Okuyucu, 1896.

Edouard Vuillard (1868-1940)

  • Gérome’un talebesi.
  • Resmin dekoratif yönüne önem verdi.
  • Derinlik hissi vermeye çalışmadı.
  • Litografiler, dergi kapakları, afişler, kostüm ve dekorlar, dekorasyon yaptı.
  • 1900’lerden sonra Nabiler dağılınca Empresyonizm’e yaklaştı.
  • Bonnard ve Vuillard’ın stilleri diğer Nabiler’e göre daha Empresyonist. Stillerine İntimizm deniyor (1898-1910). Sıradan, günlük yaşam manzaraları ile hislerini ifade etti. Bu dönemden önceki tabloları daha önemli bulunuyor.

Pierre Bonnard, Mimozalı Atölye.

Pierre Bonnard (1867-1947)

  • Büyük renk ustası. Renk kullanımı dahice bulunuyor.
  • Çok taze, çok genç, çok olumlu resimler yapıyor.
  • Meditatif resimler.
  • İnsancıl yapıtlar.
  • Özgün bir görüş açısı var.
  • Gördüğü şeyi hemen resme dökmüyor, stüdyosunda çalışıyor.
  • Yeniliklere daima açık.
  • Önemsiz ayrıntılar etrafına kurduğu çok önemli eserleri var. Elbise deseni, duvar kağıdı, banyo fayansı gibi.
  • Uzaklık ve derinlik hissi veren eseri azdır.
  • İlk döneminde çocukluk anılarını resmediyor.
  • Hiçbir okula dahil edilmek istemiyor.
  • Nabiler’in törenlerinden hoşlanmıyor ve katılmıyor.
  • Eserlerinde renkleri seçerken gerçeğe bağlı kalmıyor, renkleri kompozisyondaki uyuma göre gelişigüzel seçiyor.
  • Etkilendikleri:

**Gaugin. Onun gibi hislerini ışık yerine renk ile ifade eder.
**Japon Sanatı. Ona, “en Japon Nabi” dediler. 1890-1895 arasında yapılmış litografi ve  afişlerinde Japon etkisi çok barizdi.
**Degas. Şeklin veya figürün bir kısmını tuval dışında bırakma, arkası dönük figürler, diagonal perspektif, yukarıdan bakış gibi..
**1890-1910 arası Art Nouveau etkisi.
**1898-1910 arası İntimist dönem.
**Renoir. Renoir’ın tek gerçek takipçisi. Çıplaklarında bu etki çok barizdir.
**Empresyonizm etkisi. 1910’a kadar bu etki resimlerinde yoktur. 1910’dan sonra renkleri parlaklaştı. Işık ve peyzaj resmine girdi ve öyle devam etti. Halı deseni gibi olan görüntü kayboldu, daha özgür, Empresyonizm’i hatırlatan bir  tarzı oldu.
**1911’den sonra Fov etkisi.
**Kübizm etkisi.
**Son eserlerinde Soyut’a gidiş var.

Bonnard’ın izlediği yol aslında ona özgü değildir. Pek çok sanatçı kariyerleri boyunca kendilerini farklı zamanlarda farklı akımlara yakın hissetmiş, etkilendikleri şeyler değişmiş, farklı dönemlerden geçmiştir.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

The Capuchins in Rome 2

The Capuchins were first established in Rome for a few months in 1529 at Santa…

19 saat ago

The Capuchins in Rome 1

The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…

2 gün ago

Maksim Gorki ve Moskova’daki Evi 2

Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…

3 gün ago

Müziğe Dair 5

“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…

4 gün ago

Şiddet 25A Kadına Yönelik Şiddet 3

O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…

5 gün ago

Proust’a Dair 7

Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…

6 gün ago