DADAİZM
1916-1922
Jean Arp, Orman, 1917.
Soyut formlar ile kolaj yapmış. Soyut biçimleri, çoğu tesadüfen yanyana, üstüste koyarak derinlik ve hareket getirmiş. Tesadüfen çünkü kontrolü bilinçli olarak bırakmak istemiş.
Jean Arp 1916 yılında Dada hareketinin kurucularından biri olmuş, 1925 yılında Sürrealistlerle sergi yapmış. Sonra Sürrealist gruptan ayrılmış ve 1930’lardan sonra soyut heykeller yapmaya başlamış.
Francis Picabia (1879-1953) önce Kübist, sonra Dadaist, sonra Sürrealist. Dadaistlerin en anarşist olanlarından. Hiçbir anlamı olmayan makineler yapıp bunlara uygunsuz, ulvi, mistik isimler takmış. İnsanlarla, dini konularla alay etmiş. Yıkıcı. Eserleri estetik olmasın, sanata karşı olsun istemiş. “Sanat budalalıktır”, “Sanat aptallara verilen kimyevi bir maddedir”, “Başımız düşünceler yer değiştirebilsin diye yuvarlaktır” onun sözlerinden bazıları. Yukarıdaki tablosunun adı Buzağı Tapımı.
Marcel Duchamp’ın (1887-1968 )ilk eserleri Post Empresyonist, Kübist, daha sonra en etkili Dadaist sanatçılardan. Siyasal görüş olarak bireyci anarşist olarak tanımlanır. Birinci Dünya Savaşı öncesinde birçok sanatçının eserini sadece göze hitap eder bulmuş ve bunun yerine sanatı yeniden zihnin hizmetine sunmak gerektiğini söylemiştir.
Seri üretim ürünlerini heykel olarak sergileyerek yüksek sanat, kültür ve pazardaki ürünler hakkındaki geleneksel düşünce ve kanıları hedef almıştır.
1913 yılında birer metre uzunluğunda üç iplik parçasını bir metre yükseklikten bir tuval üzerine atarak düştükleri yerde tuval üzerine tutturdu. Neden bir metre? Yeryüzünün çevresinin çeyreğinin on milyonda biri bir metre olarak belirlendiği için. Amaç, insanların kararlaştırdığı ölçülerin, doğa güçlerinin araya girmesiyle yararsız hale girdiğini göstermekti. Uzunluk birimi bir metre, doğru bir çizgi olmaktan çıkarılıp eğri çizgi biçimine giriyordu. Rastlantı sonucu elde edilmiş biçimler, sonraki yapıtlarında da belirleyici olmuştur.
1913’te bisiklet tekerleği ile kinetik heykeller de yapmıştır. Duchamp, bir nesneye sanat statüsünü sanatçının verdiğini öne sürmüştür.
Duchamp şişe rafı, kar küreği, pisuvar gibi hazır nesneler (ready made) kullandı. Bir dükkandan satın alınan ve sanatçı tarafından biçimlendirilmeyen bir nesneye sanat statüsü vermiştir. Bu, nesnenin kültürel duruşunu ve finansal değerini artırmıştır. Duchamp’ın hazır nesneleri sanatın yetenek, estetik anlam, benzersizlik ve parasal değer gibi geleneksel niteliklerini sorgulamış ve sanat olarak nitelendirilebilecek şeylerin kapsamını genişletmiştir. Bu, aslında Postmodernist bir yaklaşımdır. “Bu boyalı bezler, neden bir ütü tahtasından daha önemli olsun ki?” demiş, mantığın, aklın kelepçesinden kurtulmak, sanatçının katkısını en aza indirmek istemiştir. Rastgele seçtiği, sıradan ve seri yapım bir nesnenin konumunu, amacını değiştirmiş, sanat seyircisini sergilenen yapıtın sanat olup olmadığını sorgulamaya zorlamış, izleyiciyi her türlü kültür değerinin yok olması sorunuyla karşı karşıya bırakmıştır. Sanatçı-sanat nesnesi-halk ilişkilerini önemsemiştir. İnsanı, günlük yaşamında kullandığı eşyayı ve kendisini sorgulaması, farkına varması, halkı sarsıp uyandırarak bir tazelenme, arınma sağlamak istemiştir.
Fotoğraftaki, Marcel Duchamp’ın Çeşme adlı eseri, 1917. Eserini emaye boya ile “R. Mutt” takma adıyla imzalayarak, bir yandan Amerikalı bir sanatçı tarafından yapılmış izlenimi verirken, bir yandan da Almanca Armut – fakirlik kelimesinin anlamını da kullanmış ve New York’a sergiye göndermiştir. Düzenleme kurulu eseri sergilemeyi göze alamamıştır. Bu parçanın varlığını Alfred Stieglitz’in çekmiş olduğu fotoğraf sayesinde biliyoruz. Bu eser 2004 yılında İngiliz sanat çevresinden 500 kişinin oylarıyla 20. yüzyılın en etkili eseri seçilmiştir.
1919 yılında bir Mona Lisa reprodüksiyonu üzerine sakal bıyık çizmiştir. Geleneksel sanatın ikonuna saldırmak Dadaist ilkelere çok uyduğu gibi, cinsiyet sorgulaması yapmak da Dadaist ilkelere uygundur.
Marcel Duchamp Fransa’nın satrançta ikinci sıradaki ustasıydı. 1923’ten sonra zamanının çoğunu satranç oynamakla geçirmiş, ancak 1930 ortalarında Sürrealistlerle işbirliği yapıp sergilerine katılmıştır. 1942’de kalıcı olarak New York’a yerleşmiş, 1944’ten itibaren Max Ernst (1891-1976) ve André Breton (1896-1966) ile birlikte Sürrealist bir dergi yayınlamıştır.
Çalışmaları Sürrealizm, Pop Art ve Kavramsal Sanat akımlarının temellerinin atılmasında etkili olmuştur.
Çığır açan fotoğrafçılığına ilaveten sanatın diğer dallarında da eser vermiş olan Man Ray (1890-1977), ironik bir şekilde Hediye adını verdiği 1921 yapımı, boyanmış ütü yüzeyine bir dizi çivi yapıştırarak nesnenin amacına ulaşmasını engelleyen bir müdahale yapmıştır. Man Ray’in geleneklere karşı çıkan eseri, gelenekleri savunan topluma karşı bir eleştiriydi. Eser, estetik etkiden ziyade saldırganlık, yabancılaşma ve zarar fikirlerini bir araya topluyor. Man Ray “Mükemmel ile orjinal arasında bir seçim yapmak zorunda kalsam, orjinali seçerdim” demiş.
Alt-yapı kurumları toplumun ekonomik yapısını (üretim araçlarına kimin sahip olduğu, hangi toplumsal kesimin ekonomiye egemen…
From the second half of the 4th millennium BC, the so-called Kura-Araxes Culture spread throughout…
Biliyorsunuz Roma’yı Nazlı Birgen rehberliğinde Caravaggio ve Pasolini’nin izinde gezmiş, anılarımı haziran ayında paylaşmıştım. Son…
Destan (epik), şimdiki zamanla ilişki kurma imkanı sunmayan, tüketilmiş bir geçmişe hapsedilmiştir. Roman ise epiğin…
1960’ların sonlarından itibaren edebiyat kuramları metinden okura doğru kaymaya başladı. Umberto Eco, o zamana kadar…
Photos: Füsun Kavrakoğlu, Georgian Museum of Fine Arts, Tbilisi, 2025. Niko Pirosmani has created the…