LA BELLE EPOQUE
19. yüzyıl sonu, Avrupa’da birçok sanat akımının etkinlik dönemidir. Bloğumuzda hepsine değinmeye çalışıyoruz. Empresyonizm, Art Nouveau, Sembolizm, Fovlar, Nabiler gibi. Bu verimli dönem Birinci Dünya Savaşı ile son bulacak, iki savaş arası yine verimli ama daha karamsar bir dönem başlayacaktır.
Birinci Dünya Savaşı öncesi yeni toplum, yeni insan, mutlu gelecek hayalleri vardı. İnsanlar teknolojiyi, akıl ve bilimi yücelten, modern, güçlü, endüstri ağırlıklı bir toplum kurmanın iyimserliği içindeydi.
La Belle Epoque, 1871 veya 1880’dan başlatılan, Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması (1914) ile biten rahat ve havai döneme Fransa’da verilen addır.
Telefon, telgraf, otomobil, sinema makinesi, X ışınları, radyoaktivite, gramofon gibi 19. yüzyıl buluşlarıyla Batı’nın toplum yapısı değişmiş, ticari, askeri, teknik ve bilimsel alanda önemli atılımlar gerçekleştirilmiştir. Sanayi Devrimi ve ekonomik büyüme bazıları için daha iyi bir hayat tarzı yaratmıştır. Yeni ortaya çıkan orta sınıfın eğlenmeye ayıracak zamanı ve harcayabilecek geliri olmuştu.Fransa’da bu döneme daha sonraları güzel dönem denmiştir. Bu dönemde gam ve kasvetten uzak, keyif unsurunun ön planda olduğu bir süreç yaşanmıştır. Burjuvazi yükselmiş, giyim kuşamda, adetlerde, zevklerde, eğlence anlayışında ve düşüncelerde büyük değişiklikler gerçekleşmiştir. La Belle Epoque döneminin bir özelliği de kadınların toplumda öne çıkmasıdır.
Litografik posterler önceleri sadece yeni malları pazarlamak ve tiyatro tanıtımları için kullanılırken bu dönemde popüler bir sanat formu olarak kabul gördü.
NABİLER
1888-1900
**Rengi öne çıkarırlar,
**Formu basitleştirirler,
**Onlar için renk, ışıktan önemlidir,
**Sathilik, derinlikten önemlidir.
Paul Sérusier (1863-1927)
Gustave Moreau (1826-1898)
Maurice Denis (1870-1943)
Edouard Vuillard (1868-1940)
Pierre Bonnard (1867-1947)
**Gaugin. Onun gibi hislerini ışık yerine renk ile ifade eder.
**Japon Sanatı. Ona, “en Japon Nabi” dediler. 1890-1895 arasında yapılmış litografi ve afişlerinde Japon etkisi çok barizdi.
**Degas. Şeklin veya figürün bir kısmını tuval dışında bırakma, arkası dönük figürler, diagonal perspektif, yukarıdan bakış gibi..
**1890-1910 arası Art Nouveau etkisi.
**1898-1910 arası İntimist dönem.
**Renoir. Renoir’ın tek gerçek takipçisi. Çıplaklarında bu etki çok barizdir.
**Empresyonizm etkisi. 1910’a kadar bu etki resimlerinde yoktur. 1910’dan sonra renkleri parlaklaştı. Işık ve peyzaj resmine girdi ve öyle devam etti. Halı deseni gibi olan görüntü kayboldu, daha özgür, Empresyonizm’i hatırlatan bir tarzı oldu.
**1911’den sonra Fov etkisi.
**Kübizm etkisi.
**Son eserlerinde Soyut’a gidiş var.
Bonnard’ın izlediği yol aslında ona özgü değildir. Pek çok sanatçı kariyerleri boyunca kendilerini farklı zamanlarda farklı akımlara yakın hissetmiş, etkilendikleri şeyler değişmiş, farklı dönemlerden geçmiştir.
Hegel için antik Yunan coğrafyası, Sokrates’i ile Oedipus ve Antigone’si ile özgür ve uygar birey…
“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…
“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…
20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…
Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…