Ekilecek ve ürün alınacak toprakları oldukça az olan Japonya, topraksız tarımda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Topraksız tarımı ileri götürerek “bitki fabrikaları” oluşturan Japonlar, yılda 20 kez hasat yapabiliyorlar. Japonya’da topraksız tarımla “ultra-steril sebzeler” yetiştiriliyor. Bu yöntemle yetiştirilen sebzeler, yıkamaya gerek kalmadan koparılıp yenebiliyor. Çalışanların dışarıyla hiçbir teması olmuyor ve ortam da oldukça steril…Işık, ısı, nem ve hatta su miktarına kadar bütün şartlar bilgisayarla kontrol altında tutuluyor.
www.topraksizkultur.com
1 dönüm çeltik tarlasından 1 milyon kalori,
1 dönüm buğday tarlasından 600 bin kalori,
1 dönüm mısır tarlasından 560 bin kalori elde edilir.
10 dönüm buğday tarlası 7 – 8 kişiyi besler,
10 dönüm çeltik tarlası 15 – 16 kişiyi besler.
Pirinçte karbonhidrat, protein, yağlar, B1 ve B2 var.
Hindistan’dan 4,
Çin’den 2 kat fazla.
Buzdolabında saklamaya, depolamaya, taşımaya uygun, şekil kazandırılmış karpuz ve kavun gibi ürünleri yetiştirmek tarımsal sanayiye dönüştü. Buluşu gerçekleştiren Japonlar bu tür ürünleri ihraç ederek yılda 2 milyar dolar gelir ediyor. Japonya ileri teknoloji ve akıllı pazarlama metodlarını kullanarak az sayıdaki meyve üretimini yüksek kâr getiren bir sektöre çevirdi. Daha birkaç yıl öncesine kadar yalnızca 2 ton elma ihracatı yapan Japonya, geçen yıl yalnızca Çin’e 20 ton elma sattı. Lüks meyve işinin iyi gittiğini gören Japonlar özellikle Körfez Ülkeleri’ni hedef alan ihraç ürünleri geliştirmeye başladı. Farklı lezzetlere sahip portakal, çilek ve kiraz bunlardan yalnızca birkaçı.
Foto:gebzesonhaber.com
Kasım 1855’te yerlilerden hep duyduğu şelaleye vardı. Çavlana hayran kaldı ve ona Kraliçe Victoria’nın adını…
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…
Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…
Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…
Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…
19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…
View Comments
Japonların çalışkanlığı ve birlikte iş yapmaları, geleneklerine bağlı kalmaları çok güzel, ancak stres , depresyon harikiri, intihar olaylarının çok olması ilahi bir sanat eseri olan ve her an değiştirilen, kanunlarla korunan tabiata ve sair yaratılmış eserlere ilahlık vermeleri çok büyük bir handikap.... en son ve evrensel bir din olan islamiyetten doğru şekilde haberdar olsalar; hem kendileri için hem de dünya insanları için ne kadar güzel örnek olurlar..Müslümanlar olarak bizim doğru islamiyeti Peygamberimiz Hz Muhahammed(Aleyhisselatü vesselam=Allahın selamı onunüzerine olsun) in getirdiği ve bize bildirdiği şekilde yaşasak(hayatımızda , işlerimizde davranış biçimlerimizde, sözümüzde ve özümüzde) diğer dinlere mensup insanlar topluluklar halinde islamiyete dahil olacaklar........
Okulda Tokyo projesi yapıyoruz ve en çok ve en güzel bilgi aldığım site bu.İyi ki bu siteyi yazmışsın ve uğraşmışsın.Teşekkür ederim.
önceki mesajımda bu siteyi yanlış anlamışım.aslında bu siteden çok şey öğrendim.