LE CORBUSİER
1887-1965
- Modernizm’e ve Uluslararası Üslup’a yaptığı katkılarla tanınan Fransız asıllı İsviçreli mimar, şehir plancısı, ressam, heykeltraş, yazar, mobilya tasarımcısı.
- Le Corbusier takma adını 1920 de kullanmaya başlamıştır.
- Kalabalık şehirlerde yaşayan insanlar için daha iyi yaşam koşulları sağlamaya, toplu konut anlayışına yeni bir boyut getirmeye çalışmıştır.
- Geleneksel, süslemeci mimarlık anlayışı yerine yalın ve işlevsel yapıları savunmuştur.
- Sade Akdeniz evlerinden çok etkinlenmiştir.
- Kübizm’in zamanla bezemeci bir nitelik kazandığını düşünen Amedee Ozenfant (1886-1966) ve Le Corbusier (1887-1965), 1918 yılında bir bildiri ile herkes tarafından anlaşılabilen, bu yüzden de insana sevinç ve huzur veren, küp, daire, üçgen gibi soyut rasyonel ve saf biçimlerin; evrensel ve durağan bir yaklaşımın çağın ruhunu yansıtabileceğini savunmuşlardır. Onlara göre bir sanat yapıtı rastlantısal, alışılmamış, izlenimci, inorganik, tepkici ve pitoresk olmamalıdır. Sanat genelleşmiş, statik ve değişmezliğin bir ifadesi olmalıdır. Aynı zamanda bir düşünce ve duygu biçimi olduğunu öne sürdükleri yaklaşımlarına Pürizm adını verdiler. Yaklaşımları, Platonik idi. Platon da güzelliği küp, küre, üçgen, daire gibi soyut rasyonel biçimlerde bulmuştu. 20. yüzyılın ilk yarısında Almanya’da, algı konusuna yoğunlaşan Gestalt psikolojisi de saf biçimlerdeki iç kuvvetlerin iyi bir denge durumu yaratmadaki üstünlüklerinden dolayı kullanılmalarının yaygın olduğunu açıklar.
- Ozenfant ve Le Corbusier biçimin işleve uyarlanması gereğini vurgulamış; duygu ve dışavurumun kompozisyondan bütünüyle ayıklanmasını savunmuşlardır.
- Le Corbusier, 1911’deki İstanbul gezisinde küre, prizma gibi temel geometrik biçimlerin oluşturduğu cami kütlelerinin pürist kompozisyonundan da oldukça etkilenmiştir.
- Terim Türkçeye Arıtmacılık olarak çevrilmiştir.
- Biçimci bir yaklaşım olan Pürizm, yalınlığın yoksulluk olmadığını, tersine belli bir arınmışlığı ifade ettiğini savunmuştur.
- Sanat yapıtını minimuma indirgenmiş sayıda öğe kullanarak oluşturma, her tür ayrıntı zenginliği ile renk, teknik ve malzeme çeşitliliğini yadsıyan Pürizm, hedeflediği amaçlarla Uluslararası Üslup’un temelini oluşturmuştur.
- 1925’te Paris’teki uluslararası bir dekoratif sanatlar sergisinde Le Corbusier’nin, “yaşayan hücre” olarak nitelediği ilk ev modeli yer almıştır. Hücre adını verdiği birimler bir araya getirildiğinde bir blok oluşturuyordu.

Le Corbusier’in Pürist tarzdaki bloklarından biri Marsilya’da 1946-1952 yılları arasında yapılan Unite d’Habitation’dur (Yerleşim Birimi). 1.800 kişiyi barındıracak 18 katlı bu yapının içinde apartman dairelerinin yanı sıra, anaokulu, tiyatro, alışveriş merkezi, spor salonu gibi ortaklaşa kullanılacak hizmet birimleri bulunuyordu.

Le Corbusier’nin Villa Savoye (1931) adlı eseri Pürist tarzın bir uygulamasıdır ve Uluslararası Stil’e ve erken modern mimariye bir örnektir. Daha iyi yaşamaya yönelik “Yaşama amaçlı makineler”den biridir. Betonarme, cam ve çelik kullanılarak yapılmıştır. Le Corbusier, Villa Savoye’da binanın kütlesini gizlemeyi amaçlamış, zeminde sütunlarla desteklenen bölüm, bahçeyi iç mekanla bütünleştirecek şekilde tasarlanmıştır. Le Corbusier otomobiller gibi üretim bandında imal edilen evler hayal etmiştir.
- Yapıtlarından bazıları Unite d’Habitation (Fransa/Marsilya), İsviçre Öğrenci Yurdu (Fransa/Paris), Notre Dame-du-Haut Kilisesi (Fransa/Ronchamp), Carpenter Görsel Sanatlar Merkezi (ABD), Villa Savoye (Fransa), Batı Sanatları Ulusal Müzesi’ndedir (Japonya/Tokyo).
- Zaman içinde kendini beğenmiş bir kişi ve ‘ruhsuz yekpare dikmeler’ yapan bir mimar olarak eleştirilmiştir. Frank Lloyd Wright, Modern mimariyi, genel olarak,“tahta göğüslü” diye adlandırıyordu.

1940’ların sonlarından itibaren Le Corbusier, Pürist üslubundan ayrılıp, tepeye doğru kıvrılan betondan çatısı ve siloyu andıran kulesiyle Fransa, Ronchamp’taki Haç Şapeli’ni (Notre Dame-du-Haut )(1950-54) inşa etti.
Fotoğraf: www.mimdap.org

İşlevsel ve sade ev eşyası tasarımı da yapan Le Corbusier, bazı mobilyalarının yapımında çelik borular kullandı.
- Mobilyada “İşlevsellik” kavramı 1900’lere uzanıyordu. Alman mimar Richard Riemerschmid (1868-1957) hafif, sade, pratik iskemleler tasarlamıştı.
- Modern sanatın ana eğilimlerini barındıran en eski mobilyanın 1919 yılında Hollandalı De Stijl grubundan Gerrit Thomas Rietveld tarafından tasarlandığı kabul ediliyor. Rietveld, Mondrian’ın tablolarındaki soyut geometrik formlardan ödün vermeden, aynı ilkeleri uygulamalı sanatlara adapte etmişti.



Leave A Reply